Yerli Otomobilin Turna Balıklarıyla İmtihanı
Ayşegül SÜNBÜL

Ayşegül SÜNBÜL

Yerli Otomobilin Turna Balıklarıyla İmtihanı

28 Aralık 2019 - 08:44

Bilim İnsanı Zooteknist Karl Möbius’un araştırması sonucu literatüre giren Turna Balığı Sendromunun en belirgin yansımalarını yaşadığımız günlere tanıklık ediyoruz.

Kişisel gelişim kitaplarında sıkça bahsi geçen “turna balığı” sendromu motivasyon için aktarılır. Bu sefer tam bir durum tespitine dönüştü.

Karl Möbius’ üniversitedeki laboratuvara büyük bir akvaryum kurarak içerisine etçil ve saldırgan bir balık olan turna balığını koyar. Karl Mobius, etçil olan Turna balığından sonra yemesi içi küçük balıkları akvaryuma bırakır ve  bir anda turna balığı bütün küçük balıkları yakalayarak yer.  Bir sonraki aşamada ise, aç olan turna balığının olduğu akvaryuma, küçük balıkları cam bir kavanoz içerisinde koyar. Turna balığı küçük balıkları yemek için sürekli kavanoza saldırır lakin kavanozu aşamaz.

Bir süre çabaladıktan sonra aşamayacağını anlayarak dibe çöker ve orda kalır. Bu durum sonucunda Mobius, bir sonraki aşamada tekrar  küçük balıkları kavanoz olmadan serbest şekilde akvaryuma bırakır lakin turna balığı hareket etmez. Yine kavanoza çarpacağını düşündüğü için küçük balıkları yemek için çaba göstermez, gözünün önündeki fırsatı kaçırır. Öylece hayatı son bulur.

Milli Meselelerin Siyaseti Olmaz

Bilişim Vadisi tarihi bir lansmana ev sahipliği yaptı. Bir sene önce Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından kurulan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş. (TOGG)  yerli otomobil lansmanını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı sunumu tüm Türkiye ekrana kitlenerek izledi.

Gururla izlediğimiz ve heyecanlandığımız bu ortamda sadece ve sadece eleştirmek üzere kurulu mekanizmaların devreye girdiğini de üzülerek izledik,uzun süre de izleyeceğiz. Bizim üretime, üretebilmeye dair umut etmeye dahi ihtiyacımız olduğu bu dönemde, ortaya konulan çabayı takdir etmek yerine yermek ,muhalefet olmak değil geleceğe ihanettir.

Yerli otomobilimizin tasarımını yapan şirket Pininfarina, dünyanın en büyük otomotiv tasarım şirketlerinden biridir. Asıl şöhretini Ferrari, Lambhorgini  markaları ile duyursada  Peugeot, Cadillac, Volvo, Alfa Romeo, Maserati, gibi hatrı sayılır ve çoğumuzun severek kullandığı markalara tasarım yapıyor. Bunun adı işi ehline teslim etmek olup dilden düşürülmeyen ve anlamına odaklanmadan eleştirilen liyakat mevzusudur. Daha önce benzer tasarım Pekin Otomotiv fuarında görücüye çıkmış ve beklenen ilgiyi görmemesine rağmen; Peugeot markası Suv tasarımı kendi yaklaşımı ile portföyüne uyguladı. Marka bilinirliği ve pazar payının etkisi ile de Dünya genelinde iyi bir grafik sergiledi. Türkiye de dahil.

Lansmanda sunulan model bir prototip ve seri üretime geçtiğinde hepimizin severek kullanacağı bir ürün olması ile birlikte , yurtdışında kendimize otomotiv sektöründe de alan açabileceğimiz bir fırsattan söz ediyoruz. Girişimin oluşturacağı istihdam ve yatırım gücü ise ayrı heyecan verici.

Son aylarda Wolkswagen Ceo’su Herbert Diess in  Manisa da yapılması planlanan yatırımla ilgili ağzından çıkacak her kelimeye kitlenerek gündem oluşturan, yatırımın Türkiye de yapılması için heyecanlanan bizler kendi markamıza, kendi girişimimize sahip çıkmalıyız.

Beynimize kazınmış bir Anadol gerçeği var. Ama artık bu “turna balığı” sendromundan çıkmamız ve önümüze bakmamız gerekiyor. Bu mesele, milli kalkınma meselesidir ve kimsenin tekelinde değildir. Çocuklarımıza, geleceğimize yerli üretim başlığı altında bir duygu aşılamalıyız. Gençlerimize “Bilişim Vadisi” tanımını, teknoloji üretebilen bir ülkede yaşadıklarını hissettirmeleri, bu anlamda ufuk açmalarından dolayı bile ayakta alkışlanacak bir girişime tanıklık ettik. Bu tarihi günlerde muhalaefet olmak adına eleştirmek uğruna, kendi çaresiz ve umutsuzluğumuzu aşılamak yerine umut aşılayalım, sahip çıkalım.
Bu fırsatı kaçırmayalım.


 
 
 
 
 
Bilim İnsanı Zooteknist Karl Möbius’un araştırması sonucu literatüre giren Turna Balığı Sendromunun en belirgin yansımalarını yaşadığımız günlere tanıklık ediyoruz.

Kişisel gelişim kitaplarında sıkça bahsi geçen “turna balığı” sendromu motivasyon için aktarılır. Bu sefer tam bir durum tespitine dönüştü.

Karl Möbius’ üniversitedeki laboratuvara büyük bir akvaryum kurarak içerisine etçil ve saldırgan bir balık olan turna balığını koyar. Karl Mobius, etçil olan Turna balığından sonra yemesi içi küçük balıkları akvaryuma bırakır ve  bir anda turna balığı bütün küçük balıkları yakalayarak yer.  Bir sonraki aşamada ise, aç olan turna balığının olduğu akvaryuma, küçük balıkları cam bir kavanoz içerisinde koyar. Turna balığı küçük balıkları yemek için sürekli kavanoza saldırır lakin kavanozu aşamaz.

Bir süre çabaladıktan sonra aşamayacağını anlayarak dibe çöker ve orda kalır. Bu durum sonucunda Mobius, bir sonraki aşamada tekrar  küçük balıkları kavanoz olmadan serbest şekilde akvaryuma bırakır lakin turna balığı hareket etmez. Yine kavanoza çarpacağını düşündüğü için küçük balıkları yemek için çaba göstermez, gözünün önündeki fırsatı kaçırır. Öylece hayatı son bulur.

Milli Meselelerin Siyaseti Olmaz

Düzce Bilişim Vadisi tarihi bir lansmana ev sahipliği yaptı. Bir sene önce Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından kurulan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş. (TOGG)  yerli otomobil lansmanını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı sunumu tüm Türkiye ekrana kitlenerek izledi.

Gururla izlediğimiz ve heyecanlandığımız bu ortamda sadece ve sadece eleştirmek üzere kurulu mekanizmaların devreye girdiğini de üzülerek izledik, uzun süre de izleyeceğiz. Bizim üretime, üretebilmeye dair umut etmeye dahi ihtiyacımız olduğu bu dönemde, ortaya konulan çabayı takdir etmek yerine yermek, muhalefet olmak değil geleceğe ihanettir.

Yerli otomobilimizin tasarımını yapan şirket Pininfarina, dünyanın en büyük otomotiv tasarım şirketlerinden biridir. Asıl şöhretini Ferrari, Lambhorgini  markaları ile duyursada  Peugeot, Cadillac, Volvo, Alfa Romeo, Maserati, gibi hatrı sayılır ve çoğumuzun severek kullandığı markalara tasarım yapıyor. Bunun adı işi ehline teslim etmek olup dilden düşürülmeyen ve anlamına odaklanmadan eleştirilen liyakat mevzusudur. Daha önce benzer tasarım Pekin Otomotiv fuarında görücüye çıkmış ve beklenen ilgiyi görmemesine rağmen; Peugeot markası Suv tasarımı kendi yaklaşımı ile portföyüne uyguladı. Marka bilinirliği ve pazar payının etkisi ile de Dünya genelinde iyi bir grafik sergiledi. Türkiye de dahil.

Lansmanda sunulan model bir prototip ve seri üretime geçtiğinde hepimizin severek kullanacağı bir ürün olması ile birlikte , yurtdışında kendimize otomotiv sektöründe de alan açabileceğimiz bir fırsattan söz ediyoruz. Girişimin oluşturacağı istihdam ve yatırım gücü ise ayrı heyecan verici.



Son aylarda Wolkswagen Ceo’su Herbert Diess in  Manisa da yapılması planlanan yatırımla ilgili ağzından çıkacak her kelimeye kitlenerek gündem oluşturan, yatırımın Türkiye de yapılması için heyecanlanan bizler kendi markamıza, kendi girişimimize sahip çıkmalıyız.

Beynimize kazınmış bir Anadol gerçeği var. Ama artık bu “turna balığı” sendromundan çıkmamız ve önümüze bakmamız gerekiyor. Bu mesele, milli kalkınma meselesidir ve kimsenin tekelinde değildir. Çocuklarımıza, geleceğimize yerli üretim başlığı altında bir duygu aşılamalıyız. Gençlerimize “Bilişim Vadisi” tanımını, teknoloji üretebilen bir ülkede yaşadıklarını hissettirmeleri, bu anlamda ufuk açmalarından dolayı bile ayakta alkışlanacak bir girişime tanıklık ettik. Bu tarihi günlerde muhalaefet olmak adına eleştirmek uğruna, kendi çaresiz ve umutsuzluğumuzu aşılamak yerine umut aşılayalım, sahip çıkalım.

Bu fırsatı kaçırmayalım.

Bu yazı 7107 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum