İlaç firmasında mümessil olarak çalıştığını belirten şikâyetçi, uzun yıllardır tanıdığı kişiler tarafından yüksek kazanç vaadiyle ilaç ticaretine ortak edilmeye çalışıldığını öne sürdü. Şikâyet dilekçesinde, yıllar içerisinde peyderpey yüklü miktarda nakit para teslim edildiği, elde edildiği söylenen kârların ise sürekli sistem içinde tutulduğu iddia edildi.
Şikâyetçi, bir süre sonra yapılan ticaretin usulsüz ve devlet denetimi dışında yürütülen uluslararası ilaç ticareti olduğunu öğrendiğini öne sürerek sistemden ayrılmak istediğini belirtti. Ancak bu talebin ardından parasının inkâr edildiğini ve ağır tehditlere maruz kaldığını savundu.
Dilekçede, kendisine ve ailesine yönelik ölüm tehdidinde bulunulduğu, psikolojik baskı uygulandığı ve aile düzeninin bozulmasına neden olacak girişimlerde bulunulduğu da yer aldı.
Şikâyette en dikkat çeken bölüm ise pahalı ve ithal onkoloji ilaçlarının farklı şehirlerdeki eczane ve özel hastanelerden toplanarak yurt dışına çıkarıldığı yönündeki iddialar oldu. Bu ticaretten büyük gelir elde edildiği ve bu gelirlerle çeşitli taşınmazlar ile şirketler edinildiği ileri sürüldü.
Savcılığa sunulan dilekçede, şüpheliler hakkında dolandırıcılık, tehdit, hakaret ve ilaç kaçakçılığı suçlarından soruşturma başlatılması talep edildi. Olayla ilgili resmi makamların nasıl bir süreç yürüteceği merak konusu oldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: