Ölüm Ortadoğu’da sıradanlaştı Ortadoğu'da.
Çocukların, sivillerin, yaşlıların, kadınların ölümü güç odaklarının politik hesaplarının arasında kaybolup gidiyor.
Bir yerde bomba patlıyor!
Bir yerde bir şehir yerle bir ediliyor!
Bir yerde yüzlerce masum insan hayatını kaybediyor, ve biz her defasında aynı soruyu soruyoruz;
Şaşırdık mı?
Filistin’de, Gazze’de yıllardır devam eden soykırım, insanlığın hafızasında büyük ve onarılması güç büyük acı tahribatı yaptı. Evler yıkıldı, hayatlar yıkıldı, çocuklar öldürüldü, düşleri katledildi, hastaneler, okullar enkaza döndü.
Tüm bu fütursuzluğun bedelini ise masum siviller, günahsız çocuklar ödedi.
Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu soykırım karşısında uluslararası toplum çoğu zaman sessiz kaldı, kınamadı bile...
Bugün adres yine Ortadoğu, ABD-İsrail saldırılarında İran’da 160 çocuğun hayatını kaybettiği haberleri gündeme bomba gibi düştü.
Ve daha acı olanı da bu haberleri aldığımızda şaşırmıyoruz, yeni bir şeyle karşılaşmış olmuyoruz.
Çünkü insan hayatının değersizleştirildiği bir dünyada, masumların ölümü artık şaşkınlık uyandıran bir olay olmaktan çıkıyor.
Bir yerde masum insanların özellikle de çocukların ölümü karşısında sessiz kalan dünya, başka bir yerde yaşanan felaket karşısında da aynı suskunluğu sürdüren insan vicdanı.
Oysa masumların milliyeti, dini, dili olmaz. Bir çocuğun hayatı, hangi ülkede doğmuş olursa olsun değerlidir.
Dün Gazze’de, bugün İran’da yarın belki bambaşka bir coğrafyada. Eğer insanlık bu acılar karşısında susar ve ortak bir vicdan ortaya koyamazsa, benzer trajediler yaşanmaya devam edecektir. Çünkü susmak, zulmü desteklemek anlamına gelmektedir.
Belki de asıl soru şu olmalı,
Biz gerçekten hâlâ şaşırıyor muyuz, yoksa artık alışıyor muyuz?
Eğer alışıyorsak, kaybettiğimiz yalnızca masum insanların, çocukların hayatı değil, vicdanımızdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: