1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, halkın büyük desteğiyle 10 yıl boyunca seçimleri kazanarak yönetimde kaldı. Ancak dönemin siyasi atmosferi, ordu içerisindeki rahatsızlıklar ve artan kutuplaşma, Türkiye’yi askeri müdahaleye sürükledi.
Arapça Ezan Kararı ve Gerilen Siyasi İklim
Demokrat Parti döneminde alınan bazı kararlar, özellikle de Arapça ezan yasağının kaldırılması, dönemin bazı kesimleri tarafından “Cumhuriyet ilkelerinden uzaklaşma” şeklinde değerlendirildi. Muhalefetin sertleşmesi, öğrenci olayları ve sokak gösterileriyle birlikte ülkedeki tansiyon giderek yükseldi.
1954 yılından itibaren ordu içerisinde birbirinden habersiz çeşitli gizli yapılanmaların oluşturulduğu, bu yapıların ilerleyen süreçte birleşerek darbe planını hazırladığı ifade edildi.
Üniversite Olayları ve Siyasi Kriz
1960 yılı Mayıs ayında Ankara ve İstanbul’da başlayan öğrenci olayları, ülkedeki siyasi krizi daha da derinleştirdi. 5 Mayıs’ta Ankara Kızılay’da düzenlenen protestolar sırasında Başbakan Menderes’in öğrenciler tarafından itilip kakılması dönemin hafızalarına kazındı.
Dönemin ana muhalefet lideri İsmet İnönü ise yaptığı açıklamalarda serbest seçim çağrısında bulundu. Bu süreçte Harp Okulu öğrencilerinin yürüyüşü ve artan askeri hareketlilik dikkat çekti.
Ordu 27 Mayıs Sabahı Yönetime El Koydu
27 Mayıs 1960 günü saat 04.36’da Ankara Radyosu’ndan yapılan açıklamayla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koyduğu ilan edildi. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile Başbakan Adnan Menderes gözaltına alındı.
Darbe sonrası oluşturulan Milli Birlik Komitesi’nin başına Cemal Gürsel getirildi. Ardından yeni anayasa süreci başlatıldı ve Yassıada yargılamaları başladı.
Yassıada’da Tarihe Geçen Yargılamalar
14 Ekim 1960’ta başlayan Yassıada davalarında Demokrat Parti yöneticileri yargılandı. Açılan davalarda yüzlerce sanık hakkında çeşitli cezalar talep edilirken, dönemin Başbakanı Adnan Menderes dahil birçok isim idam istemiyle mahkemeye çıkarıldı.
Yargılamalar sonunda Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan hakkında verilen idam cezaları infaz edildi. 16 Eylül 1961’de Zorlu ve Polatkan, 17 Eylül 1961’de ise Adnan Menderes idam edildi.
Türkiye demokrasi tarihinin en tartışmalı kararlarından biri olarak kabul edilen idamlar, yıllar geçmesine rağmen hafızalardaki yerini koruyor.
Erdoğan’dan Menderes ve Dönem Ailelerine Kabul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Mayıs 2026 tarihinde Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ile dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve İçişleri Bakanı Namık Gedik’in ailelerini kabul etti.
27 Mayıs darbesi ve sonrasında yaşananlar, aradan geçen 66 yıla rağmen Türkiye’de demokrasi, hukuk ve milli irade tartışmalarının en önemli dönüm noktalarından biri olmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: