Gazeteci Çetin AGAŞE, Dirilişpostası Gazetesi’nde kaleme aldığı çarpıcı köşe yazısında Türkiye’nin yıllardır tartışılan faili meçhul cinayet dosyalarını yeniden gündeme taşıdı. “Devlet İsterse Oluyormuş” başlıklı yazısında AGAŞE, son dönemde yıllar sonra çözülen bazı dosyaların, Türkiye’de geçmişte karanlıkta bırakılan cinayetlerin aydınlatılabileceğini gösterdiğini savundu.
AGAŞE, 18 yıllık faili meçhul bir dosyanın yeniden açılmasını ve Gülistan Doku olayındaki yeni gelişmeleri örnek göstererek, devletin irade göstermesi halinde en zor dosyaların bile çözülebileceğini vurguladı. Yazısında, “18 yıl önce işlenmiş bir cinayet aydınlatılabiliyorsa bu artık ihtimal değil, kanıtlanmış gerçektir: Devlet isterse oluyor” ifadelerine yer verdi.
Çetin AGAŞE, özellikle Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran suikast ve faili meçhul dosyalarını gündeme taşıyarak şu isimleri hatırlattı: Muhsin Yazıcıoğlu, Uğur Mumcu, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis, Cem Ersever ve Gaffar Okkan. AGAŞE, bu olayların yalnızca adli dosyalar değil, Türkiye’nin hafızasına kazınmış kritik dönüm noktaları olduğunu belirtti.
Yazısında Akın Gürlek’e de seslenen AGAŞE, son dönemde ortaya konulan adli iradenin geçmişin en kritik dosyaları için de gösterilmesi gerektiğini söyledi. “Mesele artık teknik imkân değil, tercih meselesidir” diyen AGAŞE, faili meçhul cinayetlerin eksiksiz ve şeffaf şekilde yeniden soruşturulması gerektiğini ifade etti.
Özellikle Mahmut Yıldırım ve Susurluk Kazası üzerinden geçmişte yaşanan olaylara dikkat çeken AGAŞE, toplumun yıllarca çeşitli “toplumsal kandırmacalar” ile yönlendirildiğini öne sürdü. Eski milletvekili Sedat Edip Bucak hakkında ortaya atılan iddialara da değinen gazeteci, Susurluk sürecinin birçok yönünün hâlâ karanlıkta olduğunu savundu.
AGAŞE, yazısını şu çağrıyla tamamladı:
“Bu ülkede haksız yere öldürülüp sümen altı edilen her faili meçhul cinayet aydınlatılmalı. Koca bir döneme yayılmış hainlikler ve karanlık yapılar ortaya çıkarılmalı ki toplum akla karayı görsün, gelecek nesiller daha güçlü bir Türkiye’ye yürüsün.”
Yazı, kamuoyunda faili meçhul cinayetler, devlet hafızası ve geçmişle yüzleşme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Yorumlar
Kalan Karakter: