Kurban Bayramı yaklaşırken memleketin dört bir yanında bir telaş başlıyor: Hayvan pazarları kuruluyor, fiyat pazarlıkları yapılıyor, derin dondurucular boşaltılıyor. Büyük mü keselim küçük mü derken bayram geliyor.
Oysa kurbanın özü hiçbir zaman sadece hayvan kesmek olmadı.
Bugün ne yazık ki birçok insan için Kurban Bayramı, dini bir vecibeden çok yıllık et stoklama organizasyonuna dönüşmüş durumda. Kesilen hayvanların önemli kısmı ihtiyaç sahiplerine ulaşmadan buzluklara kaldırılıyor. Dağıtılan birkaç poşet et ise çoğu zaman vicdan rahatlatma dışında bir şey değil. Sonra hep birlikte “görevimizi yaptık” sanıyoruz.
Peki gerçekten yaptık mı?
Bu ülkede milyonlarca insan bırakın et yemeyi, ay sonunu getiremiyor. Çocuklar okula aç gidiyor. Emekliler ilaç ile gıda arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Gençler işsiz, aileler borçlu. Böyle bir tabloda Kurban Bayramı’nı sadece hayvan kesme ibadetine indirgemek, işin ruhunu büyük ölçüde kaçırmak değil midir?
Çünkü mesele sadece kesmek değil, paylaşmaktır. Ne yapalım diye düşünenlere birkaç önerim var:
Bir insanın mutfağına bir aylık erzak bırakmak da kurbandır aslında. Bir öğrencinin eğitim masrafını karşılamak, bir yaşlının elektrik faturasını ödemek, borç içindeki bir ailenin yükünü hafifletmek de bu bayramın ruhuna hizmet eder.
Ama biz kolay olanı tercih ediyoruz: Fotoğrafı çekilebilen et paketlerini.
Üstelik işin gösteriş tarafı da giderek büyüyor. Kaç hisse alındığı, hayvanın kaç kilo geldiği, hangi çiftlikten seçildiği konuşuluyor. Sanki ibadet değil de statü yarışı yapılıyor. Oysa dinin özü gösterişten değil, samimiyetten geçer.
Kimse yanlış anlamasın; elbette kurban kesmek ibadettir ve yerine getirilir. Ancak mesele sadece ritüeli tamamlamaksa, ortada büyük bir eksiklik vardır. Çünkü Allah’ın ete değil, niyete baktığını yıllardır dinliyoruz ama hayatımıza pek uygulamıyoruz.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Bir mahallede onlarca evin buzluğu et doluyken, birkaç sokak ötede bir çocuk süt içemiyorsa biz gerçekten bayramı yaşıyor muyuz?
Kurban Bayramı biraz da insanın kendi bencilliğini kesebilmesidir. İsrafı kesebilmesidir. Gösterişi kesebilmesidir. Sadece hayvan değil, vicdansızlık da kesilmelidir bu bayram.
Haydi şimdi iyi bayramlar...
Yorumlar
Kalan Karakter: