Kendi düşmanını büyütmek
Reklam
Dr. Halil ULUTABANCA

Dr. Halil ULUTABANCA

Kendi düşmanını büyütmek

16 Ocak 2020 - 15:35

Malumunuz üzere dünyada son zamanların en popüler keşfi internet teknolojisidir... İnternet sayesinde dünya birden küçüldü ve evlerimize hatta cebimize girdi… Bugün ben Taylandlı Koreli arkadaşlarımın nerelerde gezdiğini, dolaştığını, neler yiyip içtiğini aynı anda görebiliyorum…

Yola çıkmadan yolların yoğunluk oranını, bilmediğim bir yerin adresini ve oraya nasıl gidebileceğimi bir iki dokunuşla öğrenebiliyorum…Daha bir çok kolaylık var ancak sizi sıkmayayım….
 
İnternet ile birlikte gelişen yapay zeka, büyük veri, ve akıllı sistemlerinde işin içersine girmesi ile dijital dünya bambaşka  bir seviyeye ulaştı….

Siz internette bir işlem yaparken, alışveriş sitelerinde dolaşırken, kendinizce size özel çalışmalar yaparken artık sizi gözlemleyen sizi takip eden hatta sizin kameranızdan sizin okuduğunuz metne karşı yüzünüzde oluşan duygu yansımasını takip eden sistemler var… Sizin rutin haline gelmiş  günlük ritminizi takip ediyor sizi analiz ediyor ve sizi nasıl kandırabileceğini öğreniyor… bu bilgileri de para ile başkalarına satıyor…
Kime satıyor? Gıdadan giyime, sağlıktan sanayiye, aklınıza gelen hangi sektör varsa hepsine…. Sizin rakibiniz olan veya güçlü olan devletlere satıyor…

Peki bu bilgileri  bizden kim alıyor?

Bugün kullanmadan duramadığımız onu bunu dürttüğümüz, twitlediğimiz, etiketlediğimiz sistemler…
Nedir bizim ile ilgili bilgiler?

Aklınıza gelen herşey…

Aradığımız her anahtar kelime baktığımız her makale, araştırdığımız her türlü teknoloji, attığımız her mesaj, yorum, beğendiğimiz her resim, ziyaret ettiğimiz her site, çözdüğümüz her problem, yaptığımız her test, aradığımız hammadde, kurguladığımız sistemler ve bunlarla ilgili her türlü yan araştırmalarımızla onların ihtiyacı olan bilgileri yine onlara biz veriyoruz…

 Hem de bedava…

Onların ürettikleri bilgisayarla, cep telefonlarıyla onların ürettikleri sosyal medya ve internet tarama sistemlerini kullanarak en mahrem bilgilerimizi onlara sunuyoruz…, yani kendi düşmanımızı biz besliyoruz, büyütüyoruz… kendi ateşimize odun atıyoruz….

 Bu bilgilerimizi alıp Yapay Zekalı sistemler sayesinde neyin peşinde olduğumuzu biliyorlar… Hagi hastalıklara daha fazla yakalandığımız, genetik yapımız, toplumsal zevklerimiz değer yargılarımız, zaaflarımızı çözüyorlar, sosyal medya üzerinden bizi nasıl etkileyebileceklerini nasıl manüple edebileceklerini ve toplumsal kaosu nasıl oluşturabileceklerini biliyorlar… Bize doğruyu yanlış yanlışı doğru gösterebiliyorlar…

Kısacası onlara  bedavaya sunduğumuz bilglerle; bize pahalı ürünler sat ,bize hastalık bulaştır  bizi yoket diyoruz…

Peki bu düşmanı nasıl alt edeceğiz?

İlim ve bilim ile…

Bilimin dini imanı yoktur… İyinin elinde iyi kötünün elinde kötü olur… Öyle ki son dönemin önemli isimlerinden Stephen Hawking  “Yapay zeka için insanlığın icat edeceği son şey “
 Elon musk ise “Yapay zeka nükleer bombadan daha tehlikeli “demiştir…

Korkularının sebebi onların bilim değildi… İnsanoğlunun doymayan gözüydü…

Her iki bilim insanına da katılmamak mümkün değil… Çünkü dünya tarihi boyunca hiçbir teknoloji insanların değer yargılarını bu kadar zorlamamış ve doğru ile yanlışı bu kadar karıştırmamıştı…

Artık hırsız evinizin cebinizin içerisinde… Siz uyanıkken de uyurken de çalışırken de sizden çalmaya devam ediyor… Sizin nasıl aldanacağınızı öğreniyor sizin zaaflarınızı görüyor ve tabiri caizse oradan size şantaj yapıyor….Dolayısı ile kilit artık fayda etmiyor…

Bu sebepledir ki dijital çağa ayak uydurmalıyız, geç kalıyoruz, kalmamalıyız,  hacı yatmaz gibiyiz ortada sallanıp duruyoruz diye feryat ediyoruz….

Toplumun huzurunu, sağlığını, sosyal düzenin korunmasını, ülkenin birliğini, devletin daimliğini, sanayimizin ticaretimizin selametini savunmamızın gücünü korumak için bu teknolojiye hakim olmalıyız sahip olmalıyız, kendimizi nasıl koruyacağımızı bilmeliyiz.

İş öyle boyuttaki…Bugün bir devlet adamı veya bilim adamı önemli proje planlıyor…

Daha araştırma aşamasında iken internette yazdığı kelimelerden projenin hangi konu hakkında olduğunu ve ne yapmak istendiğini sistem anlıyor o bilgiyi istihbaratla veya kendi bilim departmanıyla paylaşıyor konunun önem derecesi ortaya konuluyor…

 Proje önemli  bir ürün ise daha siz başlamadan onlar yapıyor…

Veya ulusal çıkar söz konusu ise çeşitli mekanizmalar ile o projenin gerçekleşmesi  engelleniyor…

Hakkında topluma negatif propaganda yapılıyor…

Onlar için daha da tehlikeli bir proje ise ya arabası uzaktan kumanda edilerek arızalandırılıp kaza yaptırılıyor ya uçağı ya helikopteri düşürülüyor… Bunlar size pek yabancı gelmedi değil mi?

Korkutucu bir durum değil mi?… Belkide çaresizlik… Fikrinizi çalıyorlar, emeğinizi çalıyorlar, şuur altınıza girip istediklerini size onaylatıyorlar, istedikleri ürünlerini satıyorlar… Sizi çok rahat kandırıyorlar….

 Ancak bir yerde haklılar… Bu teknolojiye sahip olmak için çok çalıştılar ve hala da çok çalışıyorlar…
Son olarak… Bu teknolojiyi üretenlerde olup da bizde olmayan yok aslında.. Çünkü bunları başaran insan beyni ondan bizde de var!!!!! Veya  var diye ümit ediyoruz en azından…  Biz de eksik olan verimli çalışmak….

Saygılarımla….
 

Bu yazı 4811 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Salih
    1 ay önce
    Hocam tebrikler. Çok güzel tespitleriniz var. Başarıların devamını diliyorum
  • Aysun
    1 ay önce
    Makalenizi baştan sona heyecanla okudum ve bende bir bilinç oluşturdu. Bu makalenin özellikle gençlerimiz tarafından okunulmasını canı gönülden diliyorım. Başarılarınızın devamlı olacağına yürekten inanıyorum.
  • tarsuslu
    1 ay önce
    Halil hcm çok önemli konuya temas etmişsiniz halkımızın en buyuk sorunlarindan biri 7den 77ye sorun.Kaleminize saglik çok faydali oldu.