DW Türkçe’nin haberine göre, Kayseri’de sahte reçete üzerinden yürütüldüğü iddia edilen ilaç dolandırıcılığına ilişkin alarm aslında yıllar öncesine dayanıyor. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji bölümünde görev yapan Dr. Sedat Tarık Fırat’ın, Şubat 2020’de kendi adına sahte reçeteler düzenlendiğini resmi dilekçeyle bildirdiği ortaya çıktı. Bu başvurunun ardından Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü eczaneleri uyarmış olsa da, olayın yıllar sonra büyük bir skandala dönüşmesi dikkat çekti.
Skandal Gastepress Röportajıyla Ortaya Çıktı
Söz konusu dosya, Eylül 2025’te Gazeteci Yusuf Ağaşe’nin kanser hastası Cafer B. ile yaptığı röportajla gün yüzüne çıktı. Akut Miyeloid Lösemi (AML) tedavisi gören hastanın, hiç kullanmadığı halde adına yüksek maliyetli kanser ilaçları reçete edildiğini açıklaması kamuoyunda şok etkisi yarattı.
Bu röportajın ardından Gastepress’in peş peşe yayımladığı haberler üzerine Aralık 2025’te Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma derinleştikçe olayın tek bir hasta ile sınırlı olmadığı, aynı hastanede tedavi gören çok sayıda kanser hastası adına sahte raporlar ve e-reçeteler düzenlendiği ortaya çıktı.
İddialara göre laboratuvar sonuçları negatif çıkan hastalara kağıt üzerinde “pozitif” tanılar konularak SGK üzerinden milyonlarca liralık ilaç temin edildi. Dosyada yer alan bulgular, kamu zararının 88 milyon TL’yi aştığını gösterdi.
“O da Ölseydi Bu Olay Ortaya Çıkmayacaktı”
DW Türkçe’ye konuşan Gazeteci Yusuf Ağaşe, skandalın boyutunu çarpıcı sözlerle anlattı. Ağaşe, adı geçen hastalardan yalnızca birinin hayatta kaldığını belirterek, “Sadece Cafer B. ayakta kaldı. O da diğerleri gibi ölseydi bu olay ortaya çıkmayacaktı” dedi.
Soruşturma dosyasına giren teknik takip kayıtları ise olayın vahametini gözler önüne serdi. Şüphelilerin, hayatını kaybeden bir hasta üzerinden daha fazla kazanç elde edemedikleri için kendi aralarında konuşmalar yaptığı iddiaları kamuoyunda büyük tepki çekti.
Operasyonlar ve Soru İşaretleri
Soruşturma kapsamında eczacılar, eczane çalışanları ve ilaç deposu görevlilerinden oluşan çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bazı şüpheliler tutuklanırken, e-imzası dosyada yer alan doktorlara yönelik herhangi bir tutuklama yapılmaması dikkat çekti.
Öte yandan olay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne de taşındı. Ancak sistemdeki denetim zafiyetlerine ilişkin verilen soru önergelerinin yanıtsız kalması, kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Kayseri’den Dünyaya Yansıyan Skandal
DW Türkçe’nin dosyası, Kayseri’de ortaya çıkan bu olayın yalnızca yerel bir usulsüzlük olmadığını; sahte ilaç, reçete suistimali ve uluslararası ilaç ticareti gibi daha geniş bir sorunun parçası olabileceğini ortaya koydu.
Gastepress’in ortaya çıkardığı ve Türkiye gündemine taşıdığı reçete skandalının, Alman basınına kadar yansıması ise dosyanın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
👉 Haberin detaylı tamamını okumak için ziyaret ediniz: tıklayabilirsiniz
Yorumlar
Kalan Karakter: