Son dönemde gündeme gelen hantavirüs vakaları kamuoyunda endişe yarattı. Hantavirüs pandemi riski taşıyor mu? Hantavirüs belirtileri neler? Hantavirüs sebebiyle maske zorunlu olur mu? Hantavirüs nasıl bulaşıyor? Prof. Dr. Mehmet Ceyhan virüsle ilgili merak edilenleri yanıtladı.
MYNET'e açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan son dönemde hantavirüs haberlerinin artmasının ardından virüsün salgına dönüşme ihtimalinin sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda dünyanın hiçbir yerinde hanta virüsün bir salgına dönüşme ihtimali bulunmamaktadır. Bir virüsün salgın (pandemi) oluşturabilmesi için bulaştırıcılığının çok yüksek olması gerekir; ancak hantavirüs son derece yavaş bulaşan bir virüstür. Türkiye, Avrupa ve Asya’da görülen hanta virüs tipleri insandan insana bulaşmaz. Sadece Güney Amerika’da (Arjantin ve Şili gibi) görülen ‘Andes’ tipi insandan insana bulaşabilir, ancak bu da çok yakın ve uzun süreli temas gerektirir. Aile üyelerine çok yakın çalışma arkadaşlarına falan bulaşabilir."
Belirtiler bölgelere göre değişiyor
Hantavirüs belirtilerinin görüldüğü bölgeye göre farklılık gösterdiğini belirten Ceyhan, hastalığın iki ana gruba ayrıldığını söyledi.
Amerika Kıtası tipi: "Daha çok solunum sistemini etkiler. Zatürre, solunum yetmezliği ve ardından kalp yetmezliği gelişir. Bu tipte ölüm oranı %40 gibi oldukça yüksek bir seviyededir."
Türkiye, Asya ve Avrupa tipi: "Bu tip virüs, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile aynı aileden gelir ve benzer bir tablo oluşturur. "Hemorajik Ateş Böbrek Yetmezliği Sendromu" olarak adlandırılır. İlk başta ateş, kırgınlık, kas ve baş ağrısı gibi genel belirtilerle başlar ancak sonrasında böbrek yetmezliği gelişir. Hastalar genellikle bu böbrek yetmezliği nedeniyle kaybedilir."
Covid-19 dönemindeki gibi maske zorunluluğu olur mu?
Koronavirüs dönemindekine benzer bir maske zorunluluğu veya geniş çaplı pandemi yaşanmasının söz konusu olmadığını ifade eden Ceyhan, "Hayır, böyle bir durum söz konusu değildir. Pandemi oluşması için virüsün insandan insana çok kolay bulaşması ve dış ortamda uzun süre canlı kalabilmesi gerekir. Hantavirüs bu özellikleri taşımamaktadır. Gelecekte mutlaka bir pandemi olacaktır aynen deprem gibi kaçınamazsınız fakat bunun hantavirüsten değil, yine grip veya koronavirüs türevlerinden kaynaklanabilir" dedi.
Virüs nasıl bulaşıyor?
Virüsün temel bulaş kaynağının kemirgenler olduğunu belirten Ceyhan, "Virüs temel olarak kemirgenler (fareler vb.) aracılığıyla bulaşır. Bir kemirgenin ısırması veya kemirgen atıklarının (idrar, dışkı, salya) bulunduğu yerlerdeki tozların solunması yoluyla insana geçer. Koronavirüs gibi asansörde karşılaşmakla veya basit temasla bulaşmaz; bulaşması için çok yakın ve uzun süreli temas gereklidir" dedi.
Temizlikte süpürge uyarısı
Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Ceyhan, özellikle farelerin bulunabileceği alanlarda yapılan temizliğe dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
"Farelerin bulunabileceği gıda ambarı, depo veya evinizde olabilir bu gibi yerlerde temizlik yaparken yerler kesinlikle süpürülmemelidir. Süpürmek, yerdeki atıkların havaya karışmasına ve solunmasına neden olur. Bunun yerine ortam dezenfektan sıkılarak nemlendirilmeli veya ultraviyole ışıkla temizlenmelidir" diyen Ceyhan, bu tür alanlarda maske ve eldiven kullanılmasının önemine dikkat çekti.
Kapalı ve karanlık ortamlar daha riskli
Hantavirüsün dış ortamda uzun süre dayanıklı olmadığını belirten Ceyhan, "Hanta virüs oda sıcaklığında yaklaşık 2-3 gün yaşayabilir. Ancak ultraviyole ışınlarına (güneş ışığı vb.) karşı çok dayanıksızdır ve dışarıda birkaç saat içinde ölür. Kapalı ve karanlık ortamlardaki gıda stokları bu anlamda daha risklidir" ifadelerini kullandı.
Günlük hayatta korunmak için neler yapılmalı?
Ceyhan, "Sadece hantavirüs için değil, genel enfeksiyon risklerine karşı el hijyeni (su, sabun veya dezenfektan kullanımı) en önemli korunma yöntemidir" dedi.
Türkiye'de durum nedir ve ölüm orankarı ne düzeydedir?
Türkiye’de hantavirüsün ilk kez 2009 yılında görüldüğünü aktaran Ceyhan, bugüne kadar yaklaşık 250 vaka bildirildiğini söyledi.
Türkiye’de görülen tipin ölüm oranının Amerika’daki tipe göre daha düşük olduğunu belirten Ceyhan, "Türkiye'de hantavirüs ilk kez 2009 yılında görülmüştür ve o tarihten bu yana yaklaşık 250 vaka bildirilmiştir. Türkiye'de görülen tipin öldürücülük oranı Amerika'dakine göre çok daha düşüktür. Amerika'da %40 olan ölüm oranı, Avrupa'da %5-15, Türkiye'de ise %5 civarındadır. Uzman, bu durumun bir salgın riski taşımadığını vurgulamaktadır" dedi.
Kaynak: MYNET
Yorumlar
Kalan Karakter: