ARAFTAKİ MÜSLÜMANLAR
Kaplumbağa Terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi

Kablumbağa Terbiyecisi

ARAFTAKİ MÜSLÜMANLAR

25 Haziran 2019 - 23:22

Din ve dindarlık algısının her dönem değiştiği güzel ülkemde kendi dindarlığımı sorguladığım zamanlarım oldu benim de her sıradan vatandaş gibi. Aslında sıradan bir insan gibi sorgulamam gerekirken ille de "vatandaş" olarak sorguladım. Ömrümün son 20 yılının 2. yarısı kendi kendime sorduğum deli soruların cevabını bulmak epeyce vaktimi aldı.

Şimdiki adıyla FETÖ ve namı diğer Fethullahçı Cemaat sorgulamalarımın odak noktasını oluşturuyordu 2008 - 2011 yılları arasında. Neden biliyor musunuz? O dönemlerde Fethullahçı Cemaatin mensubu ya da sempatizanı olmayanların bırakın dindarlığını, müslümanlığından bile şüphe duyuluyordu. Cemaatin sistemini anlatmama gerek yok çünkü hepiniz az ya da çok biliyorsunuz. Ve o dönemin talihsizleri araftaki müslümanlardı.

Araftaki müslümanlardan kastım dededen babadan müslüman olan ve dindarlığı en saf haliyle yaşayanlar. Aman ha sakın yanlış anlaşılmasın saflıktan kastım cehalet değil kesinlikle. Lakin o zamanlar nedenini çok anlamasam da insanlar zorla uçlara doğru itiliyordu.

Bu itekleme hareketine direnenler de bir nevi afaroz ediliyordu. Sadece dinden değil toplumsal hayattan afaroz harekatıydı bu! İnsanları insan olduklarından bile kuşkulandıran son derece zalimce bir tavırla insanlar yavaş yavaş bambaşka bir boyutun mensubu olmaya zorlandılar. Ve o bambaşka boyutun mensupları özellikle eğitim sektörünün lanetlileri olarak ilan edildiler. Çünkü eğitim cemaatin uzmanlık alanıydı ve diğerleri kim oluyordu da eğitmeye cüret edebiliyorlardı! Hiç de küçümsenemeyecek bir grup eğitimci bu başarılı harekat sonucu saf dışı bırakıldı ve eğitim emin ellere teslim edildi. Sonra ne mi oldu? Eğitimin kaleleri içten içe yavaş yavaş fethedilirken insanlar insanlıktan çıktı. Örf, adet, gelenek, görenek hızla yok oldu ve insanın insana saygısı kalmadı.

Sevgi söylemlerinin yerine nefret tohumlar ekildi ve o tohumlar yavaş yavaş beslendi. Sapla saman çoktan birbirine karışmıştı da ayıracak beyinler terk-i diyar etmişti malesef. Velhasıl sorulması geren soru şuydu: Allah ve Peygamberi varken ille de başka bir lider mi gerekliydi Müslüman vatandaşlara?

Bu yazı 237 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum