Bir genç olarak çevreme baktığımda beni en çok düşündüren konulardan biri, gençler arasındaki empati eksikliği ve giderek artan yalnızlık hissidir. Bugün birçok gencin kendisini yetersiz hissettiğini, özgüven problemleri yaşadığını ve zaman zaman bu duyguların öfkeye dönüştüğünü gözlemliyorum.
Bu durumun ortaya çıkmasında akran zorbalığının önemli bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Birçok genç, okulda, sosyal çevresinde ya da dijital platformlarda maruz kaldığı baskılar nedeniyle kendisini değersiz hissedebiliyor. Sürekli başkalarıyla kıyaslanan, dışlanan veya küçümsenen bir gençten sağlıklı bir özgüven geliştirmesini beklemek kolay değil.
Ancak sorunun yalnızca gençlerden kaynaklandığını söylemek de doğru olmaz. Ailelerin çocuk yetiştirme biçimleri bu noktada büyük önem taşıyor. Bazı aileler çocukları üzerinde aşırı baskı kurarken, bazıları ise onları tamamen kendi hallerine bırakmanın doğru olduğunu düşünüyor. Oysa çocukların hem sevgiye hem de doğru yönlendirmeye ihtiyacı vardır. İlgi gösterilmeden büyüyen bir çocuk, zamanla kendisini yalnız hissedebilir ve sosyal ilişkiler kurmakta zorlanabilir.
Bugün karşılaştığımız bir diğer sorun ise görgü kurallarının ve toplumsal değerlerin yeterince aktarılamamasıdır. Saygı, anlayış, empati ve nezaket gibi kavramlar sadece okulda öğrenilemez; bunlar önce ailede, sonra da toplum içinde gelişir. Ne yazık ki günümüzde bazı gençler bu değerleri yeterince kazanamadan yetişiyor. Bunun sonucunda da birbirini anlamakta zorlanan, farklı fikirlere tahammül göstermeyen ve iletişim kurmakta güçlük çeken bir nesil ortaya çıkıyor.
Bu tablo beni rahatsız ediyor. Üstelik bu düşünceleri yalnızca benim taşımadığımı da biliyorum. Benim gibi birçok gencin benzer kaygıları olduğunu düşünüyorum. Ancak çoğu kişi bunları dile getirmiyor ya da getirecek ortam bulamıyor.
Ben gençlerin kendilerini daha fazla geliştirmeleri gerektiğine inanıyorum. Kitap okumak, araştırmak, yeni beceriler edinmek, farklı görüşleri dinlemek ve empati kurmayı öğrenmek sadece bireysel gelişim için değil, toplumun geleceği için de büyük önem taşıyor. Kendimizi geliştirdikçe hem özgüvenimiz artacak hem de birbirimizi daha iyi anlayacağız.
Belki de bugün yaşadığımız birçok ortak sorunun çözümü tam olarak burada yatıyor. Daha bilinçli, daha duyarlı ve daha donanımlı bir gençlik yetiştirebilirsek; öfkenin yerini anlayış, yalnızlığın yerini dayanışma ve umutsuzluğun yerini umut alacaktır.
Çünkü geleceği değiştirecek olanlar biz gençleriz. Önce kendimizi geliştirerek, sonra da çevremize örnek olarak bu değişimin bir parçası olabiliriz.
Yorumlar
Kalan Karakter: