Ağaşe yazısında, son dönemde CHP’li belediyeler hakkında gündeme gelen yolsuzluk iddiaları, parti içi hizip savaşları ve istifaların kamuoyunda ciddi bir güven kaybı oluşturduğunu belirterek, “Bu yapı bırakın Türkiye’yi yönetmeyi, kendi iç düzenini bile sağlayamıyor artık” ifadelerini kullandı.
Köşe yazısında sık sık “Atatürk’ün CHP’si değil, İnönü’nün CHP’si” vurgusu yapan Ağaşe, İsmet İnönü dönemine yönelik eleştirilerini de sıraladı. Tek parti dönemi, basın üzerindeki baskılar, devlet-parti bütünleşmesi ve halktan kopuş eleştirilerine yer veren Ağaşe, bu sürecin toplumda CHP’ye karşı ciddi bir kırılma oluşturduğunu savundu.
Yazısında ayrıca Kazım Karabekir, Rauf Orbay ve Ali Fuat Cebesoy gibi Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıyla yaşanan siyasi ayrışmalara da değinen Ağaşe, İnönü döneminin Atatürk’ün ortaya koyduğu bazı hedeflerden uzaklaşıldığı bir süreç olduğunu öne sürdü.
Köşe yazısının dikkat çeken bölümlerinden biri ise merhum Cem Ersever hakkında yapılan değerlendirmeler oldu. Ağaşe, Cem Ersever’in istifa dilekçesindeki açıklamalara yer vererek, Türkiye’nin terörle mücadele politikaları ve devlet yapılanmasıyla ilgili çarpıcı ifadeleri yeniden gündeme taşıdı.
Ağaşe, JİTEM’in kuruluş amacıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, istihbarat birimlerinin sahada aktif rol almasının terörle mücadelede önemli sonuçlar doğurduğunu savundu. Günümüzde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın operasyonel yapısının başarılarına dikkat çeken Ağaşe, benzer anlayışın geçmişte de hedeflendiğini ifade etti.
Köşe yazısının sonunda faili meçhul dosyalarının yeniden açılması çağrısında bulunan Ağaşe, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yorumlar
Kalan Karakter: