Çocuklar büyürken sadece boyları uzamaz. Merakları, korkuları, soruları ve hayalleri de büyür. Bir çocuğun dünyası bazen bir oyuncak kadar küçük, bazen de kocaman bir evren kadar geniştir. Bu köşede çocukların o büyülü dünyasına birlikte bakacağız. Çünkü bir çocuğu büyütürken aslında biz yetişkinler de yeniden öğrenir, yeniden keşfeder ve çoğu zaman yeniden büyürüz.
Birçok anne baba şu cümleyi kurmuştur:
Gerçekten de çocuklar bazen en zor davranışlarını en çok sevdikleri kişilere gösterirler. Peki bunun sebebi nedir?
Aslında bu durum düşündüğümüzden çok daha doğal bir sürecin parçasıdır. Çünkü çocuklar en yoğun duygularını en güvende hissettikleri kişilerin yanında yaşarlar.
Bir gün atölyemde öğrencim annesinden ayrılırken biraz ağlamıştı. Annesi kapıya kadar gelip “Ben işe gidiyorum ve işim bitince gelip seni alacağım” diyerek onu öğretmenine bıraktı. Öğrencimiz birkaç dakika ağladı ama öğretmeninin yanında sakinleşti ve oyun oynamaya başladı. Çünkü bir çocuk, annesinin geri döneceğine güveniyorsa ağlamayı bırakır ve oyununa devam eder.
İşte güvenli bağ dediğimiz şey tam olarak budur. Çocuk, zor bir duyguyla karşılaştığında dünyada sığınabileceği bir yer olduğunu bilir.
Bu yüzden çocuklar çoğu zaman en çok annelerine ağlar. Çünkü anneleri onların en güvenli limanıdır. Bir çocuk kendini güvende hissetmediği birinin yanında duygularını bu kadar açık gösteremez.
Çünkü çocuk bütün gün tuttuğu duyguları en güvenli gördüğü kişinin yanında bırakır.
Parkta oynayan bir çocuk düşünün. Arkadaşlarıyla gayet uyumlu oynarken annesi yanına geldiğinde “Gitmek istemiyorum!” diye ağlamaya başlayabilir. Aslında çocuk annesine karşı gelmek istemez; sadece içindeki duyguyu en rahat onun yanında ifade edebilir.
Çocukların dünyasında sevgi ve güven birbirine çok yakındır. Ne kadar güvende hissederlerse, duygularını o kadar açık yaşayabilirler.
Bu yüzden bazen çocukların en zor davranışları bile aslında bir güven göstergesi olabilir.
Elbette bu durum sınırların olmadığı anlamına gelmez. Çocukların sevgi kadar sınırlara da ihtiyacı vardır. Ama bu davranışları sadece “inat” ya da “şımarıklık” olarak görmek çoğu zaman meseleyi eksik anlamamıza neden olur.
Belki de çocukların bize verdiği en önemli mesaj şudur:
“Duygularımı en rahat senin yanında yaşayabiliyorum.”
Ve bu bazen zor görünse de, aslında güçlü bir bağın işaretidir.
Ebru Kaya’dan Bugünün Notu
Çocuklar en yoğun duygularını en güvende hissettikleri kişinin yanında yaşar.
Yorumlar
Kalan Karakter: