“DEM Parti’de Akıl Çatışması Var”
Ersoy Dede’ye göre DEM Parti bugün bir “yön krizi”nden çok, iki farklı siyasal aklın çatışmasını yaşıyor. Bu çatışmanın sembol isimleri olarak Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Pervin Buldan öne çıkıyor.
Dede, Gülistan Kılıç Koçyiğit’in temsil ettiği çizgiyi “yıkıcı bir siyasal dil” olarak tanımlarken, bu yaklaşımın devleti köşeye sıkıştırmaya çalışan, kriz dili üzerinden ilerleyen ve müzakere alanlarını daraltan bir hat oluşturduğunu savundu. Bu dilin parti tabanında karşılık bulsa da ülke siyaseti açısından kapıları kapattığını ifade etti.
Buna karşılık Pervin Buldan’ın çizgisini daha ılımlı ve stratejik olarak niteleyen Dede, bu yaklaşımın devleti tümüyle karşısına almayan, köprüleri atmayan ve DEM Parti’yi sistem içinde denge unsuru olarak tutmaya çalışan bir siyaset sunduğunu belirtti.
Dede’ye göre Öcalan çevresinden gelen sert söylemler, DEM Parti’ye alan açmak yerine hareket alanını daraltıyor. Yazıda, “Sertlik her zaman güç değildir, bazen kontrol kaybıdır” ifadesine yer verildi.
Futbol Tartışmalarına Sert Tepki: “Bu Zorbalıktır”
Ersoy Dede yazısında futbol gündemine de değindi. Ali Koç’un, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’u tehdit ettiği yönündeki iddiaların ardından sosyal medyada başlatılan “Koç Topluluğu’nda çalışan Galatasaraylılar istifa etsin” çağrılarına sert tepki gösterdi.
Bu tür çağrıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Dede, futbol rekabetinin insanların ekmeği ve geçim kaynakları üzerinden yürütülmesini “zorbalık” olarak nitelendirdi. “Futbol tribünde kalır, ekmekle oynanmaz” diyen Dede, fanatizmin toplumsal vicdanı zedelediğini ifade etti.
Sadettin Saran Dosyası: “Hukuk Algıyla Yürümez”
Yazının bir diğer bölümünde iş insanı Sadettin Saran hakkında yürütülen soruşturmaya değinen Ersoy Dede, dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu raporuna dikkat çekti.
Dede, soruşturma dosyasına giren resmi raporda saç örneğinde pozitif bulgu bulunduğunu, buna karşılık Saran’ın özel bir laboratuvarda yaptırdığını açıkladığı testin dosyada yer almadığını belirtti. Savcılığın, özel laboratuvara ait herhangi bir bilirkişi raporunun dosyaya sunulmadığını açıkladığını hatırlattı.
Adli Tıp raporlarının hukuken bağlayıcı olduğunu vurgulayan Dede, özel testlerin ise ancak itiraz niteliği taşıyabileceğini ifade etti. “Hukuk algıyla değil, raporla yürür” diyen Dede, kamuoyunun resmi belgelere odaklanması gerektiğini savundu.
“Sessizce Alan Tutan Siyaset Daha Kalıcıdır”
Yazının genelinde Ersoy Dede, gerek siyaset gerekse toplumsal tartışmalar için ortak bir vurgu yaptı:
Daha yüksek sesin değil, daha akılcı ve dengeli bir tutumun kalıcı sonuçlar üreteceği.
Dede, “Siyaset bazen bağırarak değil, sessizce alan tutarak kazanılır” ifadeleriyle yazısını noktaladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: