Bazı günler çocukların hiçbir isteği yokmuş gibi görünür.
Oyuncak istemezler, oyun kurmazlar, uzun uzun konuşmazlar…
Sadece gelip sessizce sarılmak isterler.
Ve çoğu zaman biz yetişkinler bunun ne kadar önemli olduğunu fark etmeyiz.
Oysa sarılmak, çocukların dünyasında sadece fiziksel bir temas değildir. Bir çocuğun “Yanımda ol” deme şeklidir. Bazen çocukların ihtiyacı olan şey cevap değil, yakınlıktır.
Çocuklar gün içinde birçok duygu yaşar. Yorulur, heyecanlanır, korkar, hayal kırıklığı yaşar… Ama bütün bunları bizim gibi uzun cümlelerle anlatamazlar. Bu yüzden bazen duygularını sadece bir sarılmayla ifade ederler.
Bir çocuğun sarılması çoğu zaman “Beni görüyor musun?”, “Burada mısın?” ya da “Güvende miyim?” sorularının sessiz halidir.
Özellikle yoğun ve hızlı akan bir hayatın içinde çocuklar, bağ kurabildikleri küçük anlara daha çok ihtiyaç duyar. Bazen sadece birkaç dakikalık bir temas bile onların sakinleşmesine yeter.
Bilimsel araştırmalar da fiziksel temasın çocukların duygusal gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor. Sarılmak çocukların kendilerini daha güvende hissetmelerine, streslerinin azalmasına ve bağ kurmalarına yardımcı oluyor.
Ama belki de mesele sadece bilim değildir.
Çünkü bazı şeyleri anlamak için uzman olmaya gerek yoktur. Bir çocuğun size sarıldığında biraz daha sakinleştiğini görmek bile bunun ne kadar güçlü bir ihtiyaç olduğunu anlamaya yeter.
Belki de çocukların bize anlatmaya çalıştığı şey çok basittir:
“Dünya bazen bana büyük geliyor. Biraz yanında durabilir miyim?”
Ve çoğu zaman o küçücük sarılmalar, çocukların kurduğu en güçlü bağlardan biridir.
Ebru Kaya’dan Bugünün Notu
Bazı sarılmaların içinde kelimelerden daha fazlası vardır.
Yorumlar
Kalan Karakter: