Halk arasında “Akdeniz anemisi” olarak bilinen talaseminin genetik ve kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu ifade eden Başdemir, hastalığın kemik iliğinin kırmızı kan üretmemesi nedeniyle ortaya çıktığını söyledi. Talasemili hastaların yaşamları boyunca düzenli olarak kan almak zorunda kaldığını belirten Başdemir, hastalığın hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.
Kayseri’nin Sağlık Bakanlığı tarafından talasemi taşıyıcılığı açısından riskli bölge ilan edildiğini hatırlatan Başdemir, evlilik öncesi talasemi testlerinin zorunlu olarak yapıldığını belirtti. Uzun yıllardır lise düzeyindeki okullarda gençlere yönelik bilgilendirme çalışmaları yürüttüklerini kaydeden Başdemir, özellikle kan değerleri düşük çıkan bireylerin mutlaka talasemi testi yaptırması gerektiğini söyledi.
“Talaseminin tek tedavi yolu ilik naklidir” diyen Başdemir, hastaların hem maddi hem de manevi olarak büyük zorluklarla mücadele ettiğini ifade etti. Kayseri’de yaklaşık 280 talasemi hastasının bulunduğunu açıklayan Başdemir, nüfusun yaklaşık yüzde 4’ünün ise taşıyıcı olduğunu dile getirdi.
8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında farkındalık çalışmalarını 15 Mayıs’a kadar sürdüreceklerini belirten Başdemir, şu ifadeleri kullandı:
“Bazı talasemili çocuklarımız ihtiyaç duydukları kanı bulmakta zorlanıyor. Kayseri’de çok şükür böyle bir sıkıntı yok ancak Adana, Hatay, Antalya, Muğla, Denizli ve İzmir bölgelerinde ciddi kan ihtiyacı bulunuyor. Ayrıca hekim eksiklikleri de yaşanıyor. Bu farkındalık gününde bu sorunların çözülmesini istiyoruz.”
Gönüllü vatandaşlara da çağrıda bulunan Başdemir, sağlıklı her bireyin kan bağışçısı ya da ilik donörü olabileceğini belirterek, vatandaşların talasemi hastalarına maddi ve manevi destek vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: