Arıkan, Amerika’nın dış politika ve askeri müdahalelerini eleştirerek şunları söyledi:
“Amerika bir ülkenin petrolüne, doğalgazına, nadir toprak elementlerine el koyabiliyor, istediği gibi askeri üsler kurabiliyor, radar istasyonları yerleştirebiliyorsa, o ülkede demokrasi var mı yok mu, kim yönetiyor, hiç önemsemiyor. Çünkü her zaman geri dönüşü maden ve petrol dolu tankerlerle hesaplıyor.”
İsrail ve Amerika’nın İran’a yönelik saldırılarını mezhepçilik veya ırkçılık çerçevesinde değerlendirmemenin önemine işaret eden Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz İran taraftarı değiliz, biz İran’la aynı taraftayız. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye ile İran arasında fark yoktur. İsrail’in arz-ı mevut hedefinde İran ne kadar hedefse Türkiye de o kadar hedeftir. Bu nedenle Türkiye’nin İran’la aynı tarafta olması gerekiyor.”
Arıkan ayrıca bölgedeki istikrarsızlığın Türkiye’ye etkilerini de vurguladı:
“Bugün mesele jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Türkiye, İran’daki savaşın olumsuz etkileriyle karşı karşıyadır. Komşularımızın iç barışı, istikrarı ve güvenliği bölgemiz için çok kıymetlidir. Lübnan’da yaşanacak bir iç savaş sadece o ülkeyle sınırlı kalmayacak, Suriye ve İran da bu sürece dahil olacaktır. Bu zincirleme reaksiyon, Amerika ve İsrail’in kışkırtmasıyla bölgemizde yeni bir mezhep savaşının kapısını açabilir.”
Son olarak, eski ABD Başkanı Donald Trump’a da seslenen Arıkan, İran’daki enerji tesislerine yönelik saldırıların ertelenmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Trump, sen kim oluyorsun, kime süre veriyorsun? Ey Trump, bu günler iyi günlerin; yakında kaçacak delik bile bulamayacaksın!”
Yorumlar
Kalan Karakter: