ABD Başkanı Donald Trump'ın da katılması beklenen zirveye yaklaşık 100 bakan, Asya-Pasifik ortakları ile İstanbul İşbirliği Girişimi ülkelerinin temsilcileri de iştirak edecek. Yaklaşık 3 bin yabancı basın mensubunun takip edeceği organizasyon, NATO'nun dönüşüm sürecinde tarihi bir toplantı olarak değerlendiriliyor.
"Türkiye NATO'nun Merkez Ülkelerinden Biri Haline Geldi"
Milli İstihbarat Akademisi Doktor Öğretim Üyesi Merve Önenli Güven, zirvenin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığını, aynı zamanda NATO'nun yeni güvenlik anlayışını şekillendirecek önemli bir dönüm noktası olacağını belirtti.
Türkiye'nin, 1952 yılında NATO'ya katıldığında güney kanadında yer alan bir sınır ülkesi olarak görüldüğünü hatırlatan Güven, bugün ise Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Karadeniz ve Afrika arasında stratejik bir merkez konumuna yükseldiğini ifade etti.
Güven, Türkiye'nin bugüne kadar bölgesel istikrarın korunması, ortak istihbarat paylaşımı ve ittifakın güvenlik politikalarına sağladığı katkılarla NATO içerisinde vazgeçilmez ülkelerden biri haline geldiğini söyledi.
Hibrit Tehditler ve Terörle Mücadele Öne Çıkacak
Merve Önenli Güven, günümüzde güvenlik risklerinin yalnızca devletler arası savaşlarla sınırlı olmadığını belirterek hibrit tehditler, terörizm, radikalleşme ve asimetrik savaş yöntemlerinin uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiğini dile getirdi.
Terör örgütlerinin değişen güvenlik ortamına hızla uyum sağlayan yapılar haline geldiğini ifade eden Güven, NATO'nun da bu yeni tehditlere karşı kendisini sürekli yenilemek zorunda olduğunu söyledi.
NATO 3.0 ve Yüzde 5 Savunma Harcaması Hedefi Masada
Zirvede, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin "uygulama zirvesi" olarak tanımladığı yük paylaşımı konusu ayrıntılı şekilde ele alınacak.
2025 Lahey Zirvesi'nde kararlaştırılan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 5'i oranındaki savunma harcaması hedefi doğrultusunda müttefik ülkelerin attıkları adımlar değerlendirilecek. Buna göre harcamaların yüzde 3,5'inin doğrudan savunmaya, yüzde 1,5'inin ise savunma altyapısı ve güvenlik yatırımlarına ayrılması planlanıyor.
Bunun yanında, Avrupa'nın savunma kapasitesini artırmayı, savunma sanayisini güçlendirmeyi ve yeni nesil tehditlere karşı daha dirençli bir ittifak oluşturmayı amaçlayan NATO 3.0 yaklaşımı da zirvenin ana gündemlerinden biri olacak.
Türkiye Savunma Sanayi Kısıtlamalarını Gündeme Taşıyacak
Ankara'nın zirvede öne çıkaracağı başlıklardan biri de NATO müttefikleri arasındaki savunma sanayi kısıtlamaları olacak.
Türkiye, müttefik ülkelerin birbirlerine yönelik yaptırım ve ihracat kısıtlamalarının ittifakın bütünlüğüne zarar verdiğini savunurken, geçmişte uygulanan savunma sanayi ambargoları, ABD'nin CAATSA yaptırımları ve Avrupa'da NATO üyesi olup Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelere yönelik ayrımcı uygulamaların da gündeme gelmesi bekleniyor.
Uzmanlara göre Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi, yalnızca ittifakın geleceğini belirleyecek kararların alınacağı bir toplantı olmanın ötesinde, Türkiye'nin uluslararası güvenlik diplomasisindeki etkinliğini ve stratejik ağırlığını ortaya koyması açısından da kritik önem taşıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: