Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, savcılığın sanığın mal varlığına tedbir konulması yönündeki talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Duruşmada savunma yapan M.A., hakkında devam eden yargılamaya ek olarak yeni bir iddianame hazırlandığını ve bu iddianamede “suçtan elde edilen geliri aklama” suçlamasının yer aldığını belirtti. Ortada herhangi bir suç bulunmadığını savunan M.A., maaşıyla edindiği mal varlığının suçtan elde edilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını öne sürdü.
İddianamede yer alan mal varlığına ilişkin konular nedeniyle 2014 yılında yargılandığını ve beraat ettiğini hatırlatan M.A., “Maaşımla elde ettiğim şeyler nasıl suçtan elde edilmiş gelir olur?” ifadelerini kullandı. Sahip olduğu tüm mal varlığının mal bildirimlerinde yer aldığını belirten M.A., yargılandığı davanın Yargıtay’da da birçok dosyaya konu edildiğini kaydetti.
“30 Yıldan Fazla Emeğim İddianame Konusu Yapılamaz”
İddianameyi hazırlayan savcının etki altında kalmış olabileceğini iddia eden M.A., iddianamenin gerçeklikten ve ciddiyetten uzak olduğunu savunarak, “Bu bana karşı açık bir hakarettir. 30 yıldan fazla emeğim iddianame konusu yapılamaz” dedi.
Duruşmada savcı, M.A.’nın mal varlığına tedbir konulmasını talep etti. Sanık avukatı ise iddianamede müsadere talebinin bulunmadığını, buna rağmen duruşma savcısının bu yöndeki talebinin iddianamenin kapsamını genişletme anlamına geldiğini savundu. Avukat ayrıca, raporun net olmadığını ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesi kapsamında somut delillere dayalı kuvvetli şüphenin oluşmadığını belirterek talebin reddini istedi.
Mahkeme heyeti, savcılığın mal varlığına tedbir konulması talebini reddederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: