Reklam
Gökberk AYTEKİN

Gökberk AYTEKİN

Sürgün

24 Mayıs 2020 - 01:01

1864 Mayıs’ının son günlerinde son direnişçi Ubıh* topluluğu yenildiğinde, Rus General Evdekimov, Çerkes-Rus Savaşı’nın bittiğini ilan eder ve bir geçit töreni ile zaferini kutlar. Yaklaşık 100 senedir devam eden bu uzun savaşın noktalandığı yer, günümüzde, akan kanların anısına Krasnaya Polyana, yani ‘Kırmızı Ova’ olarak bilinmekte.

Bir asır önce başlayan Çerkes-Rus Savaşı’nın birçok sebebi vardı. Bunlardan ilki ve belki de en klasikleşmiş olanı, Rusların Karadeniz’e inme çabalarıydı. Bu hedefin karşısındaki en büyük engel de Karadeniz kıyısında yaşayan Çerkeslerdi. Bir diğer neden ise tam da o dönemlerde Çar II. Aleksandr’ın köylü serfliğini kaldırması ve Rus köylülerine tahsis etmek üzere verimli tarım arazileri arayışında olmasıdır. Ayrıca Osmanlı’ya karşı Kırım Savaşı’nda, Ruslar Kafkasya’daki askeri birliklerini Çerkes tehlikesi nedeniyle buraya kaydıramaz ve tüm bunlara kökten bir çözüm olarak Çerkeslerin ‘toplu göçüne’ karar verilir.

O günün şartlarında 150 ila 200 bin kişilik Rus kuvvetlerine 20 bin kişiden oluşan düzenli Çerkes birlikleri karşı koymaya çalışır. 23 yaşında savaşa katılmış ve Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarından edindiği izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazan Tolstoy savaşı şöyle anlatır: ‘Geceleri dağ köylerini basmak bir gelenek halini almıştı. O şaşkınlıkla kadın ve çocuklar kaçacak yer bulamazdı. Rus askerler ikili üçlü evlere girdiğinde, karanlığın örtüsü altındaki dehşet dolu geceleri hiçbir devlet tarihçisi yazmaya cesaret edemezdi.’

Savaşın sonunda Rus Çarı, Çerkeslere ya Osmanlı topraklarına göç etmelerini ya da Kuban Irmağı’nın batısındaki bataklıklara yakın ovalara yerleşmelerini zorunlu tuttu. Çoğu Çerkes, sıtma ve diğer hastalıklardan çekinerek ve dahası Hristiyan bir yönetim altında yaşamaktansa anavatanlarını terk edip Osmanlı’ya sığınmak zorunda kaldı. Fakat göç de hiç kolay olmayacaktı. Yolculuk esnasında Çerkes nüfusunun %75’i, yani 600 bine yakın insan salgın hastalıklardan ve kapasitesinin çok üzerinde mülteci taşıyan gemilerin alabora olması nedeniyle hayatını kaybetti.

Bugün Türkiye başta olmak üzere, Ürdün, Suriye gibi dünyanın pek çok ülkesinde varlığını sürdürmekte olan Çerkesler, sürgünün yıldönümü olarak kabul edilen 21 Mayıs gününde yaşanan acıları anıyor. Pek çoğu hiç görmedikleri toprakların hasretini çekiyor. Kim bilir, belki bir gün onlar için Krasnaya Polyana’nın düzlüklerinden Elbruz Dağı’nın dumanlı yamaçlarını seyretmek mümkün olur.
*15 Çerkes boyundan biri.
 

Bu yazı 2182 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Hızır karaca
    6 gün önce
    Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşallah