CHP Lideri Özgür Özel, 19 Mart'ın birinci yıl dönümünde Halk TV'de gazeteciler Seda Selek, Fikret Bila ve Kürşad Oğuz'un sorularını yanıtladı.
Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Özel, Gürlek’in adına kayıtlı olduğunu öne sürdüğü taşınmazlara ilişkin açıklama yapmıştı. Açıklamanın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’in iddiaları reddetmesi ve “algı operasyonu” olarak nitelendirmesine yanıt veren Özel, şunları söyledi:
“Şimdi bir iddiayı yalanlamanın basit bir yolu var. Hatta ben o kadar iddialıyım ki bu konuda; basın toplantısının sonunda da arkadaşlara dedim; Türkiye’deki tapu sorgusu yapmaya yetkili herhangi bir yerden, bütün tapu daireleri, belediye başkanlıkları, ilçe ilgili ilçe belediye başkanlığı, büyükşehir belediye başkanlıklarından ve hatta en basiti Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan bunlara bakılır. Ben ‘duydum, böyle bir tapu var’ demiyorum. Bu işlemin ID numarası diyorum. Yani bu şu demek: Nasıl ben mesela şimdi tutup da Sayın Selek’in TC numarası budur diyorsam; değilse, ‘bunlar hayal mahsulü, yalan’ demeyecek. ‘Benim TC’m bu’ diyecek veya ‘O TC başkasına ait’ diyecek. O TC’yi girdik, bakın hiçbir şey çıkmıyor, diyecek. Benim kendisiyle ilgili iddialarımdan hiçbir tanesi böyle ‘duydum, yaptım, ettim’ değil. Olunca söylüyorum. Mesela ‘yat’ meselesi; duyduğumuz bir konu ama isbata muhtaç bir konu. Ama şu ID numarası, 1 numaralı örnek; Akın Gürlek’e ait İstanbul, Kartal’da, Esentepe’de İnönü Caddesi 151D’de 10106661 ada numaralı, 551 parsel numaralı Avrupa Konutları’nda bir daire, emsal değeri de 26 milyon 250 bin lira. Bu yok, diyecek. Bu ID bana ait değil, diyecek. Bugüne kadar ben şimdi devletin elinde bu sorgunun imkânının olduğu 12 tane tapu söylemişim, dört tane de sattığını söylemişim. Evet. Bir tanesi yanlış olacaktı da bu vakte kadar beni tutacaklardı. Beyefendiye destek atan iki kişi var; o da kendine destek değil, bana husumet. Bir tanesi Süleyman Soylu, tweet’ini retweet etmiş. Hani Süleyman Soylu diyordu ya; o dedikten sonra dünya kadar AKP’liyle her türlü münasebetimiz oluyor. Hani demişti ya; ‘Bundan sonra Özgür Özel’e selam veren bizden değildir.’ Kendini dinlemeyen kimse olmadı. Akın Gürlek’e selam veren bir kendisi var. Bir de MHP’de bir genel başkan yardımcısı var, onun da kişisel husumeti var bize.
Yüksek yargı çevreleri, Ankara çalkalanıyor. İddialar, "zaten vardı, ispatlandı" diye.
(Siz bu açıklamadan sonra herhalde bir geri bildirimler aldınız, özellikle AK Parti ve MHP kanadından, iktidardan.)
Şöyle; AK Parti'deki temel duygu biz bu yükü taşıyamayız. Yargıdaki temel söylem, bunu ben biraz önce yayın öncesi sizlere de söyledim. Duyuyor musunuz? Görüyor musunuz? Ankara'da konuşuluyor. Yargı çevresindeki temel söylem, "söyleniyordu, ispatlandı".
Ortak laf böyle yalanlama olmaz. Yalanlama ne? Bunlar hayal mahsulü diyor. "Ben terörle mücadele eden bir kişiydim" diyor, ezbere bak. Ve diyor "bu beni yıpratmaya ve hedef göstermeye yöneliktir." Ya terörle mücadele eden kişi derler, ben dün akşam iftarda beraberdim. Kolunu vermiş, ayağını vermiş, evladını vermiş. Hep beraber kucaklaştık.
Hepsinin taleplerinin vücut bulduğu 18 kanun teklif var senin partin tarafından mecliste bekletiliyor. Sen terörle mücadele eden kişiye sahip çıkacaksan o sahip çıkılacak adam sen değilsin. 16 tane tapu biriktirmiş adam. Ömrü boyunca aldığı bütün maaşların 10 katına kadar daire ya da satılmış daire bulunan, daha bunun yanında ayrıca şey bundan ibaret değildir. Biz de veriyoruz. Onun verdiğinin aynısını ben de veriyorum mal beyanı olarak.
Kendimin, eşimin, kızımın varsa tapular, varsa arabalar, TL ve döviz bazındaki bütün mevduat hesapları, takı varsa takı, pırlanta varsa pırlanta, altın varsa altın gramı gramına hepsini sorar devlet.
(Mal varlığını verdik biz diyor yani bunlar yok mu?)
İşte verdiyse açıklasın mal varlığını. Bakın ben, benim mal varlığım Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, meclisin elinde, devletin elinde. Toplam ailemizde üç tane ev var; Manisa'da, İstanbul'da bir de Ankara'da. Ankara'daki de daha çok yeni alındı tadilat madilat oluyor, misafirhanede kaldım 17 yıl. Ankara'da.
İki tane araba var. Biri yani 5-6 yıllık bir araba eşimin, bir tanesi de 3 yıllık bir araba benim. Birinin değeri 1,5 milyon lira, birinin değeri 900.000 lira falan. İki tane mütevazı sokak arası dükkan var bütün Manisalılar bilir. Sağlık ocağının yanında hani eczane dışında bir işe yaramayacak, gittiğim mütevazı dükkan.
İş Bankası'nda bir hesabım var eczane. 1999'dan beri onu kullanıyoruz. Vakıfbank'tan, Halkbank'sına da gelen param belli. Mal varlığım orada. O malların her birini edinirken bu hesaptan parayla ödedik. Kuruşu kuruşuna, ellerinde incelesinler.
Şimdi Akın Bey'in mal varlığını görelim. Mal varlığı derken, benim mal varlığımdaki gibi devletin sorduğu gibi TL cinsinden mevzuat, mevduat, döviz cinsinden mevduat, bütün aileye ait olan bütün gayrimenkuller ve varsa takımaka altın maltın, hatta pahalı saat varsa bilmem ne, onu da bildirecek.
Bunların, devlet bunları istiyor. Verdiği mal varlığını bir açıklayalım, görsün. Beynin verdiğim ID'lerin olmadığını bir göstersin. Bakın, saat ben 1:30'da çıkacağım canlı yayında bütün Türkiye'nin önünde ID numarasıyla bütün hareketlerini söyleyeceğim, adres adres vereceğim. Cevap; "ben terörle mücadele ettim, beni hedef gösteriyor." Böyle bir cevap yok.
“HSK’YA GİTTİM, YEDİ BAŞVURUM BEKLİYOR”
(Akın Gürlek’in konuyu yargıya taşıyacağını söylemesiyle birlikte bunların belgeleriyle ortaya çıkıp çıkmayacağı hakkında) “Birincisi söylediği şu söz var, sondaki söylediği söz; ‘Elinde bu belgeler varsa yargıya gitseydi’ diyor. Ben gittim yargıya. İstanbul Başsavcısına karşı yargıya gitmenin yolu HSK’ya gitmektir. Hakimler ve Savcılar Kurulu’na gittim. Ben beş dedim, yedi başvurum varmış bekleyen, işlem yapmadıkları. Akın Gürlek hakkında şikayette bulunuyorum. ‘HSK, Akın Gürlek’in elinde. Bakan bir şey yapamıyor. O oluyor, bu oluyor’ diyorlardı. Ben bir açıklama yapınca koşuyor, Erdoğan ile görüşüyor AK Parti camiası ne diyor? ‘Direkt Erdoğan ile görüşüyor’ diyor. Herkesin rahatsız olduğu bir yapısı vardı. ‘Erdoğan’a zarar veriyor, şimdi bu yükü nasıl taşıyacağız?’ diyorlar. Net bir şey var. AK Partililer öyle söylüyor. Ben ne verdiğini bilmiyorum. Ama zarar verdiğini AK Partililer söylüyor. Benim gördüğüm birşey var. Bu kişi hakkında yaptığımız bütün iddialar, HSK’da bekliyordu. Bu kişiyi HSK’nın başına getirdiler şimdi Adalet Bakanı yaparak. ‘Davacı kadı olursa Allah yardımcın olsun’ demişler. Düşünebiliyor musunuz. Şimdi kadı davacı olmuş bizden. Birinci yaklaşım bu. İkincisi, bana diyor ki ‘Haydi git mahkemeye.’ O zaman ‘hodri meydan’ diyorum. Halk TV ekranlarından ‘hodri meydan’ diyorum. Eğer bu işten çekinmiyorsan… ‘Mahkemeye ver’ diyor ya, mahkemeye vereceğim kendisini. Dokunulmazlığa kaçtı ya. İki tane yol var bu dokunulmazlıktan kurtulması için. Birincisi, yargılanması için istifa etmesi, yargılanması ve göreve dönmesi lazım. İkincisi daha basit, görevinde kalabilir; 400 imza lazım. 138 tanesi bizde var. Geri kalanı da AK Parti’de var. Akın Gürlek hakkında bir soruşturma komisyonu kurulması için hatta 300 imza önce yetiyor, 400 imzayla da Yüce Divan açılıyor. Madem yargıdan kaçmıyor, madem alnı açık… Değil de haydi Anayasa Mahkemesi yargılasın onu Yüce Divan sıfatıyla. Yapacağı şu; Erdoğan’a diyecek ki ‘Ben bu yükün altında ezilemem. Özgür Özel’in iddiaları yönünden ben yargılanmak istiyorum.’ Bugün için bir bakanın yargılanabileceği yer Anayasa Mahkemesi’dir. Hodri meydan. Benim mal beyanım ellerinde. Açsınlar, döksünler. Onun mal beyanını bir görelim; açılsın, dökülsün. Örneğin bu ID mal beyanında yoksa, bu malı sattı demektir. Ama o da görünür. O zaman hesabında parasını göreceğiz kardeşim. Bu paraları bir yerlere sakladın mı? Koydun mu? Aldın mı, yaptın mı? Elimizde 450 milyon liralık edinilmiş mal ya da satılıp da alınmış parası var. Bunu göreceğiz. (Anlaşılıyor ki siz bu bilgileri tapu kayıtlarından aldınız.) Öyle, açık zaten. Numarası da bu. (Akın gürlek ‘Tapuda bunun karşılığı yok’ deyince…) Bu numara tapudaki karşılığı. Bana ‘Böyle bir işlemim olmamıştır’ diyecek. (HSK’dan bir soruşturma beklentisi içindesiniz.) Yok, bekleyemeyiz şu anda. Başkanı Akın Gürlek. Vaktiyle biz başvurduk bular için. ‘Mal beyanına bakın’ dedik. O zaman önceki Adalet Bakanı başkandı, Erdoğan üzerinden de bu gelip - gidip ‘Aman ha o dosyayı soruşturmasınlar’ diye Akın Bey baskı yapıyordu.
“EN KUVVETLİ BAĞ; SUÇLAR ÜZERİNDEN OLAN BAĞ”
(Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akın Gürlek’ten vazgeçip geçmeyeceğinin sorulması üzerine) “Akın Gürlek özel bir durum. En kuvvetli bağ, insanların birbiriyle suçları üzerinden bağlandığı bağdır. Anneyle bebeğin göbek bağından daha kuvvetli olduğu durumlar vardır. Birbirlerinden besleniyorlar, birbirlerini var ediyorlar, birbirlerine vaat ediyorlar. O Erdoğan’a yeniden Cumhurbaşkanlığı için rakibini ve rakip partisini yok etmeyi vaat ediyor. Erdoğan da ona her türlü hukuksuzluğa rağmen korunmayı vaat ediyor. O birinci vaadin işte Ekrem İmamoğlu’na iddianameyi düzenledi bilmem ne yaptı. O da gitti onu Bakan yaptı, korumaya aldı. Onun dediği herkesi Bakan Yardımcısı yaptı, boşalan yerlere aşağıdan istediklerini yaptı. Bakın memlekette iki tür adam var. Bir tanesi sizin - bizim okuduğumuz meselelere ‘Ya kardeşim böyle olur mu?’ diyen. Mesela diploma davasında şerh koyan hakimi Kahramanmaraş’a sürmeleri, ihaleye fesat karıştırma davasındaki hakimi Kahramanmaraş’a sürmeleri, Beylikdüzü davasında beştir oyalayan savcıya ‘Hadi mütaalanı ver’ deyip vermeyince karar açıklayan hakemi Diyarbakır’a sürmeleri, ahmak davasının hakimini, Ekrem Bey’i haklı gören, tak Samsun’a sürmeleri. Efendim Akın Gürlek’e hakaret davasında muhalefet şerhi yazan hakimi iş mahkemesine, ağır cezadan ya da asliye hukuktan buraya sürmeleri, asliye cezadan sürmeleri. İBB soruşturmalarına bakan mali şube müdürünü gidip de Başakşehir’e ilçe emniyet müdürü yapmaları. Ahmak davasında istinaf heyetini başka dairelere göndermeleri. Bilirkişi davasında hakimi başka mahkemeye sürmeleri. Şimdi burada sekiz tane ‘Ben talimatla iş yapmam, doğrusunu yaparım, alınan karara şerh koyarım’ diyeni darmadağın ediyor. Sonra bir mahkeme daha görülüyor dokuzuncusu. ‘Hadi bakalım muhalefet şerhi yaz.’ Böyle bir hukuk düzeni kurulmuş durumda memlekette. Bunların her birini buralara dağıtan Akın Gürlek‘in, ‘Bu istediğimiz gibi karar vermiyor dediğimizi yapmıyor, bu şerh yazdı.’ Bu ülkede bir yaz bir kış kararnamesi ile hakimlerin, savcıların yeri değişir, coğrafi güvence vardır ve çok büyük bir ahlaki sorunları, hırsızlıkları, kişisel ahlaksızlıkları gibi bir şey yoksa yerlerinin değiştirilmeyeceği garantisi vardır. Bırakın yaz ve kış kararnamesini, bu arkadaşlar sadece mahkemede bir karara şerh düşmüş diye, ‘Ya bu doğru değil ben aksi düşünüyorum’ demiş diye sürülüyor bu arkadaşlar. Üç gün sonra, beş gün sonra, yedi gün sonra.”
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK
Gürlek'in "elinde belge varsa yargıya gitsin" çağrısına da "hodri meydan" diyerek karşılık veren Özel, partisinin avukatları tarafından hazırlanan suç duyurusunun yarın sabah saat 09.05 itibarıyla UYAP sistemine yüklenerek suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: