Çocuklar büyürken sadece boyları uzamaz. Merakları, korkuları, soruları ve hayalleri de büyür. Bir çocuğun dünyası bazen bir oyuncak kadar küçük, bazen de kocaman bir evren kadar geniştir. Bu köşede, çocukların o büyülü dünyasına birlikte bakacağız. Çünkü bir çocuğu büyütürken aslında biz yetişkinler de yeniden öğrenir, yeniden keşfeder ve çoğu zaman yeniden büyürüz.
Bir Çocuğu Büyütmek
Bir çocuğu büyütmek çoğu zaman dışarıdan bakıldığında oldukça basit görünür. Karnı doyurulur, okula gönderilir, güzel oyuncaklar alınır. Ama çocuk büyütmek aslında bunların çok ötesinde bir yolculuktur.
Bir çocuk sadece yemekle değil, ilgiyle büyür.
Sadece oyuncaklarla değil, birlikte geçirilen zamanla gelişir.
Çoğu zaman en çok ihtiyaç duyduğu şey, kendisini güvende hissettiği bir kucaktır.
Hayatın hızlı akışı içinde bazen en önemli şeyleri gözden kaçırabiliyoruz. Daha iyi bir okul, daha iyi bir kurs, daha iyi bir oyuncak ararken çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeyin aslında çok daha sade olduğunu unutabiliyoruz: Görülmek, anlaşılmak ve sevilmek.
Çocuklar dünyayı bizim gözlerimizden öğrenirler. Bir çocuğun kendisi hakkında oluşturduğu ilk fikir, çoğu zaman anne babasının ona baktığı yerde gizlidir. Ona güvenle bakan bir çift göz, onun dünyayı güvenli bir yer olarak görmesini sağlar.
Belki de bu yüzden çocuk yetiştirmek aslında bir insan yetiştirmektir. Sabırlı, merak eden, kendine güvenen ve başkalarına saygı duyan bir insan…
Bazen bir çocuğu büyüttüğümüzü sanırız. Oysa gerçek şu ki, çocuklarla birlikte biz de büyürüz. Onların soruları bize düşünmeyi, onların merakı bize yeniden keşfetmeyi öğretir.
Ve belki de bu yüzden çocukluk sadece onların değil, bizim de en büyük öğretmenimizdir.
Ebru Kaya’dan Bugünün Notu:
Bir çocuğun hayatında unutamadığı anlar çoğu zaman en basit olanlardır: Birlikte oynanan bir oyun, dinlenen bir hikâye ve sevildiğini hissettiği bir an.
Yorumlar
Kalan Karakter: