Uyumak mı Güzel? Uyanmak mı?
Reklam
Dr. Halil ULUTABANCA

Dr. Halil ULUTABANCA

Uyumak mı Güzel? Uyanmak mı?

10 Nisan 2020 - 11:47

İlk elektirikli araba 1800 yılında yapılmış. 300 Km menzilli… Bugün teknoloji olarak öve öve bitiremediğimiz elektirikli arabaların menzili ile aynı…

Ancak insanlığın gözünden bu teknoloji kaçırıldı ve insanlık petrol yakıtlı araçlara mecbur bırakıldı. Neden???

Eğer elektrikli araç teknolojisi gelişmiş olsa idi bir kartel oluşmayacaktı. Çünkü elektrik her şeyden elde edile bilinir rüzgardan, sudan, güneşten, gazdan vesaire…  Petrolü silah gibi kullanıp dünyaya yön vermeye çalışan ülkelerin bu gücü olmayacaktı… Birçok savaş yapılmayacaktı… Belki de bugün Ortadoğuda böylesine büyük bir kriz yaşanmaya bilinecekti…

Bugün ülke olarak bizim belimizi enerji ithalatımız büküyor yanlış bilmiyorsan 45 milyar dolara yakın bir rakam…. Biz bu ihtiyacımızın yarısına belki de ihtiyaç duymayacaktık…. Her yıl 20 milyar dolar kasamızda kalacaktı… Rakamın büyüklüğü ortada… Dünyayı uyutup petrolle terbiye etmeyi ve petrol gücü ile yönetmeyi başardılar…

Sanat bir milletin üretiminde, rehabilitasyonun da, bir olabilmede ve millet olabilmede en önemli birleştirici faktörlerdendir. Halk ozanınlarından, Itriye, Dede Efendiye, Dedekorkut’tan Mehmet Akife, Minyatürlerden, Kaplumbağa Terbiyecisine, muhteşem mimari eserlerimize kadar ne varsa bizi biz yapan değerlerdir.
Sanatı sanat olarak icra edenler yarı aç yarı tok yaşar iken dünya başka bir silahla Hollywood ile uyutuldu… Bize doğruyu yanlışı orsası öğretti kahramanlar hep batıdan çıkar tüm kötülüklerin kaynağı doğu ülkeleri idi… Yüzyıldır televizyonun karşısına diktikleri milyarlarca insanın, toplumun, ailenin, polyannacılık, gerilim, savaş, aşk filimleri ile değer yargılarını değiştirdiler toplumsal yapılarını örflerini adetlerini değiştirdiler.. Siz hiçbir şeysiniz en güçlü biziz toplarımızla tanklarımızla esrarengiz gizli silahlarımız ile sizi yok ederiz mahvederiz subluminal mesajlarını verdiler… Bazı savaşlarda bazı politik savaşlarda bu argümanları kullanarak bu yalanlarına gerçeklik payı oluşturdular…

Toplumu uyutan sinama, futbol, magazin, ne idiğü belli olmayan tüketim müziği artistlerini paralara boğup şatolarda beslediler… İnsanlar hayranlıkla onların şatoların izledi ziyaret edebilmek için para bile ödedi.. Dizilerin filmlerin çekildiği yerlere turlar düzenlendi…

 Ancak gerçek sanatçılar yine aç gezmeye devam etti çünkü onlar satın alınamazdı ve toplumun aydınlanması için çalışırdı…

Bugün fotbol ile hangi ülke gelişti bir örnek verilebilinir mi? Kulüplerin borcu olmuş 20 Milyar TL.. Bu amatör ruh ile yapılsa idi..  bir hobi olarak kalsa idi.. Bu kadar para birkaç kişinin boğazda yalıda oturması için değilde üretimde harcansa idi ne olurdu…  

Oturduk hep birlikte her akşam kim nerden nasıl zıpladı, kim kimin dedikodusunu yaptı, ödülü kim alacak hangi artist bilmem neresini açmış onu izliyoruz.. Bunun kime ne faydası var… olmasalar ne olurdu….
Nemi olurdu Toplum uyutulamazdı ve ülkelerin altından gelecekleri değerleri bir olma duyguları çalınamazdı…

Bankacılık sektörünün düzeni, borsa, dolar bunlarda ekonomik prangalarımız, birbirine bitişik banka şubesi düşünün birinden diğerine dolar göndereceksiniz paranız Amerikayı dolanıp öyle geliyor… Örnek her alanda çok.. Yazmak uzun sürer…

Anlayacağımız…Yüzyılı aşkın bir süredir birileri bize ninni söyleyip uyutuyor…Karşımıza bir ayna koymuş  ki biz ona televizyon diyorduk artık internet bilgisayar ne varsa sayabilirsiniz onlar ile beyinlerimizi yakıyor… Sen düşünme ben senin yerine düşünürüm sen üretme ben senin yerine üretirim… Sen sadece Bora o engeli atlar mı atlayamaz mı ona dertlen… Yaptırdığı Botoks Pakize’yi maymuna çevirmiş mi ona yorum yaz…

Bak beni dinlemez isen petrolümle nükleer enerjim ile ağzına acı biber sürerim ona göre… Hıımmm…
Onlara göre üreten işçi kesim, bilim insanları, hizmet sektörleri, eğitimciler öyle ezilmeli ki başını kaldıramamalı… Üç kuruşa çalıştırılmalı gelecekleri mevkiler için çok bedel ödetilmeli olmadı rüşvet ile satın alınmalı vergiye boğulmalı, işten atılmalı…  Yüksek meblağlar ile bizim parlattığımız oyuncaklarımız ile televizyonlarda reklamlar yapmalı bizim oyuncak insanlarımız daha da güçlenmeli bilim insanı yerine halk onlara inanmalı… Rantımız daha da büyümeli… Ne olura olsun bu düzene çomak sokulmamalı…
Beni en çok şaşırtan şey ise insanoğlunun zeka ve bilgi bakımından en çok övündüğü şu son yüzyılda Roma imparatorluğu zamanından kalma taktikler ile yine uyutulmuş olması… O zamanda arenada insanlar gladyatörlerin savaşını birbirini öldürmesini seyrederken uyuyordu… Şimdi de böyle…

Son on yılda teknoloji değişiyor, insanlık yeni bir çağa hazırlanıyor, yeni yeni tehditler ortaya çıkıyor, ülke yönetimleri yeni gelişen büyüyen ve ardında kimin durduğu kimin yönettiği bilinmeye sistemelerin tehdidi altında… Ülkelerin  ekonomileri, sağlıkları, güvenlikleri, eğitimleri, milli birlikleri saldırı altında… Toplumları buna adapte etmek ve toplumların uyumasına devam etmesi için yeni yöntemler kullanımda… Bugün buna en güzel örneği yaşıyoruz… Evden çıkmayın dendi çıkamıyoruz… Çıkamıyoruz çünkü düşmanımızı tanıyamıyoruz… Nedir? menşei nedir ? Bilmiyoruz…. Her akşam bilim insanından sanatçısına herkes konunun uzmanı gibi konuşuyor ama aslında ne olduğunu kimse bilmiyor… Söylenen tekşey başını dışarı uzatma… (Tıbbi olarak gerekli bir yöntem.. yanlış anlaşılmasın.. felsefik olarak söylüyorum)

Uyanma sen uyumaya devam et…

Sonuçta önemli soru şu…

Uyumaya devam mı edeceğiz, yoksa yüzyıllık gaflet uykusundan uyanacak mıyız?
Sömürülecek miyiz? Yoksa üretecek miyiz?

Ailemizi, değerlerimizi, birliğimizi, ülkemizi koruyacak mıyız yoksa dağılıp gitmesini mi izleyeceğiz?

Emeğe, sanata, üretime, eğitime dört ellemi sarılacağız… Yoksa medya maymunlarına, boş işler prenslerine milyarlarca para akıtıp onların rezilliklerine methiyeler mi düzeceğiz?

Teslimmi olacağız yoksa mücadele mi edeceğiz?

Artık karar vermemiz lazım…

Saygılarımla…
 

Bu yazı 9652 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 13 Yorum
  • Nuh Doğan
    1 ay önce
    Güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.
  • Zeytünlü
    1 ay önce
    Hocam kalemine sağlık
  • Nurgül altay
    1 ay önce
    Hocam çok süper tespitleriniz var yüreğinize kaleminize sağlık uyanabilmek dileğiyle
  • Ali Yaprak
    1 ay önce
    Doğru söze ne denir ki. Hocam tebrik ediyorum. Duygularımıza tercüman olmuşsunuz
  • M yörük
    1 ay önce
    Hocam elinize sağlık. Çıkmamış candan ümit kesilmez derler; etrafıma bakıyorum pek düzelecek gibi gelmiyor ancak bunun boyle olmadigini bu millet 15 temmuzda gösterdi. Insallah bindan sonrası icin de bir an önce aklımızı başımıza toplar kendimiz düşünmeye ve uretmeye baslariz. Allaha emanet olun.
  • M
    1 ay önce
    Hocam, teşekürler Cikmamis candan umit kesilmez derler; etrafıma bakiyorum pek düzelecek gibi degil ama bunun yanlis olduğunu bu millet 15 temmuzda gösterdi. Insallah hep birlikte aklımızı başımıza toplar kendimiz düşünmeye ve üretmeye baslariz. Allaha emanet olun.
  • Mehmet Ateş
    1 ay önce
    Yine yüreğine kalemine sağlık hocam. Cok doğru tesbitlerle dolu bir makale olmuş tebrik ederim. Allah razı olsun kendinize dikkat edin
  • Murat Özdeniz
    1 ay önce
    Saygıdeğer hocam sizi birkez daha tebrik ediyorum. Kaleminize sağlık.
  • Mustafa alkan
    1 ay önce
    Makaleyi sonikadar heycanla oldum hocam çok halisiniz üretmek yerine onlarin istediği seylerle bizleri mesgül edip uytuyorlar
  • Mustafa alkan
    1 ay önce
    Makaleyi sonikadar heycanla oldum hocam çok halisiniz üretmek yerine onlarin istediği seylerle bizleri mesgül edip uytuyorlar
  • tarsuslu
    1 ay önce
    Teslim olmayacağiz mucadele edeceğiz hcm.Toplum olarak bir yerden başlayip mucadele etmeliyiz,yoksa gidişat iyi değil daha vahim sonuçlar olabilir .Kalemine ssglik hcm..
  • Muzaffer Tunçer
    1 ay önce
    Bilinçaltımız vahşi kapitalizmin kölesi olmuş, uyanmak dileğiyle...
  • Savaş altunoluk
    1 ay önce
    Güzel bir yazı olmus hocam