Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yıllardır dile getirilen iddialar, savcılık dosyasına giren yeni bilgilerle tamamen farklı bir boyut kazandı. 2022 yılında aile avukatının ofisine bırakılan isimsiz not, 2025’te ortaya çıkan “Şubat” kod adlı gizli tanığın çarpıcı ifadeleri ve sonrasında yapılan teknik incelemeler, dosyayı sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıkararak cinayet, cesedin gizlenmesi ve delil karartma şüphesi eksenine taşıdı.
BİR NOT, BİR TANIK
ARAÇ HAREKETLERİ DOSYADA
İhbar notunun ardından dosyaya giren teknik veriler kapsamında, Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı araca ait PTS kayıtları incelendi. Kayıtlarda aracın gece saatlerinde sosyal alanlardan uzak, dağlık ve ıssız bölgelerden geçtiği ve bu hareketliliğin dikkat çekici olduğu görüldü.
Ayrıca araçta Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Umut Altaş’ın yolcu koltuğunda bulunduğu bazı kayıtlar yer alırken, bazı geçişlerde araçta yer almadığının görülmesi dikkatleri artırdı. Dosyada yer alan bu hareketliliğin sıradan bir gece trafiğiyle açıklanamayacağı değerlendirildi. Altaş’ın aile bireylerinin gözaltına alındığı, uzun süredir ABD’den dönmeyen Altaş hakkında ise yakalama ve kırmızı bülten sürecinin başlatıldığı öğrenildi.
İŞTE GÜLİSTAN DOKU’NUN ERKEK ARKADAŞI İLE YAPTIĞI SON KONUŞMA
Gülistan Doku: Korkuyorum sadece
Zeynal Abarakov: Yurda geç. Yoksa kubanın yanına
Gülistan: Benden nefret ediyorsun
Zeynal Abarakov: Ben çok seviyorum seni
Gülistan: Konuşmuyorsun dimi
Zeynal Abarakov: Yurda geç. Yoksa Kubanın yanına. Bunu yapmadın zmn kadar. Ben de konuşma
Gülistan: Zaman yok artık bizim için. Bitti zaman
Zeynal Abarakov: Herkes arıyor. Seni soruyor
GİZLİ TANIK “ŞUBAT” DOSYAYI SARSTI
Soruşturmada en sarsıcı gelişme ise 2025 yılında yaşandı. Kimliğini gizli tutmak isteyen bir kişi JASAT’a başvurarak Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü açıkça ifade etti ve olayla ilgili çarpıcı detaylar paylaştı.
Gizli tanık, olay günü Doku’nun köprü civarından alındığını ve sonrasında yaşananlara ilişkin ayrıntılı bilgiler verdi. Tanık, cesedin bulunma ihtimali nedeniyle birden fazla kez yerinin değiştirildiğini öne sürdü. Verilen tarif üzerine yapılan yer altı taramalarında, mezar görünümünde şüpheli bir boşluk tespit edildi.
CESEDİN YERİ Mİ DEĞİŞTİRİLDİ?
Savcılık kaynaklarına göre bu bulgular, cesedin yer değiştirdiği iddiasını güçlendirdi. Teknik veriler ile tanık anlatımlarının örtüşmesi, soruşturmada yeni bir aşamaya geçildiğinin işareti olarak değerlendirildi. Belirlenen diğer noktalarda da yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı çalışmaları yapıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: