Büyürken (Anne Çocuk Güncesi)
Çocuklar büyürken sadece boyları uzamaz. Merakları, korkuları, soruları ve hayalleri de büyür. Bir çocuğun dünyası bazen bir oyuncak kadar küçük, bazen de kocaman bir evren kadar geniştir. Bu köşede, çocukların o büyülü dünyasına birlikte bakacağız. Çünkü bir çocuğu büyütürken aslında biz yetişkinler de yeniden öğrenir, yeniden keşfeder ve çoğu zaman yeniden büyürüz.
Birçok anne babanın dilinde aynı cümle vardır: “Benim çocuğum çok inatçı.”
Marketin ortasında yere oturup ağlayan bir çocuk… Giymek istemediği bir mont yüzünden saatlerce süren bir tartışma… Ya da “hayır” kelimesini keşfetmiş küçük bir insan…
Peki gerçekten çocuklar inatçı mı?
Aslında çoğu zaman gördüğümüz şey inat değil, gelişimin doğal bir parçasıdır. Özellikle iki yaş civarında çocuklar dünyada bir birey olduklarını fark etmeye başlarlar. “Ben yaparım”, “Ben istemiyorum”, “Hayır!” gibi cümleler bu keşfin ilk işaretleridir.
Çocuk için bu dönem, kendi sınırlarını denediği bir öğrenme sürecidir. O küçük insan ilk kez kendi iradesinin farkına varır. Bu yüzden bazen bizim için zor görünen davranışlar, onun açısından büyümenin bir parçasıdır.
Burada önemli olan, güç savaşına girmemektir. Çünkü çocuklar çoğu zaman söylediklerimizden çok, bizim nasıl davrandığımızdan öğrenirler. Sakin kalan bir ebeveyn, çocuğa da sakinleşmenin yolunu gösterir.
Bazen küçük seçimler vermek bile büyük fark yaratır. “Montunu giyecek misin?” demek yerine “Kırmızı montu mu giymek istersin, sarı montu mu?” demek gibi…
Çocuklar kontrol edilmekten çok, anlaşılmak isterler.
Unutmamak gerekir ki bugün “inat” dediğimiz şey, yarın güçlü bir karakterin temeli olabilir. Kendini ifade edebilen, fikrini söyleyebilen ve gerektiğinde “hayır” diyebilen bir birey yetiştirmenin yolu, bu küçük mücadeleleri sabırla karşılamaktan geçer.
Belki de mesele çocukların inatçı olması değil, büyümenin bazen biraz gürültülü olmasıdır.
Ebru Kaya’dan Bugünün Notu:
Çocuklar söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı hatırlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: