Özdemir, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların millî birlik ve beraberliği güçlendirdiğini vurgulayarak, bu sürecin iç cepheyi daha sağlam hâle getirdiğini ifade etti. Millî birlik ve bütünlüğün pekişmesinin, dış kaynaklı ve öngörülemez gelişmelere karşı Türkiye’nin güçlü bir irade ortaya koymasını sağladığını söyledi.
Küresel ölçekte şiddet ve belirsizliğin arttığı bir döneme girildiğine dikkat çeken Özdemir, istikrarın ülkeler için hayati önem taşıdığını belirtti. Kamplaşma ve küresel paylaşım hesaplarının yoğunlaştığını dile getiren Özdemir, bu durumun istikrara ihtiyaç duyan coğrafyalar açısından ciddi riskler barındırdığını kaydetti.
Türkiye’nin tarihî ve siyasî sorumluluklarıyla aynı anda birçok coğrafyada söz sahibi bir güç hâline geldiğini ifade eden Özdemir, ülkenin Avrupa, Asya ve Afrika’da artan bir etki ve denge unsuru olduğunu söyledi. Küresel güç rekabetinde Türkiye’nin artık merkez ülkelerden biri konumuna yükselmekte olduğunu vurguladı.
Türk-İslam dünyasında birlikteliğin güçlenmesi ve yeni dönem müttefiklik anlayışının şekillenmesinde Türkiye’nin uygulamalarının olumlu sonuçlar doğurduğunu belirten Özdemir, Türkiye’nin anlaşmazlıkların çözümünde her kesim tarafından kabul gören, saygın bir aktör hâline geldiğini dile getirdi.
Özdemir, Türkiye’nin yeni bir küresel düzenin inşasında liderlik yapabilecek ülkeler arasında yer aldığını her geçen gün daha da net biçimde ortaya koyduğunu ifade ederek, “Bu nedenle Türkiye’nin yükselişi artık geri döndürülemez bir sürece girmiştir” dedi.
-
yüzyılın ikinci çeyreğine girilen bu dönemde, kaderini Türkiye ile birlikte tayin eden herkesin kazanacağını belirten Özdemir, “Bu süreç; büyümenin, huzurun ve istikrarın hâkim olacağı bir dönemi beraberinde getirecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu kararlı duruşun nihai hedef olan küresel güç Türkiye vizyonunu gerçeğe dönüştüreceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: