Sözde Milliyetçi Belediye
Kaplumbağa Terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi

Kablumbağa Terbiyecisi

Sözde Milliyetçi Belediye

25 Temmuz 2019 - 10:49

Yaz mevsimi ve tatil hepimizin bir yıl boyunca iple çektiğimiz bir zaman dilimi olsa gerek. Rahatlama dönemi diye tanımladığım ve dingin günler geçirmeyi hayal ettiğim bu dönemde niyetim mümkün olduğunca suya sabuna dokunmadan kafamı dağıtmaktı esasen. Lakin güzel ülkemde sabun miktarı o kadar fazla ki, ben dokunmasam da tacizine maruz kaldığım sabunları es geçmeyi duyarlı bir vatandaş olarak kendime yakıştıramıyorum. Buraya kadar üstü kapalı olarak değindiğim konunun aslını anlatayım şimdi müsadenizle. Her yıl yaz tatilimi İzmir'in Aliağa İlçesi'nde geçiririm ve Aliağa'nın denizini çok temiz bulmadığım için daha çok çevredeki koy ve plajlara (Çandarlı, Foça, Dikili, vb.) günübirlik ziyaretler yaparım.

Fakat geçen yaz tatilimde (2018 Temmuz) Aliağa Belediyesi'nin çok güzel bir uygulamasına tanık oldum. Yıllardır atıl bir alan olan ve arka plajlar olarak bilinen rezalet bir bölgeyi belediye ıslah ediyor ve mavi bayraklı harika bir plaja çeviriyor. Ücret olarak da günlük tam:10 lira, öğrenci:5 lira olarak makul bir tutar belirliyor. Hatta daha da güzel olan 30 lira ücret karşılığında bir kart veriyor belediye ve kartı olan vatandaş yıl boyu ücretsiz faydalanıyor bu mavi bayraklı güzel plajdan. Ama malesef Güzel Ülkemde birçok konuda olduğu gibi bu konuda da halkın yararına olan uygulama uzun sürmüyor ve bu sene tatile gitmeden önce kart çıkarmak için bilgi amaçlı aradığımda öğreniyorum ki plaj özel bir işletmeye 10 yıllığına kiralanmış. Sonra yine de içime su serpen bir bilgi alıyorum, ücret değişmemiş ve kart uygulamasının da Temmuz'un 2. haftasından itibaren devam edeceğini öğreniyorum. Sonra tatilim başlıyor ve işler hiç de önceden aldığım bilgiler kadar iç açıcı olmuyor. Plaja gittiğimde kart çıkarmak istediğimi söylüyorum ve uygulamanın devam edip etmeyeceğinin kesin olmadığını öğreniyorum. Buna da EYVALLAH diyorum ve 10 lira ücret karşılığında birkaç gün plaj hizmetinden faydalanıyorum. (Ana proplem 10 lira 25 lira meselesi değildir, bunu da dipnot olarak belirtmek isterim.) Ve işte şimdi zurnanın zırt dediği yere geliyorum; Bir gün gidiyorum ve öğreniyorum ki ücret tek tarife 25 lira olmuş ve plaj "beach" olmuş. Kapıdaki görevli arka kapıdan 10 lira ücretle halk için ayrılan kısma girebileceğimi söylüyor. O sırada 6-7 tane Manisa plakalı tur otobüsü dikkatimi çekiyor beach olarak ayrılan plajın park alanında.

Anlıyorum ki beach olan plaj ilk gününde güzel bir hasılat yapmış ve kafamda deli sorular! Arabama biniyorum ve arka kapıya gitmem 10 dakika sürüyor. Sonra düşünmeye başlıyorum ben arabayla bu kadar uzun sürede arka kapıya ulaşıyorum ama acaba arabası olmayan halk dolmuşla ulaşabilecek mi? Cevap: Hayır. Çünkü dolmuş güzergahı ön kapıda son buluyor. Bu anlattıklarımın yaşandığı tarih "15 Temmuz Demokrasi Bayramı". Halk Demokrasi Bayramı'nda resmen sınıflara ayrılıyor. Bu sınıf ayrımını özel bir işletme yaptığı için yine çok görmüyorum. Beni derinden üzüntüye boğan şey Aliağa Belediye'sinin tutumu; Sözde halk için yaptığı hizmet 1 sene sürüyor. Sonra Aliağa'daki halk için ayrılan ücretsiz plajın alanına bakıyorum ve toplam alanın 10'da biri bile değil. Askeriye Plajı, Polis Plajı, Özel bir işletmeye ait plaj ve uzunca bahsettiğim beach plaj. Allah'ın yarattığı denizde bile kast sistemi uygulanıyor Güzel Ülkemde. Halk için ayrılan kısım Belediye'nin zaten ilgi alanı dışında. Milliyetçi Belediye milletine bunu layık görüyor demek ki diyorum ve Güzel Ülkemi bir kez daha hayretle izliyorum.

Son bir şey daha; Mavi bayraklı plaj sadece bir gün "beach" olarak kalabiliyor ve ertesi gün eski tarifeye (tam:10 lira, öğrenci:5 lira) geri dönüyor. Ve yine kafamda deli sorular! Umarım bir gün Güzel Ülkemde halk gerçekten hak ettiği değeri görür ve belediyeler sözde değil özde milliyetçi bir yönetime imza atabilirler.

Sevgi ve saygılarımla dostlar...

Bu yazı 557 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Şükran öke
    6 ay önce
    Çok güzel yazmışsınız