Coronavirüs Bahane Distopyamız Şahane!
Reklam
Dilek Qudey

Dilek Qudey

Konuk Yazar

Coronavirüs Bahane Distopyamız Şahane!

26 Mart 2020 - 14:05

 "İnsan ömrünü uzatıyoruz, gençlik aşısı bulundu. 10 yaş gençleştirici kremimizi deneyin akşam sürün sabah genç uyanın. Bu otu yiyin, şu suyu için, daha güzel olun, daha mutlu olun. daha daha... Dünya'ya kazık çakmak mı istiyorsunuz? Hay hay formül bizde. Oturduğunuz yerden siparişi verin kapınıza kadar getirelim. Dünyanın şahane insanları siz herşeyin en güzeline layıksınız."
Her şey ne kadar da güzeldi. Sistem tıkır tıkır işliyordu. Ta kii  "O" gelene kadar! 

                                                                
CORONAAaa!

Ve Modern dünya  "Ölüm Korkusuyla"  tanıştı. Her şeyin çözümünü bulup  Homosapiens'in ayağına bir tıkla ulaştıran Kapitalist sistem kısa süreliğine çuvalladı.     Covid 19, nam-ı diğer Corona virüsüyle ilgili satabileceği bir  kurtuluş formülü henüz bulamadı. Onu da bulacaktır merak etmeyin. Bulmak zorunda satmak zorunda!      Coronanın ilk şamarıyla afallayan Kapitalizm hemen kendini topladı ve kısa günün karı da olsa milyonlarca maskeyi, makarnayı, kolonyayı, tuvalet kağıdını sattı. Afferin yine Şanına halel getirmedi!

"Hayatta kalma" içgüdüsüyle programlanmışız. Ölümü mümkün olduğunca uzaklaştırmak ve üreyerek dünyaya daha fazla yapışmak insan için hayatın devamlılığı açısından temel ilkedir.   Bunun yanısıra modern insanın dünyadaki var olma biçimi uzun zamandır materyalist bir anlayışla kutsanıyor.  Aldıkça mutlu olan, daha fazla tükettikçe kendini iyi hissettiğini sanan  insancıklar  bugünlerde, sisteminkölesiolarak çalışıp, emek vererek sahip olduklarını kaybetme korkusunu, alışkanlıklarının kontrolsüz bir etken yüzünden değişeceğini, hayatın sürekliliği  ilkesinin sekteye uğrama ihtimalinin paniğini yaşıyorlar. Sistem şimdiye kadar tıkır tıkır işlerken bir anda gözle görülemeyen bir virüs ortaya çıkıyor ve  sistemin çarklarına takılıp ezberleri bozuveriyor.

İnsanlar sinirli ve kafaları fena halde karışık. Bilinmezden korkan insanın düştüğü telaş kayda değer doğrusu. Kendi isteği dışında bir yere kapatılma duygusuna kapıldı mesela. Üstelik kapatılacağı yer yuvası. Normal koşullarda "ah evde olsaydım, uyusaydım dinlenseydim" diyenler şimdi eve girmemek için direniyorlar. İkna olanlar ise kıtlık veya savaş çıkmış gibi delicesine alış veriş yapıp gıda stokluyorlar. Sonra da evlerine sığınıp devamlı yemek yiyerek hayatta kalma telaşlarını devam ettiriyorlar ya da sıranın ne zaman onlara geleceğinin korkusunu besliyorlar. Halen çalışmak zorunda olan/bırakılan çoğunluğu anlatmak ise ayrı bir makale konusu olabilir.

Bu salgın insan sağlığını tehdit etmekle birlikte, toplumsal ve politik düzenleri de sarstı.  Şimdiye dek alışık olduğumuz ülkeler arası "dost-düşman" kategorisiyle şekil alan siyaset bir anda sağlık temelli siyasete dönüştü. Salgın başladığında devletlerin yaptığı geleneksel  siyasi manevralar pek işe yaramadı. Kitlesel ve ekonomik açıdan panik yaratmamak için virüsü saklamak, önemli tedbirler almadan doğal bağışıklık yöntemiyle sorunun halledilmesini beklemek  gibi...

Devletler için birinci hayati öncelik Ekonomidir! Beraberinde sınırlarından girip çıkan ve mümkünse paraya dönüşmesi istenen diğer herşey! Zira, Devlet Başkanımız salgın dönemi  Ekonomik tedbir paketini açıklarken bilhassa üstüne defalarca basarak, "EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ, ÜRETİM VE İSTİHDAMIN SEKTEYE UĞRAMAMASIDIR!"dedi.   Pek güzel dedi, ne kadar da güzel dedi! İyi de bu defa sınırlardan gözle görülmeyen minnacık bir Virüs geçti ve Ekonomiyi de alışık olduğunuz siyasi atraksiyonları da iplemeden büyüyerek ilerlemeye devam ediyor. 

Neden? Çünkü Virüs Siyasetten anlamaz!

Devlet adamları deyim yerindeyse apışıp kaldılar. Çünkü şimdiye kadar S-400 ler, savaşlar işgaller, ittifaklar peşinde koşturan hırslı devlet adamları sahayı terk edip sırça köşklerine çekilerek  "bilim kurulu temsilcilerinin"  kararlarına  öncelik vermek zorunda kaldılar. Globalizme iyice alışmaya başlamıştık ki, Ülkeler bir anda  kendi sınırlarına çekilerek yerelleştiler. Bundan sonra "Tekno-Siyaset" tarzıyla devam edecekler galiba. Sahadan Sanala geçen, İzolasyonu katılaştırılmış bir Siyaset biçimi var ekranlarımızda. Thorstein Veblen adlı bir mühendis 1912 yılında  ilk "Teknokrasi" taslağını önermiş biliyor musunuz? Veblene göre, sibernetik sistemlere hakim oldukları için, mühendislerin devleti yönetmeleri gerekirmiş! Mühendis kafası dedikleri bu olsa gerek. Tüm aygıtları elinde tutan devlet bu sayede daha kontrolcü ve otoriter bir hale gelmez umarım. George Orwell'in distopyasındaki "Büyük Birader seni izliyor" sloganıyla etkisiz hale getirilmiş halk yığınları geldi gözümün önüne.

İletişim zaten uzun zamandır sanal âlemin kontrolünde. Devlet aygıtları, eğitim, bankalar, mağazalar, marketler, temassız ödemeler, dijital paralar vs. aklınıza gelebilecek tüm insan ihtiyaçları sanal ortamdan karşılanıyor. Kazara uydulara, sistemlere, trafolara  bir zarar gelse mazallah iletişim tamamen kopar ve insanlar kendilerini tam bir kıyamet senaryosunun içinde bulabilirler.  Farkındaysanız biz de kendi Distopyamızda hayli yol kat ediyoruz.

Şunu kabul edelim bir kere. Hırslı ve doyumsuz insanlar dünyanın üstünde tepinmeye devam ettikçe doğal afetler, salgın hastalıklar ve savaşlar da artacak. Devletler Bilimi Teknolojiyi ve Yapay Zekayı maksimumda kullanarak otoriterleşmeyi artıracaklar. Kapitalist sistem her zaman yaptığı gibi dünyayı dünyaya  satmaya yeni ürünlerleriyle devam edecek. Düşünmekten pek haz etmeyen İnsan yığınları da sineklerin bala üşüşmesi gibi sunulan herşeye yapışacaklar. Eşitsizliğin bitmesine dair masum hayalleri olanlar varsa üzgünüm bu ancak kıyametin kopmasıyla mümkün olacak. Teknolojinin fazla kullanımı toprağı, havayı, gıdayı, suyu kirletecek. Zaten meşhur su savaşları da kapımızda. Petrol ile yıkanan ülkeler dünyanın SU kaynaklarının peşine düştüler bile.

Bu hızlı gidişle  bir Armageddon kaldı. Onun da gerçekleşmesi  yakındır.

Velhasıl-ı Kelam, Distopyamız Şahane!
 

Bu yazı 29828 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 5 Yorum
  • Songul varli
    3 ay önce
    Canimbenim gundemin cok güzel bir özeti artı Allah c.c insanlara bi kendinize gelin diyor.
  • Musa Cangir
    3 ay önce
    Harika bir güncel analiz. Benim kafamda oluşan soru işaretlerinin sosyal yönünü tatmin ediyor. Ancak altında daha vahim ekonomik tıkanışı boks sporundaki tabirle nakdavn olmuşken nakavut olmamak için bir sonraki raunda taşıma hamlesi olarak düşünüyorum. Öylemidir acaba?
  • Şevki ayhan
    3 ay önce
    Harkuledenin fevkinde bir yazı olmuş herşeyi ile güzel bir anlatım tebrik ederim
  • Hülya Halıcı
    3 ay önce
    Corona virüs bahane Distopyamız şahane
  • Hakan Biçer
    3 ay önce
    Günümüzün şartlarını okadar güzel özetlemiş ki yazar, tarihsel metinlerin oluşumu gibi bu günü betimlemiş. Gelecekte bu günlerin araştırmasını yapan insanlar icin adeta ışık kaynağı olmuş. Teşekkürler Gastepress ailesi