Cemiyet binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Kösedağ, 10 Ocak’ın bir kutlama gününden çok, mesleğin yaşadığı sorunların hatırlandığı bir gün haline geldiğini belirtti. Gazeteciliğin emeğin, fedakârlığın ve kamu adına denetim yapma sorumluluğunun simgesi olduğunu vurgulayan Kösedağ, doğru bilginin halka ulaştırılmasının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti.
Gazetecilerin ciddi zorluklarla mücadele ettiğini dile getiren Kösedağ, “Bugün gazeteciler ekonomik güvencesizlikten mesleki itibarsızlaştırmaya, sosyal medya kirliliğinden hukuki belirsizliklere kadar pek çok sorunla karşı karşıyadır” dedi.
Meslek kimliğinin aşındırılmasının en büyük problemlerden biri olduğunu kaydeden Kösedağ, gazeteciliğin herkesin kolaylıkla “gazeteciyim” diyebildiği bir alana dönüştürüldüğünü belirtti. Sosyal medyada etik süzgeçten geçmeyen, teyide dayanmayan ve çoğu zaman algı ve linç amacı taşıyan paylaşımların gerçek gazeteciliğe zarar verdiğini ifade etti.

Kösedağ, idarecilere ve karar vericilere de çağrıda bulunarak, basın toplantıları ve resmi organizasyonlarda gazeteciler ile sadece sosyal medya kullanıcılarının ayırt edilmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Sorunların çözümü için yeni ve kapsamlı bir meslek yasasının şart olduğunu vurgulayan Kösedağ, gazeteciliğin kim tarafından, hangi şartlarda ve hangi etik kurallar çerçevesinde yapılacağının net şekilde tanımlanması gerektiğini dile getirdi.
10 Ocak’ın sadece kutlama mesajlarının paylaşıldığı bir gün olmaması gerektiğini belirten Kösedağ, bu günün sorunların açıkça dile getirildiği ve çözüm yollarının cesaretle konuşulduğu bir farkındalık günü olması gerektiğini ifade etti.
Basının demokrasideki yerine dikkat çeken Kösedağ, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Özgür, güçlü ve itibarlı bir basın olmadan sağlıklı bir demokrasi mümkün değildir. Gazetecilik sustuğunda toplum karanlıkta kalır. 10 Ocak, yalnızca gazetecilerin değil, doğru bilgiye ulaşmak isteyen herkesin günüdür.”
Yorumlar
Kalan Karakter: