Tansiyona, iktidarsızlığa, Kalbe, şekere, eklemlere, kelliğe,...
Özgür KALYONCU

Özgür KALYONCU

Tansiyona, iktidarsızlığa, Kalbe, şekere, eklemlere, kelliğe, Hatta kansere çare buldum! Sadece 79 lira! Üstelik iki kavanoz bal hediye!

02 Ağustos 2019 - 12:02

Batıdaki ‘yerel tv’ anlayışı ile ülkemizdeki yerel tv olgusu taban, tabana zıt. Özellikle kıta Avrupası’nda ve ABD’de işini son derece ciddiyetle yapan örnekler var. Gerek federatif bir yapıya sahip olmalarından gerekse işlerini daha ciddiye almalarından dolayı olsa gerek, bu tür başarılı televizyonculuk yapan kanalların sayısı oldukça fazla. Türkiye’de ise yerel televizyonculuğu tanımlamak için ‘kepazelik’ desek abartmamış oluruz. Elbette her alanda olduğu gibi bu konuda da başarılı üç, beş örnek var ancak. Ülkemizde bölgesel olarak kategorize edebileceğimiz yaklaşık 80 kanal var, koltuğunuzda otururken aldınız kumandayı ve bu kanallara bir göz gezdirmeye karar verdiniz diyelim. Bir sonraki paragrafta sizi nelerin beklediğini betimlemeye çalışacağım.

Öncelikle muhtemelen ‘çamur’ gibi bir ekran görüntü kalitesi bekliyor sizi. Yahu yıl olmuş 2019 orta seviyede bir cep telefonu bile 4K veya yüksek çözünürlükte (HD) video çekebiliyorken, Hi8 formatında yayın yapmaya çalışmak neyin kafasıdır Allah aşkına! Sanki 1990’larda gurbetçilerin Avrupa’dan getirdiği omuz üstü video kameralarla çekim yapıyorlar. BİM’de 4K video çeken kameralar indirime girmiş diyesi geliyor insanın. Diyelim ki gözünüz bombeli camlı Nordmende veya Blaupunkt televizyon kalitesine alıştı gelelim yayın akışına! Rahmetli Kemal Sunal’ın telif bedeli olmayan bir filmi gösteriliyor çok büyük bir olasılıkla. Hem nostalji hem de zamanda yolculuk hevesi ile takıldınız diyelim, 15 dakika izledikten sonra ekranda bir ‘porno yıldızı’ beliriyor. Bir mayo veya bikini ile ekranda arzı endam etmeye başlıyor. Evet, evet yanlış okumadınız cinsel içerikli filmlerden araklandığı her halinden belli olan bir video gösteriliyor. Hem de daha öğle ezanı okunmamış, çoluk, çocuk ekran karşısındayken. Görüntünün altında da ‘iktidarsızlığa çare’ olduğu iddia edilen bir ilacın (daha doğrusu bitkisel takviye) tanıtım metni okunuyor. Metin o kadar tek taraflı ve yüreklendirici ki; zannedersiniz 49 lira bulup, buluşturup o hapı içen ekrandaki hatunlarla tanışacak!

Bir diğer yerel kanala zapladınız diyelim; orada daha mutaassıp bir gıda takviyesinin reklamı var; ‘Namaz Kıldıran Hap’ yanlış okumadınız. Eklem ve diz rahatsızlıklarını tedavi ederek namaz kılabileceğinizi vaat eden bu ilacın üç kutusu 99 lira, yanında da iki kavanoz bal hediyesi! Yani bir nevi; bal alana ibadet yolu açılıyor. Üstelik buradaki tanıtım programı çok daha ‘sahtekar’ haftanın belli günlerinde ekrana çıkan bir ‘herbalist’ uzmanın ulusal bir kanaldaki görüntülerinin üzerine ‘montaj’ yapılmış. Masanın üzerine sattıkları ilacın kutusunu yerleştirmişler. Sanırsınız ki yıllarını bu alanda harcamış olan itibarlı uzman yıllar süren araştırmalarının sonucunda bu ilacı keşfetmiş.

Art arda sıralanan yerel kanallardan üçüncüsüne geçince ise, sizi son teknoloji ürünü olan bir cep telefonu bekliyor. Küresel Pazar payında ilk üçte olan bir markanın 3.000 liraya satılan modelini 299 liraya pazarlıyorlar. Bizim oralarda bir tabir vardır; ‘o fiyata, çalan vermez’ derler. Hırsızın yapamadığını bunlar yapıyor. Ve elinizi çabuk tutmanız için de ellerinde sınırlı sayıda olduğunu belirtip ‘ilk arayan 99 kişiye’ teknoloji dünyasının kapılarını aralıyorlar. Ancak ekranda ağzından salyalar akarak elindeki malı öven bu basiretli bezirganın katıldığı yayın canlı mı diye baktım değil ve aynı yayın gün içinde sürekli tekrarlanıyor hangi 99 kişi bu yahu!

Bu yayınlardan biri var ki onu en sona sakladım. Uzakdoğu dillerinde ‘her şeye iyi gelen’ anlamını taşıyan bir adı var bu gıda takviyesinin. Kalbi güçlendiriyor, damarları açıyor, Multiple skleroza, hiper tansiyona, şekere, bire bir olan ilacın muhteviyatında neler varmış; ginseng, çoban çökerten, yulaf! Ölümden başka her şeye çare olan böyle bir gıda takviyesi varken Doktorlar işsiz kalır benden söylemesi!!!

Yurtdışı sahte lisanslarla yayın yapan bu kanallarda cinsellik, sağlık, teknoloji başta olmak üzere pek çok ürün sözde derman çakma telefon pazarlanıyor, iki tanıtım arasında da rahmetli Kemal Sunal’ın filmlerinden 15’er dakikalık pasajlar oynatılıyor. Sahtekarlık, bezirganlık diz boyu, muhtemel kanuni bir lisans boşluğunu kullanarak yayın yapan bu kanalları uydu alıcılarınızdan silmenizi öneririm. Zira, ‘kelin ilacı olsa kendi başına sürer’ misali birkaç yıl önce bu ekranlarda boy gösteren Dr. Ünvanlı bir basiretli bitkisel ürün taciri, tedavi gördüğü hastanede 47 yaşında öldü. Halka şifa dağıtırken kendine faydası olmadı, Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan da olmayın derim. Eczacılar Odası’nın, resmi kurumların bu konularda yaptıkları uyarıların dikkate alınması lazım. Polisin bu sahtekarlara yaptığı baskınların görüntülerini video paylaşım sitelerinde izlemenizi öneririm. O da olmadı, ürün sipariş verip mağdur olan veya dolandırılan vatandaş haberlerine göz gezdirin. İşte size bu konuda mağduriyet yaşamış birkaç vatandaşımızın Basın İlan Kurumu’na yaptığı şikayetlerden derleme.

Basın İlan Kurumu’nun Resmi Sitesinden

15 dakika boyunca kanala bağlanmaya çalıştım. Fakat bağlantı nedense sağlanamadı ve telefonu kapattıktan sonra 400 TL fatura geldi. Bu kanalların bir an evvel kapatılması gerekiyor.

Ben iki hafta önce D**** TV kanalından Nokia 6700 sipariş ettim ancak öyle bir telefon gelmedi saçma sapan oyuncak telefon geldi.

B**** TV’de izledim. 50 gr 10 şişe çörek otu yağı her derde deva. Gelen ne, 10 gr kimisi 20 gr eksik kimisi neredeyse yarısı boş plastik şişeler poşetlenmiş. Hediye seccadede 5 lira bile etmez belki almaya tenezzül etmezsiniz. Aradım defalarca açan yok.

Reklamlarınızda bangır bangır bağırarak sattığınız cep telefonu bozuk ve yanlış geliyor. Reklam da Samsung S5 diye söyleniyor ama gelen alakasız bir telefon çalışsa ona da razıydık ama gelen o da bozuk.

Panax satan firmanın ne sattığı belli değil. Sarımsak maydanoz limon kürü satıyor gönderilen urunun içindeki maddelerde bunların hiçbiri yazmıyor. Aradığınızda yoğunuz diyor. Saygısız bir şekilde konuşuyor. Telefonu suratına kapatıyor,

Bunlar da ekşi sözlükten

Tarım bakanlığından onaylı mamüldür. hayvanlara ve bitkilere güvenle verilebilir.

onkoloji hastası olan 78 yaşındaki dedeme bile tavsiye etmekte beis görmeyen bu doktorun sattığı ilaç, adamı ölümden döndürmüştür. tansiyonunu 22'ye çıkarmakla beraber, ağzından yeşil sıvılar akmasına, böbreklerinin iflas etmesine ve damarının tıkanmasına sebep olmuştur. üstelik, doktoru dedeme bu ilacı kullanmamasını söylediğinde zavallı dedem hala "ama doktor o" diye diretmiştir.

Ulusal Basından

Dr. Mustafa Eraslan ve Dr. Ömer Coşkun'du. İki ismin mağdurlarından biri de emekli astsubay 58 yaşındaki Halil İbrahim Ertaş'tı. 17 yıldır ankisiyete duygu bozukluğu ve buna bağlı olarak uyku bozukluğu teşhisiyle tedavi gören Ertaş, TV'lerde izlediği reklamlardan sonra Eraslan ve Güneş ile irtibat kurdu. İddiaya göre her iki doktor kendisine, "Tıbbın çare bulamadığı hastalıkları iyileştiriyoruz. Yüzde 99.9 iyileşirsin" garantisi verdi. Bunun üzerine emekli maaşının yanı sıra eşinin bileziklerini de bozduran Ertaş, 1500 TL karşılığında A.N.C Özel Sağlık Hizmetleri ve Kibarlı Sağlık Hizmetleri'nden üzerinde 'Panax' , 'S1' , 'U1' 'Omega3' yazan içeriği belirsiz ilaçlar gönderildi. Ancak Ertaş'ta bir iyileşme olmadı. Ertaş devamında 6 bin 500 lira daha ödeyerek, her iki doktordan da çeşit çeşit ilaç olduğu söylenen ürünlerden aldı ancak hiçbiri derdine derman olmadı.

Bu yazı 627 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum