Demircan’ın iddiasına göre, taslak sözleşmenin 14/d maddesinde, şirkete yönelik eleştiri, söz ya da paylaşımda bulunan üreticilerle ve aile kotasına dahil aile bireyleriyle ilerleyen yıllarda sözleşme yapılmayacağına ilişkin bir ifade yer alıyor.
Bu durumun “suçun şahsiliği” ilkesine aykırı olduğunu savunan Demircan, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir kişi şirkete hakaret etmişse hukuki yol bellidir. Gidersiniz savcılığa suç duyurusunda bulunursunuz, dava açarsınız. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Ancak bir kişinin söz ve davranışı nedeniyle ailesinin kotasını kesmek ya da ileriki yıllarda sözleşme yapmamakla tehdit etmek kabul edilemez.”
Hukukta sorumluluğun kişisel olduğunu vurgulayan Demircan, bir kişinin eşi, kardeşi ya da akrabasının başkasının beyanı nedeniyle cezalandırılamayacağını belirterek, bu yaklaşımın “kolektif cezalandırma” anlamına geleceğini ifade etti.
Sözleşme serbestisinin bulunduğunu ancak ekonomik gücün baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiğini dile getiren Demircan, söz konusu maddenin çiftçiler üzerinde caydırıcı ve korkutucu bir etki oluşturabileceğini savundu.
Demircan, eleştirilere hukuki yollarla cevap verilmesi gerektiğini belirterek, aile bireyleri üzerinden yaptırım uygulanmasının doğru olmadığını kaydetti.
Yorumlar
Kalan Karakter: