Sanık sayısının fazlalığı nedeniyle Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda görülen davada, sanıkların savunmaları alındı. İlk gün oturumunun tamamlanmasının ardından mahkeme ikinci gün duruşmasına devam etti.
263 yıla kadar hapis istemi
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 24 Mayıs 2024 tarihli raporu üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamede sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yer aldı.
İddianamede Tanju Özcan hakkında 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız hakkında ise 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.
Dosyada Tanju Özcan, Süleyman Can, Ali Sarıyıldız, Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu yargılanıyor.
İddianamedeki başlıca iddialar
İddianamede, kentte faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2,5 milyon lira talep edildiği öne sürüldü. Bu tutarın 1 milyon lirasının nakit, 1,5 milyon lirasının ise çek olarak alınmasının planlandığı, nakit paranın Ali Sarıyıldız'a teslim edildiği, çekin ise BOLSEV bağlantılı hesaplara aktarıldığı iddia edildi. Soruşturmanın başlamasının ardından söz konusu paraların "avans iadesi" ve "borç iadesi" açıklamalarıyla geri gönderildiği de dosyada yer aldı.
İddianamede ayrıca bazı zincir marketlerden reklam sözleşmesi imzalamalarının istendiği, kabul etmeyen işletmelere yoğun zabıta denetimleri yapılarak baskı kurulduğu iddiasına da yer verildi.
Tanju Özcan: "Kendime veya yakınlarıma sağlanmış bir menfaat yok"
Savunmasında tüm suçlamaları reddeden Tanju Özcan, iddianamede kendisinin veya yakınlarının haksız kazanç elde ettiğine ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını savundu.
Özcan, "178 sayfalık iddianamede kendime, aileme veya yakınlarıma sağlanmış tek bir menfaat gösterilmiyor. Belediyenin hangi ihalesinde usulsüzlük yaptığım ya da kamu kaynaklarını cebime aktardığım ortaya konulamıyor. MASAK raporunda da hakkımda şüpheli bir para hareketi tespit edilmedi" ifadelerini kullandı.
BOLSEV Vakfı'nın öğrencilere burs verilmesi, huzurevi yapılması ve sosyal yardımlar amacıyla kurulduğunu belirten Özcan, yürütülen soruşturmada "düşman hukuku" uygulandığını ileri sürerek adalet önünde eşit muamele görmek istediğini söyledi.
Müteahhit Nazmi Güzel'in iddialarına da cevap veren Özcan, söz konusu çek için reklam sözleşmesi yapılmayınca paranın iade edilmesini istediğini savundu. Özcan, Güzel'in suçlamalarının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Tutuklu sanıkların savunmaları
Tutuklu sanık Cihan Tutal, olaylardan diğer sanıkların ifadeleri sayesinde haberdar olduğunu belirterek, kendisinin kandırıldığını ve suçsuz olduğunu savundu.
Ali Sarıyıldız ise Tanju Özcan'ın yönlendirmesiyle Nazmi Güzel ile görüştüğünü, 1 milyon lirayı Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'a götürmesinin istendiğini ve parayı elden teslim ettiğini iddia etti. Sarıyıldız, 1,5 milyon liralık çekin ise reklam sözleşmesi yapılamayınca BOLSEV şirketine avans olarak işlendiğini söyledi.
Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ise kendisine herhangi bir para teslim edilmediğini belirterek tüm suçlamaları reddetti.
Reklam baskısı iddiaları da gündeme geldi
Duruşmada zincir marketlere yönelik reklam baskısı iddiaları da ele alındı.
Ali Sarıyıldız, sürecin tamamen ticari reklam anlaşmaları kapsamında yürütüldüğünü savunurken, Süleyman Can market yetkililerine yönelik herhangi bir talimat vermediğini, zabıta denetimlerinin rutin uygulamalar olduğunu söyledi.
Tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz ise hiçbir toplantıya katılmadığını ve kimseden talimat almadığını ifade etti.
Tanju Özcan da marketlerin reklam vermedikleri için denetlendiği iddiasını reddederek, denetimlerin toplantılardan önce de yapıldığını ve müfettişler tarafından hukuka uygun bulunduğunu savundu.
Kartalkaya yangını sonrasında denetimlerin doğal olarak sıklaştırıldığını belirten Özcan, "Geçmişte eksik denetim nedeniyle personel ceza aldı. Şimdi ise neden fazla denetim yaptığımız sorgulanıyor. Zabıta ekipleri mevzuat kapsamında görevini yerine getirmiştir" dedi.
Duruşma ikinci gününde devam etti
İlk gün sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. İkinci gün oturumunda da güvenlik önlemleri altında duruşmaya devam edilirken, mahkeme heyeti sanıkların savunmalarını ve dosyadaki delilleri değerlendirmeyi sürdürüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: