Güzelliği Tükettik!...
Selda Avcı

Selda Avcı

selda.avci38@hotmail.com

Güzelliği Tükettik!...

17 Kasım 2020 - 17:08

''Ne güzel insanlar vardı eskiden
Ne güzel şarkılar vardı eskiden
Ne güzel zamanlar vardı eskiden.''

Bu sözler ile dile getirir geçmiş zamanların güzelliklerini Özdemir Asaf

Eski şarkıların geride kalmış güzelliğinden bahseder. Yaşanmış en güzel duygulara tercüman olan şarkıları anlatır. Şarkılar aşkı, sevdayı, ayrılığı anlatırdı eskiden, en saf duygularımızın yansımasıydı, bizi bize anlatan cevherlerdi eski şarkılar. Şimdi şarkıların tadı tuzu kalmadı; çünkü aşkı da kirlettik yalan duygularımızla. Sevdayı unuttuk sevdiklerimizin yüreklerinde. Belki ayrılıkları dahi temiz yaşayamadığımızdandır şarkıların unutulmuşluğu. (Merve Aslanoğlu)

Geçtiğimiz günlerde kahve eşliğinde sohbet ederek oturduğumuz bir arkadaş ortamında, lafı açıldı eski şarkıların. Ne güzel sözler yazılmış o zamanlarda dedik kendi kendimize ve ekledik şimdilerde neden bu duyguları hissedemiyoruz yeni şarkılarda diye, acaba zaman geçtikten ve bu şarkılar eskiler arasına karıştıktan sonra bunları da hatıralarımız arasına katarak bahsedecek miydik? Şarkı sözlerinden konu açılmışken eskilerden bir şarkı dinleyelim dedik ve üç büyüklerden arabeskin bir zamanlara damgasını vurmuş isimlerden Ferdi Tayfur’un bir şarkısını arkadaşımın birinin açması ile bambaşka diyarlara doğru yola koyulduk. En güzel duygu yoğunluğunu içeren şarkı türü o zamanlar arabeskti. Uzunca bir süre sessizlik hâkim oldu bu şarkının yanında şöyle diyordu ‘’Ferdi Baba’’ şarkısının sözlerinde…

Sevgiler çiçek gibi soldurmayalım
Umudu boşluklara savurmayalım
Hayat kısa dünyanın çilesi bitmez
Yılları acılarla doldurmayalım
Yolumu bekle dedin, beklemedim mi
Yokluğu hasretine eklemedim mi
Ben seni öyle sevdim, öyle sevdim ki
Sen benim bu sevgimi bilemedin mi

Şarkının tamamını sessiz bir şekilde dinledikten sonra üzerine şu soruyu sordum arkadaşlarıma. Peki, neden şimdiki şarkılarda bu duygu yoğunluğu, bu şarkı sözleri yok dediğimde ise aldığım cevap şu oldu. Şimdi o zamanlarda yaşanan saf ve temiz aşklar yokta ondan dediler.

Düşündüğümde gerçekten de öyle idi şimdi ki aşklar sevgiler saman alevi misali, bir beklentiye, menfaate dayalı olduğundan o duygu yoğunluğu insanlara geçiş sağlamakta güçlük çekiyordu. Bir Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin ve Kerem ile Aslı gibi aşklar yaşanmaz olup, günü birlik ilişkiler ayyuka çıkmış bir dönemde ne şarkı sözü yazılır ne o duygu yoğunluğu verilebilirdi.

Şarkı kulaklarımızda çınlamaya devam ederken sohbetimize şu şekilde devam ettik. Şarkılara duygu katan yürekleri eski zamanlarda unuttuk dedik. Ve o anda sıradaki şarkı devreye girdi Müslüm Baba’nın sevdiğine çaresizliğini haykırdığı sözlerinin yer aldığı ve sadece bir gülüşüne bile razı olduğunu, kendisine zulüm etse bile hemen affedebileceğini anlatan o güzel duygu yüklü şarkının ardından bu sohbetimize işte bu güzel sözleri dinleyerek devam ettik.

Bu kadar çaresiz bırakma beni
Bağlandım bir kere çok sevdim seni
Senden istediğim çok şey değil ki
Uzaktan uzağa bir gülsen yeter
İstersen her zaman ağlat gönlümü
İstersen derdinle karart ömrümü
Affetmek çok kolay bütün zulmünü
Uzaktan uzağa bir gülsen yeter

Geçmişe her zaman özlem duyarak yaşıyoruz hayatımızı! Sahi, biz ne ara tükettik ki bu güzellikleri bilen, gören var mı?

Bu yazı 3812 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum