Yaptığı yazılı açıklamada yaz aylarının etkisiyle özellikle sebze ve meyve arzında yaşanan artışın enflasyon üzerinde geçici bir rahatlama oluşturabileceğini belirten Özcan, bunun kalıcı bir ekonomik iyileşme anlamına gelmediğini ifade etti.
Açıklanan verilerin daha çok mevsimsel etkilerden kaynaklanan geçici bir görünüm ortaya koyduğunu öne süren Özcan, vatandaşın mutfağında, pazar alışverişinde ve günlük harcamalarında hayat pahalılığının devam ettiğini, alım gücünün ise zayıflamayı sürdürdüğünü dile getirdi.
Enflasyon oranındaki düşüşün fiyatların gerilediği anlamına gelmediğini belirten Özcan, kira, elektrik, doğalgaz, eğitim ve temel gıda harcamalarının vatandaş üzerindeki yükünü koruduğunu söyledi. Yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte mevsimsel etkilerin ortadan kalkacağını ifade eden Özcan, ekonomideki yapısal sorunların yeniden daha belirgin şekilde hissedileceğini savundu.
Ekonomik göstergelerin yalnızca istatistiklerden ibaret olmadığını ifade eden Özcan, "Ekonomi; masa başında açıklanan istatistiklerle değil, milletin pazardaki alışverişiyle, esnafın kasasıyla, emeklinin maaşıyla ve işçinin alın teriyle ölçülür. Millet rahatlamadığı sürece açıklanan rakamların toplum nezdinde bir karşılığı olmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasının sonunda Türkiye'nin üretimi artıran, israfı önleyen, adil paylaşımı esas alan ve vatandaşın alım gücünü kalıcı olarak yükseltmeyi hedefleyen ekonomi politikalarına ihtiyaç duyduğunu belirten Özcan, günü kurtarmaya yönelik uygulamalar yerine yapısal çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.


Yorumlar
Kalan Karakter: