Tmolos Yayınevi yetkilileri Alişer Avcı ve Kubilay Altuntaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma; sıradan bir tanışma toplantısının çok ötesine geçerek, kelimenin sorumluluğunu, kalemin ahlakını ve yayınevleri ile yazarlar arasındaki yapısal sorunları masaya yatıran samimi bir edebiyat meclisine dönüştü.
“Bu Bir Çay Molası Değil, Edebiyatın Kendisi”
Tmolos Yayınevi yetkilileri yaptıkları açıklamada, Adana’da yaşayan yazarların görüş ve eleştirilerini son derece kıymetli bulduklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Yazarlarımızla yalnızca bir çay molası değil; kelimenin, kalemin ve dostluğun çoğaldığı anlamlı bir paylaşım yaşadık. Edebiyatın iyileştirici gücünü, yüz yüze fikir alışverişinin zenginliğini hep birlikte deneyimledik. Bizleri ziyaret ederek düşünceleriyle katkı sunan tüm yazar dostlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Yazarlarımızın dile getirdiği talepleri ve eleştirileri yayınevimizin yayın politikalarında mutlaka dikkate alacağız.”
Bu sözler, yayınevleriyle yazarlar arasındaki ilişkinin yalnızca sözleşmelere değil, karşılıklı anlayış ve nitelikli iletişime dayanması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Yazarların Ortak Sesi: “Edebiyat Ciddiyet İster”
Toplantıda söz alan Adanalı yazarlar ise edebiyat dünyasında giderek artan yüzeyselliğe dikkat çekti. “Edebiyat yapmak” söyleminin, içi doldurulmamış cümlelerle, samimiyetten uzak bir vitrin çabasına dönüştürülmesini eleştiren yazarlar; gerçek edebiyatın emek, sabır ve nitelikli editoryal süreç gerektirdiğini vurguladı.
-Yazarlar özellikle şu sorunların altını çizdi:
-Yayınevlerinde alanında yetkin, donanımlı editör eksikliği
-Metnin ruhunu anlayacak editoryal yaklaşımın yerine, hızlı ve yüzeysel baskı kaygısı
-Yazarın yayınevine kadar gelmesine rağmen yaşadığı iletişim kopuklukları
-Eserin okurla buluşma sürecinde tanıtım ve dağıtım sorunları
-Kitap kapak tasarımları hakkında kadife niteliğinde düşünceler
Bir yazarın sözleri toplantının ruhunu özetler nitelikteydi
“Bir metin yalnızca basılmak için yazılmaz. Metnin hakkını verecek bir editör, metni büyütecek bir yayınevi ve sabırla bekleyen bir okur gerekir. Aksi halde kitap çoğalır ama edebiyat eksilir.”
Okurun Beklentisi de masadaydı
Buluşmada yalnızca yazarların değil, okurun beklentileri de konuşuldu. Günümüz okurunun artık slogan cümleler, hızlı tüketilen metinler yerine; derinliği olan, dili güçlü, hayatla bağ kuran eserler aradığını dile getiren katılımcılar, yayınevlerinin bu beklentiyi doğru okuması gerektiğini ifade etti.
Edebiyatın bir “ürün” değil, kültürel bir sorumluluk olduğunun altı çizilirken; Adana gibi çok katmanlı bir kentten çıkan edebi metinlerin, yerelliğini koruyarak evrensel bir dile ulaşmasının mümkün olduğu vurgulandı.
Adana’da Edebiyat Yaşıyor, Konuşuluyor, Tartışılıyor
Tmolos Yayınevi’nde gerçekleşen bu buluşma, Adana’da edebiyatın yalnızca yazılan değil; konuşulan, sorgulanan ve birlikte inşa edilen bir alan olduğunu bir kez daha gösterdi. Kent yazarlarının bir araya gelerek sorunlarını açıkça dile getirmesi, yayınevinin bu eleştirilere kulak vermesi ise edebiyat dünyası adına umut verici bir tablo ortaya koydu. Bu buluşma, edebiyatın hâlâ iyileştirici, birleştirici ve hakikati arayan bir güç olduğunu hatırlatan önemli bir adım olarak hafızalarda yerini aldı.
Tmolos molos Yayınevinde Ali Şelçuk Zafer Doruk, Adnan Gül, Şahin Taş , Halit Gökmen, Halil Kırık, Yaşar Erkmen, Durmuş Sığırcı, Muzaffer Özen, Haydar Çağlar, Yusuf Budak, Remzi Yıldırım ve Bünyamin Deniz Kıraç katıldılar.
Toplantı günün anısına toplu fotoğraf çekimi sonrası 14 Şubat Öykü günü Tmolos resmi açılışı için 14 Şubat öyle saatlerinde buluşmak üzere sona erdi.
HABER Remzi Yıldırım gastepress Adana
Yorumlar
Kalan Karakter: