Özdemir, Yunanistan'ın Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'de Lozan ve Paris Antlaşmaları'nı hiçe sayan provokatif adımlar attığını öne sürerek, Batı Trakya Türklerinin Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan haklarının da ihlal edildiğini ifade etti.
Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerinin kendi müftülerini seçme hakkını yok sayarak sözde müftü atadığını belirten Özdemir, 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe Çınar Camii'nde yaşanan olayların ardından dini temsil iradesi ve cemaat haklarına yönelik baskıların arttığını savundu.
"Sessiz kalınması düşünülemez"
Atina yönetiminin Batı Trakya'da yaşayan Türkleri hedef alan uygulamalarının sistematik hale geldiğini dile getiren Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
"Batı Trakya'da kirli uygulamalarına bir yenisini daha ekleyen Atina yönetiminin bölgede yaşayan soydaşlarımızı hedef alan uygulamalarının sistematik bir boyut kazanmış olması endişe vericidir. Bu girişimler karşısında ise sessiz kalınması asla düşünülemez. Türkiye, Batı Trakya Türklerinin hak ve menfaatlerinin yanındadır ve kendilerinin garantörüdür. Soydaşlarımızı hedef alan tüm hukuksuz girişimler dikkatle takip edildiği gibi hassasiyetle de mukabilinde bulunulacaktır."
İsrail ve Balkanlar değerlendirmesi
Açıklamasında İsrail ve Balkanlar'daki gelişmelere de değinen Özdemir, İsrail'in Yunanistan'ı kışkırttığını ve Bosna Hersek ile Arnavutluk üzerinden Balkan coğrafyasında istikrarsızlık oluşturmayı hedeflediğini iddia etti.
Türkiye'nin müttefik ülkelerle güçlü ilişkiler geliştirdiğini belirten Özdemir, İsrail'in Balkanlar'daki girişimlerinin sonuçsuz kalacağını savunarak, "İsrail, Türkiye ile boy ölçüşebilecek bir ülke değildir. Sineklerde kartallara meydan okuyabilecek mecal yoktur. Bu sebeple kuru gürültü ve mide bulandırmaktan başka varabilecekleri bir sonuç bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: