Sen okyanusta bir damla değilsin, bir damladaki okyanussun!
Reklam
Özlem ÖZGEN

Özlem ÖZGEN

@ozlem_duran_ozgen

Sen okyanusta bir damla değilsin, bir damladaki okyanussun!

20 Haziran 2021 - 17:44

Bir eylemde bulunmak için gerçekten zorlu bir fırsatla karşılaştığımda; bazen korku zihnimin derinliklerinde vazgeçme hissi yaratır, görüşümü daraltır ve bozar, düşünce kapasitemi yıkıcı bir duygu seli ile bastırır. Korku beni eylemsizliğe iter, düşünce gücümde yarattığı yıkıcı kehanetleri içimde gerçekleştirmesini sağlar ve bu kehanetleri uzaktan pasifçe izlemem için kışkırtır beni.

Korku ve cesaret arasındaki denge inanılmazdır. Korku elbette olmalıdır; ancak cesaret olmazsa da bilinmeyene asla adım atamayız. İkisinin arasındaki denge, yaşamda büyünün yer aldığı geçiş çizgisidir bence.

Hepiniz gibi benim de bazen fırtınalarım olmuyor değil. Hayatta iyi ve kötü deneyimlerim var. Göğsümün içinde bu yaşımda bile hala donup kalmış bir sürü gülüşüm olduğunu görüyorum, sadece dışarı çıkmak için can atıyorlar. Her gün her dakika bir şeyler farkediyorum; sevdiğim, nefret ettiğim, iyi olduğum ya da kötü olduğum şeyler bunlar. Yılın her ayı ,her haftası, her gününümün bir kısmını yolunda veya yanlış giden şeyleri düşünerek, değerlendirerek, ders çıkararak geçiriyorum. Ancak biliyorum ki hayatın bu parçaları olmadan, tüm bu güzel ve kötü şeyleri düşünüp değerlendirmeden çıktığımız yolda yönümüzü bulmak imkansız. Tüm değerlendirmelerin sonunda nereden geldiğimizi, neden oluştuğumuzu, nelere ihtiyacımız olduğunu, aslında içimizde neyin yanıp tutuştuğunu unutmak ne kötü bir duygudur.

Kendi imkansızlıklarım olduğunu düşündüğüm şeyleri gerçekleştirmeye çalışmak için harekete geçmek...

Benim için her geçen gün hayattaki korkularımla yüzleşerek, harekete geçmek, her seferinde yaşantımın eskisinden daha renkli bir hal almasını sağladı. Dünyanın en hızlı maraton koşucusu olmama gerek yok elbette. Cesaret tamam da aynı zamanda hevesli olmak, çok çalışmak ama en çok da çevreni hevesli ve güç veren samimi ve bilgili insanlarla sarmak gerek.  

Bana göre hayat, kısa bir mum değil, görkemli bir meşale.  Tam bir hayatperestim ben.

Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjim var. Herşeye rağmen inatçı bir iyimserliğim var, ruhum hiç yaşlanmaz benim. İçimdeki sevginin hayata geçmiş biçimidir bu tavır. Herşey kırılmış hissettiğimde bile kendime yeni bir fırsat veririm ve yeniden gülümsemeyi, harekete geçmeyi başarabilirim. Unutmayın gülümsemek büyüleyicidir. Bir kadının gülüşü ise her zaman büyüleyicidir.

Şu sıralar yeni başlangıçlar için Mix Kayseri'deki görevimden ayrıldım. Bir süre hiçbir şey yapmadan durabilir miyim? Tabii ki hayır? İnsanlığın varoluşundan beri hikâye var. Başarısızlıktan korktuğumuz ve utandığımız zaman hayata dair hikayelerimizi anlatamayız. Oysa hikayelerimiz kimliğimizin temeli de değil midir aynı zamanda. Benim de kendime ait hikayelerim ve bunları paylaşma isteğim var.  

Bugün itibariyle yine mükemmeli aramakla meşgul olurken hep vazgeçtiğim bir hayalimi gerçekleştiriyorum. Eveeeeeet artık benim de hikayelerimi paylaşabilecğim bir Youtube kanalım var. Sevdiğim insanlarla sofralar kuruyor, sohbetler ediyor, yemekler yapıyor ve bazen konuklarımla belki vakit bulamadığımız, belki korktuğumuz için daha önce deneyimleyemediğiz şeyleri yaparak anılar biriktiriyoruz.

Tabii ki izlerken keyif alır mısınız, sever misiniz diye korkular taşıyorum tüm iyi niyetleri ve cesareti bulsam da içimde; ama biliyorum ki hep gelişecek, hep üstüne koyarak ilerleyecek, en çok da mutlu olacağım. Kahkalarımın sesi yükselecek mutluluktan, görüyorum.

İlk konuğum Nazan Dirik Şahin idi. Nazan çekimden sonraki paylaşımında:  



“Bir kadının bir kadın için yapabileceği en güzel şey ona tüm kalbiyle yanında olduğunu, çıktığı yolda yalnız olmadığını, sevgiyle ve tutkuyla yol alabileceğini hissettirmektir. Ben de bu heyacanında yanında olduğum için çok ama çok mutluyum, ilk heyecanına ortak olduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi.” demiş.

Ne güzel söylemiş. O şanş en çok da bana ait. Etrafımın hevesli ve gerçek duygularını korkmadan paylaşan, enerji veren insanlarla  sarılı olması….

Sevgili Nazan iyi ki geldin. Renkler, kokular ve tatlar kaynaştı, iç içe geçti, üst üste eklendi, içtenliğin ve samimiyetinle büyülü bir gün oldu.   

Hümetçi Çiftliği Nurettin abi, sevgili eşi Hürmet ablam ve tüm ailesi. Hem mekanınızı, hem kalbinizi açtınız her zamanki gibi.  

Sevgili Ersin Özden ve gastepress.com ekibi “evin senin burası” diyerek her zaman özgürlük alanı tanıdınız. 

Sevgili Uğur Çağlıer (yaptığın işe bir kez daha hayran olduğum kesin) ve sevgili İsmail Baytekin tutkunuzu benimle paylaştığınız için size çok çok teşekkür ederim.
 
En çok da tüm bu yazdıklarımı okuduğunuz ve ilk tanıtım videomu izlediğiniz için sizlere teşekkür ederim.  
 
Güzel insanlar biriktirdiğimi görmek gerçek bir hikayedir benim için.  

Tutkunuz varsa ve sevdikleriniz yanınızda ise hiç bir zaman geç kalmamışsındır. O zaman yavaş yavaş başlıyorum.

Hikayeme hoşgeldiniz.

instagram sayfamı ziyaret etmek için tıklayabilirsiniz...

 

Videonun tamamını izlemek için...

Bu yazı 6261 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum