Korona Günlerinde Hayat - 2
Gökberk AYTEKİN

Gökberk AYTEKİN

Korona Günlerinde Hayat - 2

05 Nisan 2020 - 00:17

Nisan ayına girdiğimiz şu günlerde bizi güneşli bahar günleri karşılıyor. Ama pek çoğumuz dışarıdaki bu güzel havanın keyfini süremiyoruz. Zira Koronavirüs salgınının hız kestiğini söylemek şöyle dursun, vaka sayılarındaki artış hızı hepimizi endişelendiriyor. Bugünlerde çoğumuz kendimiz ve toplumsal sağlımız için evde kalmayı tercih ediyoruz.

Dolayısıyla ben de geçen hafta olduğu gibi bu hafta da siz değerli okuyucularımın evde geçirdikleri zamanı daha değerli hale getireceğini düşündüğüm film-müzik önerileriyle karşınızdayım.

HEM BELGESEL HEM FİLM

Evet, sizlere bu hafta önereceğim film olan Honeyland’i (Bal Ülkesi) en kısa şekilde tanımlamam gerekseydi bu kelimeleri seçerdim. Çünkü Oscar adaylığı bulunan filmin yapımcıları çekimlere bir çevre belgeseli yapma amacıyla başlamışlar. Fakat ekip, filmin kahramanı Hatidze Muradova ile tanıştıktan sonra, 3 seneyi kapsayan 400 saatlik uzun bir çekim dönemi sonucunda ortaya inanılmaz güzel bir öykü çıkmış. Film Makedonya ovalarında arıcılık yaparak yaşlı annesine bakan, her şeye rağmen hayata derinden bağlı Hatidze Muradova’nın önemli öğretilerle dolu yaşamını gözlerimizin önüne seriyor. Hatidze’nin zorlu hayatı koyüne gelen başka arıcılarla kesiştiğinde sonsuza kadar değişiyor. Filmin bize verdiği basit ve anlamlı mesaj ise Hatidze’nin kovandaki balın hepsini almayıp arılara söylediği: ‘Yarısı bana, yarısı size.’

BU SON OLSUN

Tam 75 sene önce bugün İstanbul’da bir yıldız doğdu. 24 yaşına geldiğinde güçlü sesiyle ‘Doğarken ağladı insan, bu son olsun bu son’ diye seslendi hepimize. Bir insan için bulunabilinecek en anlamlı dileği içeriyor olmalıydı bu şarkı. Ne yazık ki bu dilek onun kendi yaşamı için gerçekleşmedi. 12 Eylül’den sonra vatandaşlıktan çıkarıldı. Yurdundan uzakta kaldı. Memleket özlemini şarkılara döktü. Seneler sonra nihayet yurduna döndüğünde bu defa parasızlık peşini bırakmadı. Öldüğünde henüz 58’indeydi. Yaşasaydı dilimize pelesenk olacak daha ne şarkılar üretecekti kim bilir? Cem Karaca’dan bahsediyorum. Şimdi bizler ondan geriye kalan sayısız eseri dinleyerek teselli buluyoruz. Bu Son Olsun’u dinleyerek başlayalım mı o halde?

YILDIZLAR KARMASI

Sıradaki şarkının vücut bulmasında katkısı olan kişileri saymakla bitmez! İşte bu yüzden ben bu kayıt için ‘Yıldızlar Karması’ tabirini uygun buluyorum. Bu şarkı her ne kadar Atatürk’le ilişkilendirilse de, sözler Bedri Rahmi’nin çok sevgili arkadaşı Nazım Hikmet’in ölümü üzerine yazdığı bir şiirden. Şarkının bestesi ise bir başka usta, Zülfü Livaneli ait. Peki, bu duygulu şarkıyı bir de Yunan müziğinin efsanesi Yorgo Dalaras söylerse ne olur? Yiğidim Aslanım’ı bir de Dalaras yorumuyla dinleyin derim.

‘ÜLKESİZ’ BİR GRUBUN ŞARKISI

No Land, Azeri, İranlı, Kürt ve Türk müzisyenlerden oluşmuş ve farklı kültürler ve coğrafyalardan gelmelerine atfen No Land (Ülkesiz) adını seçmiş bir müzik topluluğu. Ülkemizde henüz pek tanınmamış bir grup olsalar da gerçekten başarılı eserleri var. Bunlardan sizinle paylaşacağım parça 2016 yılında piyasaya sürdükleri Aramızda albümünün 3. parçası Niyə Belə Uzundur Bu Yollar. Kendinizi yaylıların tınısına bırakın ve Azerice’nin hoş sedası kulaklarınızın pasını silsin.

Haftaya görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Bu Son Olsun
Yiğidim Aslanım
Niyə Belə Uzundur Bu Yollar
 

Bu yazı 2186 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Hızır karaca
    1 ay önce
    Teşekkürler hocam