Fidan, “Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunu yaparken savaşın daha büyük bir yaygınlık göstermemesi bizim için önemlidir. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir” dedi.
Savaşın Bölgesel ve Küresel Etkileri
Bakan, savaşın hem bölge hem de küresel politika açısından yıkıcı etkiler yarattığını ifade ederek, “Maalesef Amerika ve İsrail’in hukuksuz şekilde başlattığı bu savaş, giderek bölgesel yayılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Türkiye olarak öncelikli hedeflerimiz; savaşın çıkmaması veya çıktıysa durdurulması, yayılmasını önlemek ve Türkiye’yi savaşın dışında tutmaktır” şeklinde konuştu.
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel vizyonuna da değinerek, Türkiye’nin iş birliği ve çatışmaların çözümüne dayalı yaklaşımının bu tür krizleri önlemekte önemli rol oynadığını belirtti.
Müzakereler ve Ara Buluculuk
Bakan, müzakerelerin başladığını ve Pakistan üzerinden mesajların aktarıldığını söyledi. Fidan, “Şu anki müzakere pozisyonları, savaş öncesine göre değişmiş durumdadır. Özellikle İran tarafı, savaşın yarattığı yıkım nedeniyle pozisyonunu yukarıdan tutuyor. Ancak müzakerenin devam etmesi ve tarafların güven içinde olması önemli” dedi.
İran’ın Amerika’ya karşı ciddi bir güven kaybı yaşadığını belirten Fidan, taleplerin başlangıçta yüksek tutulmasının alışılmadık bir durum olmadığını ve bu durumun yönetilebilir olduğunu söyledi.
Bölgedeki Riskler ve Türkiye’nin Hedefi
Fidan, İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikasının, kalıcı fitne tohumları attığını vurgulayarak, Türkiye’nin bir numaralı hedefinin bu fitnenin oluşmasını engellemek olduğunu kaydetti:
“Bölgenin, İsrail’in senaryosuna göre şekillenmesi endişe verici. Özellikle Gazze, Lübnan, Suriye ve İran’ı hedef alan adımlar, Müslümanların bir araya gelmesini zorlaştıracak. Bizim çabamız bunu önlemeye yöneliktir.”
Yorumlar
Kalan Karakter: