Gezegenin Yeni Gerçeği
Kuraklık, çekilen barajlar, çatlayan toprak, küçülen göller ve hızla düşen yeraltı suyu seviyeleri artık birbirinden kopuk olaylar değil; küresel su döngüsünün yapısal olarak bozulduğunu gösteren bütüncül bir tablonun parçaları.
2026 yılının başında Birleşmiş Milletler ve UNU‑INWEH tarafından yayımlanan kapsamlı değerlendirme, dünyanın artık klasik anlamda bir “su krizi” değil, çok daha kritik bir döneme—küresel su iflası çağına—girdiğini ortaya koydu. Bu kavram, doğadaki su sistemlerinin bazı bölgelerde geri dönüşü zor veya imkânsız bir bozulmaya sürüklendiğini ifade ediyor. 12
(Su) İflası Ne Demek?
Finansal iflasa benzer biçimde, “su iflası” iki temel bileşenden oluşur:
1) İflas (Insolvency)
Toplumların çektiği su miktarı, doğanın yenileyebildiği yıllık su miktarının üzerine çıkmıştır.
2) Geri Döndürülemezlik (Irreversibility)
Sulak alanlar, göller, akiferler gibi doğal su sermayesi öyle zarar görmüştür ki, sistemin eski denge durumuna dönmesi artık ya imkânsız ya da aşırı maliyetlidir.
Birleşmiş Milletler raporuna göre:
Dünya nüfusunun %75’inden fazlası su açısından güvensiz bölgelerde yaşıyor.
Büyük göllerin önemli kısmı 1990’lardan bu yana sürekli su kaybediyor.
Doğal sulak alanların yaklaşık %35’i yok olmuş durumda. 1
Bu nedenle su iflası, yalnızca kuraklık değil; gıda güvenliği, enerji üretimi, ekonomik istikrar ve toplum sağlığını kapsayan çok boyutlu bir risk anlamına geliyor.
Gezegenin Su Döngüsü Altüst Oldu: “Eşik Aşıldı” Ne Anlama Geliyor?
2024’te Stockholm Resilience Centre tarafından güncellenen tatlı su gezegensel sınırı, yalnızca su çekimini değil,
Mavi su (akarsu akışı),
Yeşil su (toprak nemi)
üzerindeki sapmaların da takip edilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Bu analiz, her iki göstergede de güvenli sınırların aşıldığını, yani su döngüsünün birçok bölgede istikrarsızlaştığını gösteriyor. [pixabay.com], [vecteezy.com]
2026 tarihli ileri projeksiyonlar ise yüksek emisyon senaryolarında bu sapmaların giderek büyüdüğünü, su döngüsünün daha öngörülemez hâle geldiğini belirtiyor. [unsplash.com]
Uydu Verileri: Kıtalar Gözle Görünür Şekilde Kuruyor
GRACE ve GRACE‑FO gibi yerçekimi uydu sistemleri, 2002’den beri karalardaki toplam su depolamasını izliyor.
2025’te açıklanan bulgular:
Kuzey yarımkürede mega-kuruma alanlarının oluştuğunu,
Kuruyan bölgelerin her yıl hızla genişlediğini,
Tatlı su kaybının %68’inin yeraltı suyu tükenmesine bağlı olduğunu,
Yeraltı suyu kaybının artık deniz seviyesini buzullar kadar etkilediğini gösteriyor. [pixabay.com]
Yeraltı suyu, “görünmeyen kriz” olarak tanımlanıyor çünkü düşüşü yıllar içinde birikir; toparlanması ise on yıllar sürebilir.
Küresel Tedarik Zincirleri: Su Sınırı Nasıl “Taşınıyor”?
2025 Nature Water makalesi, tatlı su sınırı aşımının yalnızca yerel tüketimden değil, uluslararası ticaretten de kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Öne çıkan bulgular:
Sınır aşımının %24’ü uluslararası ticaret yoluyla başka havzalara “aktarılıyor”.
En büyük su stresi transferi: Güney–Orta Asya → Batı Asya.
Etkisi en büyük sektörler: tahıl, pamuk, tekstil ve endüstriyel ekipman. [sabah.com.tr]
Bu tablo, yerel bir ürünü satın almanın başka bir ülkedeki su kıtlığını artırabileceğini gösteriyor.
Konya Obrukları: Su Çekilince Toprak Neden Çöker?
Türkiye’de su-yeraltı ilişkisini en çarpıcı biçimde görünür kılan örneklerden biri Konya Ovası’nda artan obruk oluşumlarıdır.
Obruklar, karstik (kalkerli) alanlarda yeraltı boşluklarının tavanının çökmesiyle oluşur.
Aşağıdaki durumlarda risk artar:
Aşırı yeraltı suyu çekimi
Kuraklık dönemlerinde hızlı seviye düşüşü
Zeminin taşıyıcı basıncının azalması
Konya’daki artan obruklar, su iflasının yerelleşmiş bir göstergesi olarak değerlendirilir:
Su çekildikçe tarımsal üretim baskı altına girer,
Zemin stabilitesinin bozulması can ve mal güvenliğini tehdit eder,
Su yönetimi politikalarının önemi daha da artar.
Dünya Bankası: Her Yıl 324 Milyar m³ Tatlı Su Kayboluyor
2025 tarihli World Bank raporu, dünyanın her yıl 324 milyar m³ tatlı su kaybettiğini ortaya koyuyor.
Bu miktar:
👉 280 milyon insanın yıllık su ihtiyacına eşit.
Kayıpları hızlandıran etkenler:
Ormansızlaşma
Sulak alan kaybı
Verimsiz tarımsal sulama
Zayıf su yönetimi
Aşırı yeraltı suyu çekimi
Rapor, su döngüsündeki bozulmanın yalnızca iklimsel olmadığını; insan kaynaklı baskının merkezi rol oynadığını vurguluyor. [pixabay.com]
Çözüm: İflastan Toparlanma Planına
BM’nin su iflası tanımı, umutsuzluk değil; bir uyarı ve yeniden yapılandırma çağrısıdır.
Küresel ölçekte toparlanma planının dört ayağı:
1. Yeraltı suyunun korunması
Çekim limitlerinin belirlenmesi
Aşırı çekim yapılan havzaların sıkı izlenmesi
2. Ekosistem akışlarının güvence altına alınması
Nehirlerin minimum akış gereksiniminin korunması
Sulak alan restitüsyonu
3. Sürdürülebilir tarım ve şehircilik
Damla sulama, modern sulama teknikleri
Kayıp‑kaçak azaltımı
Su verimliliği yüksek ürün deseni
4. İklim eylemi
Su döngüsünün aşırı uçlara savrulmasını engellemek için hızla karbon azaltımı gerekir. 2
Sonuç
Dünya artık yalnızca “susuzluk riski” olan bir dönemde değil; su döngüsü yapısal olarak değişmiş bir çağda yaşıyor.
Konya obruklarından kuruyan mega havzalara kadar görülen her işaret, aynı gerçeğe işaret ediyor:
Su, geleceğin en stratejik doğal sermayesidir.
Onu korumak, geleceği korumaktır.
Kaynaklar
UN News – World enters era of global water bankruptcy 1
UNU-INWEH – Era of Global Water Bankruptcy 2
Stockholm Resilience Centre – Freshwater planetary boundary update [pixabay.com]
Planetary Health Check – Freshwater Change Boundary [vecteezy.com]
EGU25 – Freshwater change projections (Virkki & Porkka) [unsplash.com]
Nature Water – Su sınırı aşımı & tedarik zincirleri (2025) [sabah.com.tr]
World Bank – Continental Drying Report (2025) [pixabay.com]
ScienceDaily – Uydu tabanlı küresel su kaybı (2025) [pixabay.com]
Yorumlar
Kalan Karakter: