Toplantıda kapsamlı bir bilgilendirme sunan Cıngı, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de devam eden saldırıların büyük bir insani felakete dönüştüğünü belirtti. Saldırılarda büyük çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 71 bini aşkın sivilin hayatını kaybettiğini ifade eden Cıngı, yüzlerce gazeteci, sağlık çalışanı ve insani yardım görevlisinin de hedef alındığını vurguladı.
Ateşkes ilan edilmesine rağmen İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü dile getiren Cıngı, ateşkesin yaklaşık bin 200 kez ihlal edildiğini ve bu süreçte yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiğini kaydetti. Gazze’de şehirlerin tamamen yıkıldığını, milyonlarca insanın evsiz bırakıldığını belirten Cıngı; açlık, ilaç ve barınma yetersizliği nedeniyle sivillerin hayatını kaybettiğine dikkat çekti.
İsrail’in insani yardım girişlerini engellediğini ifade eden Cıngı, yardım konvoylarının durdurulduğunu ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamadığını söyledi. Batı Şeria ve Gazze’de yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi, yerleşimci şiddeti ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine de değinen Cıngı, yerinden edilen Filistinlilerin sayısının 2 milyonu aştığını aktardı.
Cıngı ayrıca, İsrail’in Kudüs’te bir Birleşmiş Milletler tesisini yıkmasının Cenevre Sözleşmeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğunu ifade etti. Yaşananların sıradan bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Cıngı, bunun açık bir insanlık suçu olduğunu belirtti.
Ateşkes sonrası dönemde hesap verebilirliğin sağlanması, sivillerin korunması ve uluslararası hukuka saygının tesis edilmesinin zorunlu olduğunu dile getiren Cıngı, Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasının eksiksiz uygulanması ve sivillerin korunması amacıyla geçici bir Uluslararası İstikrar Gücünün konuşlandırılması çağrısında bulundu.
Milletvekili Cıngı, Türkiye’nin Filistin halkının haklarını savunmaya ve uluslararası hukuk temelinde iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla desteklemeye devam edeceğini bir kez daha vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: