Demircan, İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda kurumun yangın güvenliği açısından uygun bulunmadığını, kaçış alanının bulunmadığının ve hayati risk tespit edildiğinin belirtildiğini ifade etti. Söz konusu durumun İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne de bildirildiğini dile getiren Demircan, buna rağmen kurumun haftada yedi gün faaliyet göstermeye devam ettiğini savundu.
“Soruşturma sonuçlanmadı” gerekçesiyle sürecin devam ettiğinin belirtildiğini aktaran Demircan, Bakanlık müfettişlerinin raporunun tamamlanmasının ve resmi sürecin sonuçlanmasının en iyi ihtimalle iki ay sürebileceğinin ifade edildiğini kaydetti.
Demircan açıklamasında şu soruyu yöneltti:
“Uygunsuzluk tespit edilmiş bir kurumda iki ay boyunca hiçbir geçici tedbir alınmadan beklemek nasıl açıklanabilir?”
Kurumun açılış süreci ve sahiplik yapısına ilişkin de iddialarda bulunan Demircan, resmi kayıtlarda bir il müfettişinin eşine ait göründüğünü, fiili sahiplik ve sonrasında yapılan hisse devirleriyle ilgili tespitlerin Bakanlık müfettişleri tarafından ortaya konduğunun konuşulduğunu belirtti. Geçici kapatma kararının gecikmesinin kamu vicdanını rahatsız ettiğini savundu.
Açıklamasında konunun kişisel, siyasi ya da idari bir çekişme olmadığını vurgulayan Demircan, meselenin çocukların can güvenliği olduğunu ifade etti.
Özel eğitim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin önemli bir kısmının özel gereksinimli bireyler olduğunu hatırlatan Demircan, yangın gibi acil durumlarda tahliye süresi ve güvenli alana erişimin hayati önem taşıdığını belirtti.
Demircan, “Hayati risk ortada iken geçici kapatma derhal uygulanmalıdır. İdari soruşturma ayrı bir süreçtir; can güvenliği ayrı. Beklemek sorumluluğu ortadan kaldırmaz, aksine büyütür” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda sürecin takipçisi olacağını da kamuoyuna duyurdu.
Yorumlar
Kalan Karakter: