Bu yazı; Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), Avrupa Çevre Ajansı (EEA) ve çeşitli çevre kuruluşlarının mikroplastik kirliliği ve tek kullanımlık plastikler üzerine yayımladığı raporlar temel alınarak hazırlanmıştır. Metin özgün olarak kaleme alınmış, herhangi bir kaynaktan birebir alıntı yapılmamıştır.
Modern hayat hız demek. Hız ise çoğu zaman “tek kullanımlık” çözümleri beraberinde getiriyor. Islak temizlik havluları da bu ihtiyacın tipik bir örneği. Bir sil, at, geç. Zaman kazandırır, zahmeti azaltır. Üstelik ambalajların dili son derece iddialıdır: “Hijyenik”, “pratik”, “durulama gerektirmez”.
Bir Silip Attığımız Şey, Denize Nasıl Ulaşıyor?
Islak temizlik havlularının büyük bölümü kağıt değildir; plastik türevi sentetik liflerden üretilir. Bu lifler doğada çözünmeye uygun değildir. Çöpe atıldığında hikâye sona ermez. Yanlış atık yönetimi, açık alanlardaki çöpler, rüzgâr ve yağmurla sürüklenen atıklar; bu ürünlerin dere ve nehirler aracılığıyla denizlere ulaşmasına neden olur.
Denize karışan bu havlular zamanla gözle görünmez hâle gelir; ancak yok olmaz. Parçalanarak mikroplastiklere dönüşür. Balıklar bu parçacıkları plankton ya da besin sanarak yutar. Küçük balıklar daha büyük balıklar tarafından yenir. Bu döngü sonunda mikroplastikler, deniz ürünleri aracılığıyla insan vücuduna kadar ulaşır.
Deniz Kuşları İçin Sessiz Bir Ölüm Tuzağı
Okyanuslarda ve denizlerde yüzen lifli atıklar, yalnızca balıkları değil deniz kuşlarını da ciddi biçimde tehdit eder. Islak temizlik havluları; yosun, balık artığı ya da yuva malzemesi gibi algılanabilir. Kuşlar bu atıkları gagalarıyla yakaladığında, lifli ve esnek yapısı nedeniyle çoğu zaman kurtulamaz.
Gagaya dolanan sentetik lifler, kuşların beslenmesini zorlaştırır. Bazı kuşlar açlıktan ölürken, bazıları enfeksiyon kapar. Bazı durumlarda ise bu atıklar yuva yapımında kullanılır ve yavrular için ölümcül sonuçlar doğurur. Çevre örgütlerinin raporları, deniz kuşlarının sindirim sistemlerinde ve gagalarında artan oranda plastik atık bulunduğunu ortaya koymaktadır.
“Durulama Gerektirmez” Söylemi Ne Kadar Güvenli?
Çevresel etkilerin yanı sıra bu ürünlerin sağlık boyutu da tartışmalıdır. Islak temizlik havluları; yüzey aktif maddeler, koruyucular, çözücüler ve koku vericiler içerir. “Durulama gerektirmez” ifadesi, bu kimyasalların yüzeyde kalmasının insan sağlığı açısından güvenli olduğu varsayımına dayanır.
Ancak mutfak tezgâhları, yemek masaları, çocuk masaları ve oyuncaklar gibi alanlarda bu kalıntılar doğrudan gıdaya ya da çocukların ellerine temas edebilir. Özellikle küçük çocuklarda el–ağız temasının yaygın olduğu düşünüldüğünde, bu durum basit bir ayrıntı olmaktan çıkar.
Kolaylık mı, Bedeli Ertelenmiş Bir Sorun mu?
Islak temizlik havluları kısa vadede hayatı kolaylaştırıyor olabilir. Ancak bu kolaylığın bedeli, doğaya ve canlılara uzun vadede ödetiliyor olabilir. Bez, su ve basit temizlik yöntemleri daha zahmetli görünse de hem çevre hem de sağlık açısından daha sürdürülebilir seçeneklerdir.
Gerçek temizlik, yalnızca yüzeyin parlak görünmesi değil; geride zararlı izler bırakmamaktır. Asıl modernlik ise kullandığımız ürünlerin etkisini yalnızca evimizin içinde değil, doğanın tamamında düşünmekle başlar.
Belki de asıl soru şudur:
Bir silip attığımız şey, fark etmeden kimin hayatına mal oluyor?
Yorumlar
Kalan Karakter: