Kafkas-Rus savaşlarının ardından Çarlık Rusyası’nın uyguladığı politikalar sonucu yüz binlerce Çerkes, anavatanları Kuzey Kafkasya’dan zorla göç ettirildi. Tarihin en büyük kitlesel sürgünlerinden biri olarak değerlendirilen olayda binlerce kişi açlık, hastalık ve ağır yol şartları nedeniyle yaşamını yitirdi. Çerkes toplumunun temsilcileri, yaşananların yalnızca bir göç değil aynı zamanda büyük bir insani trajedi olduğunu vurguluyor.
21 Mayıs Çerkes Sürgünü neden yaşandı?
Uzun yıllar süren Kafkas-Rus savaşlarının ardından 1864 yılında Kuzey Kafkasya’daki Çerkes nüfusunun önemli bölümü bölgeden çıkarıldı. Sürgün edilenlerin büyük kısmı Osmanlı topraklarına gönderilirken, yolculuk sırasında çok sayıda insan yaşamını kaybetti. Tarihçiler, sürgünün demografik ve kültürel etkilerinin bugün hâlâ hissedildiğini belirtiyor.
Türkiye ise günümüzde dünyanın en büyük Çerkes diasporalarından birine ev sahipliği yapıyor. Kayseri’nin Uzunyayla bölgesi başta olmak üzere birçok şehirde Çerkes kültürü yaşamaya devam ediyor.
2026’da Türkiye genelinde anma programları düzenleniyor
21 Mayıs’ın 162’nci yıl dönümü kapsamında bu yıl da birçok ilde anma etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Başta Kayseri olmak üzere Kocaeli, Çorum, Samsun ve farklı şehirlerde düzenlenen programlarda sürgünde hayatını kaybedenler için dualar okunurken, sessiz yürüyüşler ve kültürel etkinlikler yapılıyor. Organizasyonların ortak mesajı ise “unutmamak ve unutturmamak” oldu.
Çerkes toplumunun ortak çağrısı: Tarihsel hafıza korunmalı
Her yıl 21 Mayıs’ta yapılan anmalarda, yaşanan acıların gelecek kuşaklara aktarılması ve tarihsel farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanıyor. Sosyal medyada da çok sayıda paylaşım yapılırken, kullanıcılar Çerkes sürgününün daha fazla konuşulması gerektiğini ifade ediyor.
162 yıl önce yaşanan Büyük Çerkes Sürgünü, bugün yalnızca geçmişin acı bir olayı olarak değil; kimlik, kültür ve hafıza mücadelesinin sembollerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: