Ben 17 yaşında bir gencim…
Belki henüz hayatın başındayım ama bu ülkenin sokaklarında dolaşırken insanların yüzündeki yorgunluğu görebilecek kadar büyüdüm. Haberleri açtığımda kavga görüyorum, şiddet görüyorum, ekonomik sıkıntılar görüyorum, umutsuzluk görüyorum. Sosyal medyada bile artık gençlerin hayalleri değil, tükenmişlikleri konuşuluyor.
Ve insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Atamızın bize emanet ettiği bu cennet vatanı koruyamayacak mıyız?
Çünkü mesele artık sadece ekonomi değil…
Mesele artık sadece eğitim sistemi de değil…
Mesele, yavaş yavaş elimizden kayıp giden bir gençlik meselesidir.
Bugün milyonlarca genç sürekli baskı altında büyüyor. Daha çocuk yaşta omuzlarına yüklenen ağır sorumluluklar, bitmeyen sınavlar, gelecek korkusu, “başarılı ol”, “adam ol”, “biz senin yaşında…” cümleleri gençlerin ruhunu sessizce yoruyor.
Kimse dönüp de gerçekten şunu sormuyor:
“Sen iyi misin?”
Bir genç bazen sadece anlaşılmak ister.
Ama bu ülkede gençler çoğu zaman anlaşılmadan yargılanıyor.
Kimi içine kapanıyor…
Kimi öfkeye teslim oluyor…
Kimi akıl almayacak yanlışların içine sürükleniyor…
Kimi ise bu hayattan tamamen kaçmayı düşünüyor.
En acısı da ne biliyor musunuz?
Biz bunlara artık alışmaya başladık.
Oysa alışmamalıyız.
Çünkü biz yalnızca bugünün gençlerini değil, bizden sonra gelecek nesilleri de kaybediyoruz. Daha küçük yaşta korkuyla, baskıyla, umutsuzlukla büyüyen çocuklar; yarının güçlü bireyleri değil, yaralı insanları haline geliyor.
Bir çocuğun hayali olmadan büyümesi kadar korkunç ne olabilir?
Bugün bir genç odasına kapanıyorsa…
Bugün bir genç kendini değersiz hissediyorsa…
Bugün bir genç ülkesinde gelecek göremiyorsa…
Bu sadece onun problemi değildir.
Bu hepimizin problemidir.
Ve artık oturup izlemeye son vermek zorundayız.
Çünkü gözümüzün önünde eriyip giden bir gençlik var.
Sessizce kaybolan hayaller var.
Kimsenin fark etmediği çığlıklar var.
Biz gençler bu ülkenin yükü değiliz.
Biz bu ülkenin geleceğiyiz.
Bize sadece nasihat değil, umut lazım.
Baskı değil, anlayış lazım.
Yargı değil, destek lazım.
Bu vatanı sevmek sadece toprağı sevmek değildir.
Bu vatanı sevmek; onun gençlerini korumaktır.
Çünkü gençliğini kaybeden bir millet, geleceğini de kaybeder.
Ve biz artık kaybetmek istemiyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: