Gelişen Dünya
Reklam
Ahmet BACANAK

Ahmet BACANAK

Haftada 4köşe....

Gelişen Dünya

21 Şubat 2020 - 16:51

 DÜNYA YA DAİR......

Ekvator uzunluğu 40.000 km olan bir dünyada yaşıyoruz.Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bir zamanda sürekli gelişen ve gelişmekle birlikte yeni kültürlerin yeni çatışmaların dolayısıyla yeni kazanımların ve de yeni tecrübelerin olduğu bir dünya.
 
Namık Kemal’in "Müsademe-i efkârdan barika-i hakikat doğar. (Hakikatin şimşeği fikirlerin çatışmasından çıkar.)" özdeyişinde olduğu gibi dünyada sürekli tartışılıp yeni akımlar meydana geliyor.Ancak insanları yeni akımlar hususunda bilgisi olmadığı zaman altyapısız bir bağlanma ve hayal kırıklıklarını da peşinen geliyor.Her yeni akım her tartışma gerçekçi olmadığı gibi sanal ve birilerinin proje istihdamı konusunda aktif olmasını da sağlıyor.Bu aktifliklik bizim gibi geleneklerine bağlı olarak yaşayan toplumların huzurunu ve birliğini bozmaya muktedir de oluyor.Çünkü her konuda olduğu gibi sistem kurucu olmazsanız mevcut sisteme entegre olmak zorunda kalırsınız tezinin gereği olarak önümüze konulan herşeye itibar etmekte mahir olursunuz.
 
Dünyanın her yerinde dinine bakılmaksızın kan akmakta ve bir çok millet iğdiş edilmektedir.Mevcut sömürge düzenin sonuna gelinmektedir.Mazlumların çoğaldığı feryatlarının arttığı bu dönemde siyasal olarakta ekonomik olarakta bu sistem yürümemektedir.Hz Ali nin dediği gibi mazlumun zalimden öç alacağı gün şüphesiz zalimin zulmettiği günden daha çetin olacaktır.
 
Bu sistem iflas ederken yeni zalimlere fırsat vermeden insan odaklı mazlum odaklı yeni kutub yeni bir vizyon oluşturulması lazım.bu sistem dini formasyonlara desteklenmiş ancak insanı temel alan insan odaklı bir sistem oluşturmak gerekmektedir.Zira mevcut emperyal sistemi icat eden uygulayan yada ihraç eden kurumlar insanı bu sistemin odağına koymadığından yada koyamadığından ortaya 18. Yüzyıldan sonra çıkan dehşet bir manzara kan ve gözyaşıyla doludur.Yeni ufuklara ve  yeni vizyonlara ihtiyacımız var.bunları karşılayabilecek yada yeni sitemi yazabilecek güç,enerji ihtiyaç olan herşey ruhaltımızda bulunmaktadır.
 
BÖLGEYE DAİR.....

     Asya ile Avrupanın Kafkaslarla Balkanların kesiştiği bir bölge de yaşamaktayız.Her sömürgeci gücün göz diktiği ve bir şekilde ayağa kalkmaması için vekalet savaşları ile istikrarsız bıraktığı,zalimlerin desteklendiği bir bölge.Kendi halkına savaş açmış diktatör bozuntusu Esed ile dışarıdan binlerce askeri getirip savaştıran Hafterin ve de kendi halkına kurşun sıktıran batı uşağı Sisi’nin yaşadığı bu bölgelerde son halife devleti Osmanlı dan sonra hiç bir yerde yüzler gülmedi.Taylandın güneyinde ki Patani de tutun ki Balkanlarda ki Bosnaya kadar hiç bir bölge de müslümanların gözyaşı eksilmedi.Kudüsü İsraile veren yüzyılın antlaşması olduğu iddia edilen çöp parçasıyla ve onu destekleyen arap kabilelerini koltuklarının altına almış olan Amerika, bir taraftan da müslümanların parçalanması için Suriye de sözümona İslam Devleti! olduğu iddia eden İran ve İrana dost olduğu iddia eden Rusya ve bu ülkelerin taşeronları.Çok bilinmeyenli denklem gibi.
 
Bu bölgenin güçlü bir iktidara güçlü bir yeni akıma ihtiyacı var.Sömürgeci düzenin dahil olduğu her denklemin neticesi kan, gözyaşı ve keder oluyor.Güçlü iktidarın ve güçlü akımın kaynağı da tarihsel izdüşümü ile birlikte bizim topluluğumuzu gösteriyor.Bizim derdimizin para,sömürge yada petrol olmadığını bölge milletleri biliyor.bu pozisyonumuzu iyi değerlendirmeli ve geliştirilmesi muhtemel olan bu akımı iyi inşaa etmeliyiz.Bana Osmanlı arşivlerini verin ben size kültür imparatorluğu kurayım diyen Halil İNALCIK ‘ğın işaret ettiği gibi bu akımın kaynağının biz olduğumuzu ve bunun tarihsel bir gerçek olduğu ifade ediyordu.Elbet bayrak düştüğü yerden kalkacaktır.
 
ÜLKEME DAİR...

Yukarı da yazdığımız durumlar ülkemizin dışarıda yaşanan kırılmalara karşı güçlü bir pozisyonda olduğunun kanıtıdır.İçeri de ise FETÖ nün siyasi ayağı tartışmalar ve Gezi Parkı hadisesi ile alakalı beraat kararlarıyla bir hayli karışıktır.Bu ülke daha muktedir daha ne yaptığını bile ana muhaletin eksikliğini hissetmekte ve ülke ile ilgili herşey tartışılmaktadır.Bu ülkenin kinetik enerjisini boşa harcamakta elimizin altında olan bir çok projeler kaymaktadır.

FETÖ nün siyasi ayağı noktasında tartışmaları artık geride bırakmak geriyor.Kim ne zamandan beri siyasi ayağı?Gerçekten çok ilginç durumlarla karşılabiliyoruz.Eğer ki adaletin tecelli etmesi açısından bir projeksiyon yaparsanız ülkenin yarını hapse atmanız gerekir.bu tartışmalar çok gerekli gibi durmuyor.Devletin acil olarak FETÖ mağruru ve FETÖ mağdurlarıyla ilgili bir plan tesis etmesi ve buna bağlı olarak FETÖ tartışmalarını geride bırakılması gerekmektedir. Zira geç tesis edilmiş adalet adalet değildir.
Gerçekten bu ülkenin akil bir ana muhalefete ihtiyacı var.Muhalefet iktidarı yönlendirmeli doğrulara doğru yanlışlara yanlış diyebilmeli eğer bunlar olmayıp hepsi yanlış deniliyorsa bu işte bir yanlışlık olduğu aşikardır.Ama son dönem de gerçekten Ana muhalefet dediğimiz siyasi organizasyon bir birinden ilginç tipleri içinde figür olarak bulunduran iktidarla alakası olan olmayan herşeyi kötümser olarak değerlendiren ilginç bir profil haline geçti.İran Türkiye savaşı olursa iranın yanındayım diye yazan birisinden tutun ki yarım domuzu bitirenler mi dersiniz yada halkın islami ve ahlaki değerlerle dalga geçenlere kadar bir hayli ilginç bir seviyeye ulaştı.Bizlerde ilginç bir şekilde takip etmekteyiz.
 
Kayseri'ye Dair  

   Kayseri gündemi de ülke gündemi ile paralellik arz ediyor.FETÖ mağruru olarak adlandırdığımız kesimlerin Kayseride ki hareketleri gerçekten ilginç bir hal alıyor.Devleti yönetenlerin bu konuda hareketli ve çabuk karar alıcı olması gerekiyor.Düşünsenize üst düzey bir bürokrat 100 üzerinde davası var bunları 20 nin üzerinde alacak verecek davası.Sadece bürokrat maaşı ile avukat ücretlerinin nasıl karşılandığına yönelik kafamızda soru işaretleri de beliriyor.Devletin bu konuda acil bir pozisyon alması gerekiyor.Zira geç tecelli eden adalet adalet olmaktan çıkar.
 
Kayseri gönül belediyeciliğin ilk ateşinin yandığı yerlerden biri.Belediyecilik hizmetlerinin en kusursuz şekilde yapıldığı özellikle son dönemlerde Spor A.Ş ile insan odaklı hizmetlerinin arttığını görmekteyiz.Sporu 365 gün yapma şekliyle insanları spora teşvik etmekte ve Kayseri de daha önce yapılmamış spor aktivitelerini görmekteyiz.bu hizmetlerin artmasını da talep etmekteyiz.
 
   
 
 
  
  
  
 
 

Bu yazı 1994 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Mustafa Yalçın
    1 ay önce
    Diline saglık karfeşim gerçekten günümüzün en önemli konularını ele almışındır görüşlerine katılıyor yazılarıyın devamını bekliyoruz.
  • Abdullahoğlu
    1 ay önce
    İran'ın İslami bir devlet olmamasının sebebini öğrenebilirmiyim