Mahkeme kararında, İmamoğlu’nun üniversiteye yatay geçiş sürecinde bilinçli, sistemli ve organize bir şekilde hareket edildiğine dair bilgi, belge ve tespitlerin bulunduğu ifade edildi. Kararda, söz konusu süreçte ağır ve açık hukuka aykırılıkların yer aldığı, bu nedenle davacının iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği belirtildi.
“Hayatın olağan akışına aykırı”
Mahkeme, yatay geçiş sürecindeki ciddi hukuki sakatlıkların İmamoğlu tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca yatay geçiş sonrasında dahi idareyi bilgilendirme konusunda gösterilmesi gereken özenin yerine getirilmediği vurgulandı.
Kararda, yatay geçiş işlemi ve bu işleme dayalı olarak elde edilen mezuniyet ve diplomanın iptaline ilişkin İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kaydedildi.
Yetki ve tebligat itirazları reddedildi
Mahkeme, üniversite yönetim kurulunun fakülte yönetim kurulu kararlarına yapılan itirazları inceleyerek kesin karara bağlama yetkisine sahip olduğunu belirtti. Bu kapsamda, yatay geçiş işlemini gerçekleştiren İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’nun münhasır yetkili olmadığı ifade edildi.
Usulsüz tebligat iddialarına da değinilen kararda, bu durumun dava konusu işlemi sakatlamayacağı, yalnızca dava açma süresini etkileyeceği ancak davanın zaten 6 Mayıs 2025 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacının hak kaybına uğramadığı belirtildi.
İstinaf yolu açık
İstanbul 5. İdare Mahkemesi, tüm bu gerekçelerle davanın oy birliğiyle reddine karar verdi. Karara karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık bulunuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: