İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen **“Sosyal Medyada Sorumluluk, Özgürlük ve Güvenlik Paneli”**nde konuşan Duran, bireylerin artık yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sürekli işleyen bir dijital hayata da sahip olduğunu ifade etti. Dijital platformların kişisel verileri toplayarak bireyler hakkında işlem yaptığını belirten Duran, “İki paralel hayat yaşıyoruz. Bu nedenle özgürlük ve güvenlik dengesinin ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerekiyor” dedi.
“Dijital Mecralar Yeni Risk Alanları Oluşturuyor”
Duran, dijitalleşmenin ve yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojilerin hayatı kolaylaştırdığını ancak bunun beraberinde mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon, toplumsal kutuplaşma ve veri güvenliği gibi ciddi riskler getirdiğini vurguladı. Sosyal medyanın sınırsız bir alan gibi görülmemesi gerektiğini söyleyen Duran, bu alanın etik kurallara ve düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Gençler açısından sosyal medyanın “tek tipleştirici” bir yapıya dönüşme riski taşıdığına işaret eden Duran, algoritmaların bilgi, kanaat ve yaşam tarzlarını yönlendirdiğini belirtti.
“Bu Alanların Bir Etiğe İhtiyacı Var”
Dijital dünyanın hız, sınırsızlık ve kontrolsüzlük gibi unsurlarla anıldığını söyleyen Duran, sosyal medya ve yapay zekânın etik boyutunun mutlaka ele alınması gerektiğini dile getirdi. Dezenformasyon, nefret söylemi, cinsiyetçilik, teşhircilik ve çocukların ruhsal gelişimine zarar verebilecek içeriklere karşı ortak ilkelerde uzlaşılması gerektiğini belirtti.
Dijital Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Uyarısı
Duran, dijital bağımlılığın yalnızca “dijital detoks” ile çözülemeyeceğini, sosyal medyanın sunduğu “yapay mutluluk” algısının gençlerde yetersizlik duygusu, anksiyete ve depresyonu beslediğini söyledi. Sürekli kaydırılan ekranlar ve kısa videoların dopamin temelli bir bağımlılık oluşturduğunu vurgulayan Duran, bunun zihinsel yorgunluk ve ruhsal kırılganlıklara yol açtığını ifade etti.
“Zararlı İçerikler ve Sanal Kumar Tehlikesi”
Çevrimiçi oyunlar ve görsel paylaşım platformlarının zararlı içeriklere erişimi kolaylaştırdığına dikkat çeken Duran, sanal bahis ve kumar içeriklerinin ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini belirtti. Bu tür içeriklerin yalnızca bireyleri değil, aileleri ve sosyal yapıyı da olumsuz etkilediğini söyledi.
“Dijital Dünyayı Biz Yönetmeliyiz”
Duran, dijital dünyadan kopmanın mümkün olmadığını ancak bu alanın kontrolünün bireylerde ve toplumda olması gerektiğini vurguladı. Devlet kurumları, aileler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve dijital platformların ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de Yasal Düzenlemeler ve Yeni Adımlar
Türkiye’de 5651 sayılı İnternet Kanunu ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun kullanıcıları koruduğunu hatırlatan Duran, çocuklara yönelik ayrı hizmetler, reklam şeffaflığı ve veri güvenliği yükümlülüklerinin yürürlükte olduğunu belirtti. Ancak teknolojinin hızla gelişmesi nedeniyle yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Duran, TBMM’de kabul edilen “Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler” taslak raporunun bu alanda önemli bir adım olduğunu ifade ederek, İletişim Başkanlığı olarak medya okuryazarlığı ve dijital farkındalık çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.
Yorumlar
Kalan Karakter: