Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuşuyor.
Erdoğan'ın konuşması öncesinde kendisini toplantı salonu öncesinde kendisini bekleyenler arasında milletvekilleriyle birlikte beyaz tülbentli kadınlarla da yer aldı.
Erdoğan, sosyal medyada bir kişi tarafından hedef alınan AK Parti'li Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'le telefonda görmüş ve Güneş'e "Çarşamba günü 100 bayanla grup toplantımıza geliyorsun. Bembeyaz geliyorsun" demişti.
Erdoğan’ın davetiyle Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e destek vermek için Eskişehir'den Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelen beyaz tülbentli 100 kadınlar toplantı salonunda yerlerini aldı.
"KADINLARA PARMAK SALLAYANLAR..."
Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle:
"Bir asır önce İstiklal Harbimizde olduğu gibi beyaz örtmelerini giyerek Eskişehir Mihalgazi’den grup salonumuzu teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş ile birlikte tüm hanım arkadaşlarımıza, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini bugün burada bir kez daha gösterdikleri için şükranlarımı sunuyorum.28 Şubat artığı kibirli alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Bu ülkede yasakçı zihniyete göz yummadık, yummayacağız. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız.
Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye; 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum.
Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemali hürmetle selamlıyorum.
'SURİYE' GÜNDEMİ: TÜRKİYE İZİN VERMEYECEK
En küçük hatanın vahim sonuçlar doğuracağı bu dönemde yasama ve yürütme görevini layıkıyla yürütmeye gayret ediyoruz. Dünyada tabiri caiz ise bir Türkiye rüzgarı esiyor. Komşumuz Suriye'nin 14 yıldır hasretini çektiği huzura barışa süratle kavuşması en büyük temennimizdir. Suriye'ye vicdan merciinden bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir. Suriye halkı her şeyin en iyisine layıktır. Tek ordu tek devlet tek Suriye'nin titizlikle uygulanmasını çok önemsiyoruz. Taraflar süreci zehirlememeli. Suriye'de tavrımız nettir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının uygulanmasını önemsiyoruz. Suriye'deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Suriye'de yeniden yeşeren umutlar bir daha kara kışa dönmeyecektir. Türkiye buna izin vermeyecektir.
Suriye'nin huzura kavuşması arzumuz. Bizim Suriye meselesindeki tavrımız ilk günden beri nettir. Orada akan kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en güzeline layıktır. Artık Suriye'nin kaynaklarının Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir.
Değerli kardeşlerim, buradan hem ülkemiz içinde hem dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bugün bir kez daha seslenmek istiyorum. Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında değildir. Tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz. Barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar, Dera’lı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.
CHP YİNE HEDEF
Ancak bu mübarek günlerde milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koç başlığını ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl bir milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurunda değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi.
Son kepazelikleri ile birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari siyasi üslup benimsesin. Hakaret etmeden, mikrofonu yumruklamadan da siyaset yapılabilir. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonu ile siyasetçilik oynamaktan vazgeç. CHP'de gelen gideni aratır gerçeği değişmiyor. Lafa gelince üslup sorunu var sanıyorduk ama sorun bizatihi üslubuymuş. Beyefendi günlük hayatta da seviyesiz kelimeler kullanıyormuş. Ne kendisini ne CHP'yi yönetebiliyor. Millet dizi izlemeyi bıraktı, çay çekirdek ile CHP skandallarını izliyor. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP'de gelen gideni aratır gerçeği asla ve asla değişmiyor."
Yorumlar
Kalan Karakter: