Boulanger, müşterilerine "restoratif" yani güç verici et suları ve çorbalar satıyordu. Kapısına Latince bir ifade asmıştı: "Yorgun mideye güç veren yiyecekler burada bulunur." Fransızca "restaurant" kelimesi de zaten "yeniden güçlendirmek, restore etmek" anlamına gelen "restaurer" fiilinden gelir.
Ondan önce insanlar dışarıda yemek yemiyor muydu?
Aslında yiyordu. Restoranlardan çok önce:
- Antik Roma'da sokak yemekçileri ve hanlar vardı.
- Antik Yunan'da meyhaneler ve yiyecek satan dükkânlar bulunuyordu.
- Çin'de özellikle Kaifeng ve Hangzhou gibi büyük şehirlerde 11. ve 12. yüzyıllarda menülü yemek evleri vardı.
- Osmanlı'da aşevleri, imarethaneler, hanlar ve esnaf lokantalarının öncüleri sayılabilecek kebapçılar bulunuyordu.
Ancak bunların çoğunda müşteriler aynı yemeği yer, ortak masalarda oturur veya konaklama hizmetiyle birlikte yemek alırlardı.
Modern restoranı farklı yapan neydi?
Modern restoran kavramını ortaya çıkaran özellikler şunlardı:
- Müşterinin istediği zaman gelmesi,
- Menüden istediği yemeği seçmesi,
- Ayrı masalarda oturması,
- Hesabını bireysel olarak ödemesi.
Bu sistem özellikle Fransız Devrimi sonrasında hızla yayıldı. Devrimle birlikte aristokratların özel aşçıları işsiz kalınca halka hizmet veren restoranlar açmaya başladılar.
Dünyanın ilk ücretli yemek satışı ne kadar eski?
Ücret karşılığı yemek satışı ise çok daha eskiye gider. Arkeologlar, yaklaşık 4.000 yıl önce Mezopotamya şehirlerinde yolculara ve işçilere yemek satan dükkânların bulunduğunu düşünüyor. Antik Roma'daki "thermopolium" adı verilen sıcak yemek dükkânları da bugünkü fast-food işletmelerine oldukça benziyordu.
Kısacası, para karşılığı yemek satışı yaklaşık 4 bin yıllık bir geçmişe sahip olsa da, bugün bildiğimiz menülü ve masalı restoran kültürü 1765 yılında Paris'te doğmuş ve daha sonra tüm dünyaya yayılmıştır.




Yorumlar
Kalan Karakter: